''din ve tanrı olgularından'' -bakın dinden ve tanrıdan demiyorum zira bu sefer olmayan şeyden neden nefret edeyim diyerek süper kelime oyunlarıyla cevaplayabilir.- bu kadar nefret etmesinin sebebi kesinlikle varolmasından korkmasıdır. alakası yok be saçmalama demekse gereksizdir. çünkü nasıl homofobi içindeki eşcinsel dürtüleri bastırmaksa bu da onun gibi bir şeydir. Bir şeyden bu kadar nefret edilemez başka türlü. Eski bir faşist olan ben; komünizmden, sosyalizmden, eşcinsellerden bu kadar nefret etmezdim. şimdi de ne akp'den, ne chp'den ne de boş insanlardan bu kadar nefret etmiyorum. içimde bastırmaya çalıştığım duygular yok zira. bir de suskunluğu asaletindenmiş ki çok güldük biz ailece. asil ama inançlara küfredebilecek kadar asil.
cevab veremediklerinde adının altına koşanların sevemediği yazar. sevin lan. tanırım, iyi çocuktur*.
ateistler ikiye ayrılır; ama bacaklarından değil. ilki ailesine, çevresinde, otoriteye, dine tepkiden anlamadan, dinlemeden, bil-meden ''ben ateistim ulan'' diyen, 20'li yaşların ortalarında protesto pili bitip hidayete eren, geleceğin hacı adayı tıfıl; diğeri de belki yola başlarken ilkiyle aynı sebepten bile olabilen ama bu işi sindirip, bilinç-li bir şekilde herhangi bir yaratıcıyı kabul etmeyen ateisttir.
ya ne yapar? (isterse)kendince inanmama sebeplerini insanlarla paylaşır, size hak olduğu kadar hakkı olan tebliğ eder. aynen sizin gibi. koreli, abd'li bir evangelist hristiyan misyon-er gibi. badem bıyıklı kolormatik nur neferi gibi misyon(görev) olarak bunu seçmiş de olabilir, kabuğuna çekilip marangozluk da yapabilir. ha de ki azılı bir misyoner gibi neye inanmadığını, kendisine nelerin saçma geldiğini insanlarla paylaştı. ne var bunda? sizden eksik mi kromozomu, yoksa dinsiz diye daha az vergi veriyor da daha az konuşması mı lazım?
beyoğlu 6. noteri ayan beyan'dan vekaletim var, annabell lee'nin avukatıyım ve sizinle uğraşırım arkadaşım. zorunuza giden allaha inanmaması, evet ama bunun için, hatırınız için yapabileceği bir şey de yok maalesef. inançsızlığının nedenlerini açıklaması, aklına yatmayan noktaları insanlarla paylaşması size veya kimseye saygısızlık değildir.
ne lan bu saygı terörü. bunu diyerek herkesi sindirdiniz. hakaretle saygısızlık aynı değildir. saygı, kendinizden üstün gördüğünüz kişi ve makamlara yaptığın veya yapmadığın atraksiyonlardır. e haliyle sizi kendisinden üstün görmediğinden, aranızda olması gereken anlamak istediğiniz anlamda saygı değil; dengedir, eşitliktir, hakaretsizliktir(buna ne denir bilemedim).
adanalı dolmuş şoförü oruçlu ağzıyla allaha küfreder; çünkü en azından küfredilebilecek bir allah'ın varlığına inanır, ama ateist allahın olduğuna inanmaz ki küfretsin. bu ''inanmaz'' lafı da yanlış. aslı bil-mez olmalı. bilebildiği bilgilere göre allah yoktur. bu kadar basit. bu küfür değildir, hakaret değildir, there is no spoon değildir. zaten ortada spoon yoktur.
yoldan ıslık çalarak geçen birine, (varsayalım) ''ben zulla'ya inanıyorum, kainatı o yarattı, bu düzen sahipsiz olabilir mi ey zafir'' deyip, ispatlamayı da bu garibana ihale etmektir yapılan. iyi misiniz, mübarek gün ne içtiniz? iddia sizin, iman sizin, cennet sizin, hatta sokaklar sizin.
cehennem ve şarap da bizim. bari baskının, şiddetin hakim ol(a)madığı sanal dünyayı bize bırakın. sokakta bu konuşmanın sonuna kadar sabredebilecek kaç mü'min ve mü'mine var?
dininizin kendilerince hatalarının söylenmesi sizi incitiyorsa şunu düşünün: şu an uğruna canınızı verebileceğiniz dininizi, bu dine inanmaya başlayan ilk atalarınıza tebliğ edenlerin yaptığı neydi? şaman, zerdüşt veya hristiyan olan büyük dedelerinize ya kılıçla ya postla gelen arap misyoner, öncelikle eski gök tengrinizi, ahura mazdanızı, rabbinizi eleştirdi, küfretti, yıktı ve yerine belki cebren, belki hile ile, belki de tatlı dille atalarınızın yüreğinize allah'ı, islam'ı yerleştirdi. siz de seç(e)meden devam ediyorsunuz.
muhammed bin abdullah dinini kureyş'e tebliğ ederken, mekkelilerin inançlarına yaptığı saygısızlık değil miydi? adamların inançlarına küfretmemiş mi oldu? size yanlış gelse de adamlar putlarla sembolize edilen görünmezlere tapıyorlardı. o ne kadar saygısızlık değil de hak ise bu da o kadar haktır. hem de kılıçsız, kansız ve sadece yazı ile, dil ile.
ateistlikle kız, erkek de düşmez, düşenler kaşa, göze, dile, muhabbete, paraya düşer. ya hepsine, ya birkaçına, ya birine. onun da dinine imanına bakılmaz. kendinizi kandırmayın. zaten ''toplumumumuzuuun yüzdee doksaaaan dokuzuuu müslümaaan'' olduğundan, istatistiki olarak kim uğraşır %1'lik azınlığın yarısı olan karşı cinsle?
-aii atecaan, dimek dinsizsiin. edeleli kollarınla sar beni, sevüşesim geldi..
+hemen feriştahh. ~bunu yiyen var mı
~
...
varsayalım ''tanrı iyi bir tanrı olsaydı, cehennemde yakmak için kul yaratmazdı'' yazdı bir başlığa. yaz altına ''bu düşünce saçmadır, doğrusu bu-dur'' diye. ne gelir adının altında ağlarsın benim zülfü siyahım. ''buda'' gelir, nirvana geçer ağlama*. isim altları dolmuş ''şu başlıkta bunu diyen yazar''larla. demesen millet görmüyor mu? bu yaftalama sevdasıyla kime zarar verebilmişsiniz?
şu isim altlarında doğumgünü kutlayın, kaşın gözün negzel deyin, zirve dedikoduları yapın, kakara kikiri yapın vq. buralar resmen herkese açık olsa da evdir, hanedir bir nevi. ayakkabıyla girmeyin, halıya işemeyin yahu. ne gelir de ''ey cemaat-i müslimiynn! bu var ya buu, bu kafirr var yaa, dinime küfrettii'' dersiniz?
ya mesaj atın derdini sorun, vardır illa ki birbirinizden öğreneceğiniz 2 çift laf; ya da gidin direk yazdığının altına formata uydurup, sanki ona cevab vermiyomuş gibi eller cepte ıslık çalıp havaya bakarak cevabını verin. merak etmeyin yukarılardaki entariyi refere ediyor diye silen olmaz; bire bir, isim vererek, hakaret ederek, abartarak cevab vermedikten sonra.
mektubuma son verirken kulağını çınlattığınız ebeme selam ederim.
imansız, akılla ve bunun acı-tatlı sızısıyla dolu bir hayat dileğiyle.
6. nesil yazar değildir. bu tanım olmadıysa<<<<. gavur ellerde yaşayan yazar.
bilgisini eleştiren allame juniorlar gelip burada ağlayacağına delikanlı, mert, bilgisine güvenen insanlar gibi gidip başlıklarda yazdıklarının altında annabell'in cehaletini kaynak göstererek(ama göd değil) ispatlarlarsa daha inandırıcı olurlar. ikna olursak belki ben ve şirin baba'yı bile görebilirler aralarında*.
avukatıyım. müvekkilim için ne yaptığım, kendi isim altında yazan 40 yalakasının gudik gazıyla çalışan zıpırları ilgilendirmez.
kendi ağızlarıyla, kendilerine ait tüm inanç sistemini yıktıklarından da haberi yok bu gudiklerin. yok şu devri görmüş müymüşş. sen hangi devri gördün de inandın garip? kaç kişi şahit cebrail'e, mikail'e, yehova'ya, şiva'ya, allah'a? sahaben, halifen bile görmedi. sadece inandı.
müvekkilim tenezzül etmiyor başlıklarda yazdıklarını orada çürütemeyecek acizlere cevap vermeye. bu iş benim görevim. tekrar edeyim kalın kafalara: var ise bilginiz, fikriniz, aksi düşünceniz; hodri meydan, yazdıklarının aksini, doğrusunu yazarsınız.
Senelerce senelerce evveldi;
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz
ismi Annabel Lee;
Hiç bir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni.
O çocuk ben çocuk memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil kara sevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırlardı bizi.
Bir gün işte bu yüzden göze geldi
O deniz ülkesinde,
Üşüdü rüzgarından bir bulutun
Güzelim Annabel Lee;
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni,
Mezarı ordadır şimdi,
O deniz ülkesinde.
Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskandı bizi-
Evet! -bu yüzden(şahidimdir herkes
Ve o deniz ülkesi)
Bir gece bulutunun rüzgarından
Üşüdü gitti annabel lee.
Sevdadan yana, kim olursa olsun,
Yaşça başça ileri,
Geçemezlerdi bizi;
Ne yedi kat göklerdeki melekler,
Ne deniz dibi cinleri,
Hiçbiri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee:
Ay gelir ışır, hayalin irişir
Güzelim annabel lee;
Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Annabel Lee:
Orda gecelerim, uzanır beklerim
Sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim
O azgın sahildeki,
Yattığın yerde seni.
inanmadığı, saygı göstermediği kişiler, kurumlar, inançlar için kafasını fazla yormaması gereken yazar. ciddi alınmayan biri olduğunu düşündüğü hazreti muhammed in cesedi ile ilgileneceğine protonları parçalaması daha hayırlara vesile olacaktır.
--spoiler--
ayetlerin yorumlanması, islam peygamberi'nin söylediği rivayet edilen sözler ve o'nun davranışlarının anlatılışıdır.
halifelik ehli beyt'e değil ali'ye verilince, islam mezheplere ayrılmış, şia ile sünni hadis kaynakları arasında farklılıklar ortaya çıkmıştır.
--spoiler--
hz. ali ( r.a.) a askerlik arkadaşından bahseder gibi ali diyen yazar. inşallah gözden kaçan bir ayrıntıdır. bu mübarek şahıs resulullahın damadı, hz. hüseyin (r.a.) ve hz.hasan (r.a.) ın babası , allah'ın aslanı diye anılandır. şahsına hürmet tüm inananların borcudur.
ateist olmadıg kesin yazar kişidir, gizli türkiye gerçekleri gibi yazardır, türkiye de bir çok idareci ramazan da kafası kadar kadehten içki içer, insanlar anlayıs ile karşılar inançsız işte boşver, hayır öyle degildir inançlıdır ama gizli. bu yazarda öyledir, sıradan bir ate olsa, boşverir ama hayır bu yazar sürekli allah a peygamber e hakarate varan kelimeler ile saldırmakta anlaşılan acısı var. geçmiş olsun dileklerimi iletirim kendisine.
not: tüm bu insanların oluşturdugu odagın chp olması da ayrı bir gerçektir, alman eberth vakfından aldıgı yardım ile ilgili başlatılşan inceleme türk milletine bir parcada olsa ümit vermiştir.
her ne hikmetse kısa süreli, iyi niyet başyapıtı mesajlaşmamızda kendilerinden nitelikli bir nurcu ışığı aldığım kişi. retoriğini kötü kullanmasa eminim bu ahval zuhur etmeyecektir.
eğer annabell bir şey diyorsa yeni yetmelerim, öncelikle şöyle bir durup düşünmeniz gerekir lakin o bilgi ve tecrübeye sahip birinin yaptığı ve yapacağı yorumları, okuduğunuz andan itibaren geçecek olan 10 saniyelik bir sürede anlayamayabilirsiniz..din ve recepcik tayyipcik başbakan hakkında yaptığı her yorumun altına imzamı severek atabileceğim ender yazarlardandır.