eğer anne bunu gerçekten istemişse, asla ama asla bulamayacağınız şekerdir. zırnık bile koklayamazsınız, daha fazla çabalamayınız.
çocuk. evde kıçıyla başıyla tozunu almadığı bir köşe, gözlerini e.t. gibi pörtleterek incelemediği bir oyuk bırakmayan o sabi nasıl olur da şekerin izine bile rastlayamaz? bu yetenek istifade edilesidir.
....
kamyonun kasası en uygun yer. evet evet oraya saklanmalıyım.
- önüm arkam sağım solum...
(3 sn. sonra)
-a nick, kamyonun kasasındasın!
+hmnskym!
(ulan acaba annem mi saklasaydı beni? bok bulurlardı o zaman!)
...
haberler.
-ergenekon terör örgütü ile bağlantısı olduğu sanılan 16 adet el bombası, arazide dolaşan bir hurdacı tarafından bulundu.
saklama işini bu kadar iyi yapmak zorunda mıydın anne? tamam, ben belki anlayamadım, bu benim eksikliğim böyle bir yeti'm yok ama sen neden hüner sergiliyorsun? neden ben gezer eğlenirken sen susuyordun ve içinden geçenleri hatta içinden geçemeyen, kalanları bana anlatmadın anne?
keşke sakladıkların yine şeker kadar tatlı olsaydı.
...
cennet annelerin ayakları altında saklıdır. uzaklarda aramayın.
çocukken günlerce aklınızda olduğundan bayram sabahı pijamalar ve uykulu gözlerle salona koşturup yersiniz o şekerleri çikolataları. tabi yeni uyanıldığı için tadı bir garip olur o ayrı.
ha anne zaten saklamasa bayrama şeker/çikolata kalmaz muhtemelen.
anneyle çocuk arasında arefe gün başlayıp bayram boyu sürecek ve çocuğun galibiyetiyle sonuçlanacak karşılaşma.
özellikle misafirin yanında alınan, annenin gözüyle verdiği uyarıya aldırmayarak yenilen o şekerin tadı bir daha hiç bir şekerde de bulunamayacaktır.
en çok da badem şekerlerine rağbet olurdu bizim evde. şekerlerin yerini bulan insanlık adına evin diğer bireylerine söylerdi. önce badem şekerleri sonra sürpriz çikolataları. bir de bayramda hediye gelen çikolatayı açmayıp başka bir aileye ev gezmesine giderken götürme alışkanlığı vardı ki annnemin hiçbir zaman anlayamadım.