hafiften kendini gösterdi mi kurtulmanız çok zor. gerçekten anlatılamayacak derece de felaket bir soğuktur, ankara'dan bir kere daha soğumanıza sebep olur.
sabah otobüs beklerken adama kulaklarının olduğunu unutturan, sigara içen elin soğuktan yanmasına sebebiyet veren; gelmeyen otobüse, sonra o otobüsün tekerine sevgi dolu küfürler ettiren bir soğuktur. tavsiye edilmez.
iyidir iyi... iki gözlü bir ev olacak içeride soba yanmış ama sönmüş, sobadan kalma sıcaklık kalıntıları ile açacaksın biranı, çok değil ya yalnız olacaksın ya da bir arkadaşın olacak yanında.
sohbet etmeyeceksin hareket etmeyeceksin biranı açacaksın uzun uzun bekleyeceksin, sonra biranı yudumlayacaksın yavaşça ama derince sigara yakacaksın derin bir nefes alacaksın... aradan 8 yıl geçecek ankaranın o soğuğunu özleyeceksin gelip burada entry yazacaksın.
Yanınızda sevdiğiniz insan varken kış geceleri ankara ayazı öyle tatlıdır ki nefesinizi üflersiniz sevdiğinizin nefesinden çıkan buğuya karışır o kara ankara gecesinde. Sonra montunuzun yakasını iyice çekersiniz yukarıya sevdiğinizi sararsınız içinize ellerinizle soğuk olan kulaklara dokunursunuz yanınızda üşüyen buna tezat sımsıcak bakan kadın , gel bir salep ısmarlayayım dedirtir adama. içer ısınırsınız, gezer üşürsünüz, bakar aşık olursunuz öyledir ankara soğuğu.hem benzemez ankara soğuğunda aşık olmak plajda bikiniyle görüp sevmeye, o atkıyla ağzını saran sevdiceğin kızaran kırmızı burnuna bakıp tebessüm etmek, kalın paltolar içinde ince duygular beslemek herkese nasip olmaz.
keşke soğuk olsa ankarada olsak ve keşke gene olsa biri de biz gene ayazda tutulsak.
2012 Ocak-Şubat aylarında ki gibi umarım bu kışda -10 ve üzeri soğukluğa ulaşır dediğimiz meşhur soğuklardır, ''sıcağın çaresi yoktur ancak soğuğun çaresi boldur'' diyerek noktalayalım.