atatürk "köylü milletin efendisidir" demiş ama. yani köylü kültürü kötü değil demek ki atatürk'e göre. ayrıca merkezi falan varmış. yazın ben de gitmek istiyorum.
aynı eskişehir' in adalar mevkisi gibi, kızılay' dan tunus' a giden kestirme yolda ve çevresinde üniversiteli gençleri, entelektüelleri, sevimli sokak hayvanlarını ve güzel kadınları görünce gülümseten, nerede vakit geçireceğini bilene hiç de gri olmayan güzel şehir.
''Anker'' yani ''Gemi çapası'' anlamına gelen Ankara, Frigya Kralı Midas tarafından kurulmuş tarihi bir beldedir. Ankara kalesinin olduğu tepelerde o tarihlerde bir çapa bulunur ve kısa zamanda buralarda bir şehir kurulur. ''Anker'' veya ''Ankira'' da, bulunan çapa, şehir tapınağında uzun yıllar saklanır. Bu bölgeye hakim olan Galatlar'dan kalan, gemilerden söktükleri çapalardan dolayı ''Çapa şehri'' anlamına gelen ''Ankerium'' veya ''Angora'' denildiği de ileri sürülmektedir.
Malazgirt zaferinden sonra Ankara fethedilir ve adı ''engûri'' olur. ''Üzüm şehri'' anlamına gelmektedir. Hititler devrinde; Ankara adının ''Ankuva'' olarak geçtiği de tarihi kaynaklarda yer almaktadır. Cumhuriyet döneminde Türkiye'nin, Anadolu'nun Başkenti olur.
2008 yılında bir bilişim yarışmasına katılmak için gittiğim şehir. e-biko muydu neydi ismi. her neyse bizle beraber bizim okuldan katılan kızlar alanlarında birinci olup eve laptoplar ses sistemleri ve televizyon hediyeleriyle dönmüşlerdi. biz ise bir bronz madalya ile gelmiştik istanbul'a geri. projemiz görme engelliler için internet sitesiydi ama sunarken bacaklarımız titremişti jüri karşısında. şehre gelince kızılay ve anıtkabir aklımda kaldı baya. güzel zamanlardı. sıcak oluyor bahar aylarında bile en azından ben gittiğimde öyleydi.
şu an bir yağmur yağıyor akıllara zarar. kendini londra sandı heralde ankara. lan zaten 2-3 gün için geliyoruz niye bizi bir de yağmurla boğuyorsun ki zaten sıkıcısın...