biraz ondan, biraz bundan diyebileceğim bi kavramdır. insan yaşamda mutluluk arar fakat sap gibi yaşayıp gitmek de istemez. Bişeyler başarmanın, yararlı işler yapmanın hayalini kurar. Bunu başardığında ise mutluluğu yakalar. Kısacası her anlamlı bir hayatı olan insan mutlu olabilir fakat her mutlu insanın hayatı anlamlı değildir. *
hayatı anlamlandırmak organizmanın tekelinde olan bir durumdur. anlamlı bir hayatınız yoksa mutlu olmanız mümkün değildir zaten. değişen tek bir şey vardır herkesin mutluluğu farklı temellere dayanır.hayata yüklediğiniz anlam kadar mutlu olabilirsiniz.
anlam olmadan mutluysan günlük yaşam çabası içinde mücadele veren ya da öyle olduğunu sanan aptalsındır affedersin. anlam olursa mutlulukta olur duyguların en alası da olur anlamsız ise yaşam amacına sevgiler iletilmesi gereken insansın yazık sana ot gelip ot gideceksin hatta çoğumuz ve bende öyleyim kim bilir...
yüklenen anlamları hak etmez hayat bazen fazla boş gelir ve ölüm gibi acı bir gerçeği barındırır. yine de isyan etmemeli tabi nasıl olsa 'anlam' var hayatımızda gideceğimiz bir son hatta sonun başlangıcı diye ümit ettiğimiz başka bir yer var...
mutlulukta önemli, o kadar da anlam peşinde koşmamalı fakat anlamsız mutluluklar yapmacıklıktan öte değildir katıksız olması imkansızdır, olsa olsa ''başkaları'' için ''onlar görsün'' diye güçlüymüş izlenimi yaratmaktır.
özetle şudur ki ikisi bir arada olsun değildir önem teşkil eden her şeyin bir anlamı olabilmesidir mutluluk...**
zaten, "mutluluk" hayatın geneline yayılan bir şey değildir. an'larda saklıdır. hiç kimse, hayatının her anında mutlu, ya da mutsuz olmamıştır. ha, varsa, "ben hep mutsuzdum, kader bana gülmedi!" edebiyatı yapan, onun ruhu arabesktir, yapacak bir şey yok. ama şu da var ki, ne kadar az bilirsen, o kadar mutlu olursun. bilmek insanı hep tetikte tutar, rahat vermez insana.