gözlerine öyle bir bakar ki acı mı çekiyorsun mutlu musun şıp diye anladığını bilirsin. saftır, temizdir.
aklına her geldiğinde içinde yüreği yakan değişik bir his olur.
Anne sevgisini anlatmaya tarifler yetmez. Bilirim boş yere dememiş peygamber efendimiz cennet annelerin ayakları altındadır. Çile çeken, eziyetler gören yavrusu için bunlara katlananan hep annelerdir. Anneler değil midir yavrusuyla ağlayan onunla gülen onunla ağlayan hastalandığında onunla sabahlayan. Önemli olan sadece anneler gününde hatırlamak ya da bayramlarda hatırlamak değildir annelerimizi onları çok sevdiğimizi her fırsatta göstermektir. Yaşlanınca bakmak, istediklerinde yanlarında olmaktır annelerimizin. Hiç bir sevgi anne sevgisinden büyük değildir bana göre sizce bilemem tabii. insana neden sevdiğini söylemek zor gelir asıl büyüklüktür sevdiğini söylemek bir nebze olsun yalnız olmadığını göstermek bir anne 10 evlada bakabilir ama 10 çocuk annesine bakamaz derler çok doğrudur nedense yaşlandıklarında bir kenara atılır anneler ve babalar nedenini çözemedim. Neden yaparız bunu, neden utanç kaynağı olurlar onlar bizlere bakarken bir "off" bile demezken biz neden onlara of deriz kızarız üzeriz? Yeri gelir naz yaparız yeri elir tehtid ederiz şunu almazsan babama söylerim diye halbuki onlar bizi en içten duygularla severler tüm kötülüklerden korurlar hatta bizler için canlarını veririer.
esi benzeri olmayan bir sevgidir.
nerde olursaniz olun, ne yaparsaniz yapin anneniz asla sizi unutmaz, ilk hatirlayan o olur.
modern cagin fenomeni olan, artik bir cok insanin universitiyi okumasi, anne sevgisinin nasil olacagini göstermistir.
yüregi yanar, evinden el bebek göz bebek büyüttügü kizini/oglunu uzak sehirlere göndermesi. ama katlanir. hasret duysada katlanir.
amansiz bir aksamda sizi arar, aslinda günün her saati arar, derste/konferansta oldugunuz icin duymazsiniz, gördügünüzde siz onu aradaginizda, derin nefesini duyarsiniz "cok sükür duydum yavrum sesini, iyisi, hasta degilsin. buda bana yeter", dercesine bir nefes ceker. ve buda size huzur verir.
anne sevgisini tatmak cok büyük bir duygudur ve öyle iyi gelirki insana, hayatin her aninda annenizin oldugunu, sevgisinin varoldugunu bilmek cok güzel seydir. hic seveniniz olmadigindan eminseniz bile, annenizin sizi sevdiginden her daim eminsinizdir.
allah onlari basimizdan eksik etmesin, uzun hayirli, saglikli bir ömür versin. amin.
bu kutsal ve karşılıksızlık meselelerini anlamıyorum. bir kere karşılıksız ise değersizdir. bunu pek sevgili platon bey iddia ediyor en nihayetinde. hepsini geçelim, çocuk kötü bir insansa ve anne buna rağmen hala daha sevmeye devam ediyor ise bunun çocuk ile değil annenin çocuğu olması ile açıklanabilir gayet egoist bir yanı vardır. yani çocuğu sevmiyor aslında kendi çocuğunu seviyor. çocuğu olduğu için seviyor kendisini seviyor sonuçta. yani çocuğu anlamak dinlemek bilmek yok. bu kadar garip bir şey var mı yahu.
bir de tektanrılı dinlerin varoluşunun psikolojik altapısını hazırladığına dair de bir düşüncem var. anne çocuk için tüm ihtiyaçları karşılayan bir us bu durumda. ihtiyaçlarının tamamını karşıladığı için omnipotent ve ihtiyaçlarını tahmin edebildiği içinde omniscience. herşeyi biliyor ve her şeye gücü yetiyor. 2 aylık bebekken oluşan bu algı büyüdükçe bir ihtiyaca karşılık geliyor ve çocuk bu durumda bir tanrıya ihtiyaç duymaya başlıyor.
şu hayatta belki de bana en tuhaf gelen olgulardan biridir anne sevgisi.
neden tuhaf? şimdi şöyle ki, annelerimizi seçemiyoruz, ama gözümüzü açar açmaz birini görüyoruz, her şeyimizle o insan ilgileniyor. yememiz, içmemiz, sağlığımız, eğitimimiz, temizliğimiz., gerektiğinde bizi şımartan, gerektiğinde gözlerini koca koca açıp bizi azarlayan, terbiye veren insan hep anne.
sonra büyüyoruz, annedeki hataları görmeye başlıyoruz, ters düşüyoruz. kavga ediyoruz, küsüyoruz, ilgisinden sıkılıyoruz. bazı düşüncelerini, bakış açılarını tasvip etmemeye başlıyoruz. hatta bazen öyle bir an geliyor ki, "bu insan benim annem olmasaydı acaba yine de sever miydim?" diye sormaya başlıyoruz kendimize, ama bu sorunun cevabı evet de olsa, hayır da olsa yine de seviyoruz annelerimizi. çünkü biliyoruz ki ,o hep vardı, hep yanımızdaydı, ve yaşadığı müddetçe de öyle olmaya devam edecek.
işte bu yüzden tuhaf, koşulsuz ve kayıtsız olarak sevdiğimiz tek insan olduğu için.
sebepsizce oluşan bir sevgi. oturup 'nasıl ya?' dedirten bir aşk kadar garip ve kıpır kıpır hissettiren, her türlü fedakarlığı göz kırpmadan yaptıran, bir antidepresan çeşidi. bağımlılık, bağlılık yapar. mutluluk sebebidir. huzur verir.
koşulsuzdur, çıkarlar ön planda olmaz. kavga ettikten bir müddet sonra "hadi gel kahve yaptım" diye karşınıza elindeki tepsiyle dikildiğinde kin gütmediğini, sizi sonsuz affedebilecek yegane varlık olduğunun bilincine varırsınız. tövbe etmenize bile gerek yoktur sizi affetmesi için. kaybettiğinizde anlarsınız ancak koşulsuz sevgisinin değerini.
dünyada beni karşılıksız her ne yaparsam yapayım beni tüm benliğiyle sevecek kadın annemdir. bunu bütün erkeklerin bilmesi gerekir onun sevgisinde karşılık beklemek yoktur o sadece sever. işte budur anne sevgisi.
hiçbir şeye değişilemeyendir. kendisi yaptığım işi hala kabullenemiyor. çok rahat bir şehirde çok rahat bir iş yapmama rağmen. geçen dedim anne ben bomba uzmanı kursuna başvuracağım diye. kadın ortalığı yıktı resmen. dedi ben seni parçalan diye yetiştirmedim. bilemiyorum nasıl kabul ettireceğim bu fikrimi ona. önümdeki en büyük engel anne sevgisi.
yürekte bir ağrıdır..
yemez yedirir,
giymez giydirir,
kendisi yaşayamamışken senin hep mutlu yaşaman için çabalarsa ağrıdır..
seni korumak adına seni mutlu eden şeylerden seni uzakta tututuyorsa, tutmuşsa ağrıdır..
sen bağırırken susmuşsa..
sen arkanı dönüp gittiğinde, ama yine geri döndüğünde seni kucaklamışsa ağrıdır..
senden beklentisi yoktur evet,
beklentisi hayatın sana güzel şeyler vermesidir sadece..
derdi senin onu sevmen değildir evet,
o, senin sevilmeni ister
senin mutlu olacağını biliyorsa, seni mutlu eden şey onu da mutlu ediyorsa,
anlasana işte;
o, bu yaşadıklarının seni mutlu edeceğine inanıyorsa..
senden bile vazgeçebilir.
senin saçını okşamaktan, seni görmekten, senin sesini duymaktan..
seni üniversiteye gönderir
seni yurtdışına gönderir
seni evlendirir
iş için evden ayrılmana göz yumabilir...
bu yaşadıkların onun senin için düşlediği hayatla uyuşuyorsa eğer..
anne sevgisi temizdir, saftır, karşılıksızdır fedakarlıktır.. da..
onun yaptığı hataları yapma,
sakındıklarından sakın
onun yaşayamadıklarını yaşa
onun ulaşamadıklarına ulaş ister..
yine de saftır, temizdir, artniyetsizdir..
insandır, derdi günü iyi bir yaşantı görmektir -en azından hayatının bir kısmında- en azından oğlunda, kızında..
doğurduğu anda yeni bir hayat başlar onun için, yeni bir hayata başlar,
tekrar yaşamak ister,
bu sefer istediği gibi, bu sefer hatasız, bu sefer önemli olmak ister, bu sefer sevilmek ister, bu sefer ulaşmak ister özlemini duyduğu herşeye..
kendi hayatını temize çekmesidir aslında senin hayatın.
böylesi düşünmek gerçekten karşılıksız mıdır ı sorgulatır ilk defa ama malesef böyledir.
işte böyle düşününce ağrıdır.
hem onun yaşayamadıklarının sızısını kendi içinde hissedersin, hem de "o istemiyor" diye kendi yaşayamadıklarının..
ama üzülme. sen de anne olabilir, sen de temize çekebilirsin..*
karşılıksızdır.
içtendir.
masumanedir.
koruyucudur.
fedakardır.
hiçbirşey yapmadan sahip olunabilecek yegane sevgidir. hayranlık uyandırıcıdır.
ne yaşanırsa yaşansın, o sevgi hep aynıdır, geçici değildir.
sizi severken, herşeye dair umutludur.
beklenmeyen anlarda bir gözyaşı ile taşıverir.
sözsüzdür.
uyarıcıdır ama kırıcı değildir.
doğumunu beklerken, büyütürken, yolunu gözlerken sevgisi, usul usul ardınızdan damlayan su gibidir.
benim odamın penceresi doğuya bakıyor. bazı geceler -yaz olmasından dolayı elbet- açık unutuyorum pencereyi ve hatta perdeyi. bu durumda sabahın yakıcı güneşi beni terletiyor ve sıkılarak uyanıyorum adeta.
işte bugün sabah yine uyandım ve güneşin doğmakta olduğunu gördüm, kalkıp perdeyi örtmeliyim dedim ama yine uyuya kalmışım. bir saat sonra uyandığımda ise pencerenin baktığı balkonda bir geniş örtünün çamaşır ipine mandallandığını gördüm sözlük.
o kadın, melek, iyilik timsali insan; yani anacuğum, kalmış ve benim için sabahın altısında bir örtü iliştirmiş ipe...
bu sevgi değilde nedir sözlük... bir sevgilinin kalbinde hep yaşıyoruzda bilmiyor ve anlamıyoruz. biz ne kadar üzsekte, yorsakta, zahmette çektirsek onlara sonuç değişmiyor. çünkü onlar zaten bunu kabullenmişler, daha biz doğarken.
anne bu sözlük; başka şeye benzemiyor, inan.