dikimevi- aşti arasında mekik dokur kendileri. üzerinde gezen vagonların istirahate çekildikleri yer aştidir. sabah 6 - gece 12 saatleri arasında taşıyıcılık vazifesini yerine getirir.
aşti ve dikimevi ilk duraklar olduğundan buralarda uzunca bir süre bekler. merdivelerden inip hemen merdiven paralelindeki muhtemelen dolu olan vagona atlamayınız. istifinizi bozmadan ya uç noktalara doğru ya da iki merdivenin ortasındaki vagona doğru yürüyünüz. risk almaktan hoşlanmıyorsanız merdiven paralelindeki vagona atlayıp son kapıdan çıkıp bir sonraki vagona transfer olabilirsiniz. ancak merdiven kenarındaki vagona bindiğinizde, indiğiniz durakta yine merdiven kenarında olacağınızdan inen kalabalıkta ön sıralarda yer alır ve yürüyen merdivene ilk ulaşan siz olursunuz. ama bence hiç uğraşmaya değmez, binin işte birisine.
aracımız emek dolaylarında yeryüzüne çıkmaktadır, bunun avantajı nedir, tabi ki telefon. aştiden gelen misafirlerime metro yeryüzüne çıktığında aramalarını söylerim, gelen çağrı ardından evden çıkarım ve aynı sürede dikimevi metrosunda olurum.
durak isimlerinin bazıları gelişigüzel verilmiştir ve o bölgenin artık bu durak ismiyle anılmasına sebep olmuştur.
maltepe cami maltepe durağında değil, demirtepe durağındadır.
kızılay durağında metroya aktarma yapılabilir. biraz karışık denilir ama bence hiç de öyle değildir. yine de ilk seferlerinizde bunun için yardım almaktan çekinmeyin.
dikimevi-aşti* arası yolculuğun büyük bölümü yer altında geçtiğinden, camlar ayna vazifesi görür. zaman zaman bu camlarda saçlarını düzelten darkness boy, çoğu zaman yere bakarak yolculuğu geçirir. normalde kızları kesmeyen, daha çok kesilen taraf olan darkness boyun, bu duruşunu kaybetmemek için camdan dışarı bakma şansının olmayışı, ankaray adına büyük eksikliktir. yine de otobüse nazaran kat kat daha nezihtir.
bursa'Daki bursaray'dan sonra garibime giden araç.
bir kere bindim.
çok nostaljik havası var. 90'ların amerikasında sandım kendimi. ha amerika'ya gitmedim hiç ama seinfeld'in metroda geçen bir bölümü vardı. kendimi newyork'ta hissettim. çok eski geldi bana bu metro. bir de titremesi yok mu müziğe ritim tutuyormuşum gibi. gelecek sefere önüme bayan otursa bari titreyince nasıl görüntü oluşacak merak ediyorum.
düzeltme için imla'ya teşekkürler *
ankaray'ı yapmak için birisi aşti'den diğeri ise dikimevi'nden olmak üzere iki tünel açılmaya başlanmış ve iki taraflı çalışma yürütülmüş fakat topografların hatası yüzünden iki tünel birleşememiş ve büyük miktar paralar bu hatanın düzeltilmesine harcanmıştır.tabi insan düşünmeden edemiyor,elin adamı koskoca manş denizini birleştiriyor bizse ufak bir tünelin bile ucunu ıskalıyoruz.
ayrıca ankaray'a binildiği zaman görülür ki vagonlar azer bülbül gibi titrer.bunun nedeni ise raylarda vagon tekerine nazaran daha yumuşak metal kullanılması ve zamanla rayların deforme olmasıdır.aynı zamanda bu raylardan sökülen parçalar motor bölümünde birikerek çoğu kez arızalanmaya neden olur.
dikimevi durağına gelirken yavaşlıyor bazen de duruyor bu araç neden çok merak ederim hep. Ayrıca bahçelievler durağı tam bahçelievler'de değildir.
düzeltme: dikimevi durağına gelirken ray değiştiriyor. şöyle ki ara duraklar iki platformdan oluşurken aşti ve dikimevi son durak olmaları nedeniyle tek platformdan oluşuyor. tren bu son duraklardan çıkarken, diğer durakların ikinci platformlarından yolcu indirip bindirmek için de ray değiştiriyor.(egzantirik gotelek'e teşekkürler.)
kızılay durağında size tarihte bugun neler olduğunu hava durumunu belgeselimsi görütüleri gösteren bernar isimli bir animasyon ayı ile yolcuları ekrana bağlayan outdoor tv'ye sahip yeraltı raylı ulaşım aracı.
gelmişim tandoğan durağına ankarayı bekliyorum ve sesi geldi yaklaşıyor bir de ne göreyim, aracı süren adam; almış yanına 3 tane ortaokul talebesini, orayı burayı kurcalatıyor. hatta veletlerden birinin eli gazdaydı. dualar okuyarak girdim o kapıdan. şükür tek parça çıktım. ne lan bu oyuncak mı bu?!! bir sürü insan taşıyorsun sen!!! dedirtti bu durum hakkaten.
durakları sırasıyla aşti-emek-bahçelievler-tandoğan-maltepe-demirtepe-kızılay(ki burda metroyla birleşir) kolej-kurtuluş(ki en sevdiğim duraktır) dikimevi olan ulaşım aracı.
kışın soğuk çalışan ,yazın hiç çalışmayan klimaları babacan makinistleri,binbir çeşit insanı ordan oraya taşıyan , fakat kırmızı mıydı yoksa yeşil mi sorusuna sürekli maruz kalan ulaşım aracı.
kapıları kapnıken en ufak bi temasta bulunursanız:
sayın yolcular, lütfen kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra trene binmeye calışmayınız, kapılara müdahale etmeyiniz, müdahale eden yolcuları uyarınız. şeklinde bir uyarı duyacağınız raylı taşıma sistemidir. hatta bi keresinde ikinci uyarı da dikkate alınmadığı için mikrofonu kapan makinist: "sayın yolcuu!! kapıya müdahale etme lütfen." demiştir.*
ayrıca (bkz: ankara üniversitesi bahar şenlikleri) dönüşü tandoğan istasyonunu dolduran ve kafa 1milyon olan yığınla insanın alkışlarla gelen treni karşıladığı ve makinstin bu seferde el sallayarak durağa giriği görülmüştür.
güzergah ve yolculari bakimindan metrodan daha nezih* olan, ancak vagonlarinda metronun aksine klima bulunmayan, bu sebeple yaz aylarinda bunaltan-bayiltan bir hal alan ankara rayli toplu tasima araci.
metrodan inenlerin hep salise farkı ile ankaray ı kaçırmaları da meşhurdur. ankaray ın içindeyseniz başarılıyım ankaray ın içindeyim edaları ile dışarıdakilere bakış atarsınız lakin dışardakilerin hay ben senin .... şeklinde devam eden yakınmalarını görmenizde hoştur .böylelikle şakır şakır dudak okuduğunuzu da fark edersiniz. öğrenciler için hayatı acayip kolaylaştırdığıda inkar edilemez..neydi o günler..