ömrüm boyunca hep kaçmayı başardığım, en fazla 2-3 kere darbe aldığım hadisedir. çocukken spor yapmanın da verdiği kıvraklıktan olsa gerek, en yakın kilitli kapıya doğru zikzak çizerek kaçınca pek darbe almıyordum. ya da ilk terlik darbeleri caydırıcı düzeyde canımı yaktıysa, psikolojik olarak da sürekli kaçış modunda bekliyor da olabilirdim.
Popoya elle indirilmek veya uzaktan firlatilmak suretiyle evlat uzerinde oldukca tesirli dayak araci.bu aracin tesir degeri annenin nisan alma yetenegine de baglidir.oyle anneler vardir ki bu olum makinelerini evladin korunma amacli kapadigi kapi kapanmadan aradan gecirip isabet ettirebiliyorlar.
anne olalı 4 yıl oldu henüz bir terlik sahibi olamadım eskiden böylemiydi anne denince ilk akla gelen seylerden biri terlikti. zaman geçtikçe hersey değişiyor.
öyleki atıldığında hedefe kitlenen, hedefi 12'den vurduktan sonra enraftaki platformlara çarparak sahibine geri dönen terliktir. bir efsaneye göre bu terliğe tesadüfen sahip olan bir anne terliğin gücü sayesinde emo olan oğlunu öyle bir yetiştirmişki çocuk sonra galatasaray lisesini kazanmış.
asla hedef şaşmayan çok amaçlı nesne. vakti zamanında sahip tarafından terbiye etme, korkutma, caydırma, susturma, haddini bildirme amaçlı kullanılırdı. ağır olanları ziyadesiyle can yakardı.
şimdiki çocuklara höyt bile denilmiyo anasını satayım psikolojileri bozulur diye.*
20 mt. menzilli, yivsiz setsiz geri tepmesiz çocuksavar bir silahtır. genelde 2 mermi atar ve hedefi perişan eder. bu silahın kullanımını her anne doğuştan bilir.