ankara'nın bağlarına can veren kutsal sudur. yok öyle bir şey tabi. arıtıcı kullanıldığında bile tadı kötü olan, rengi sarımsı sudur. sayesinde okuldaki su otomatlarını ve erikli su'yu zengin ettim. bilkent'teki ilk 3 senemde yurtlara her hafta hayat su'dan damacanalar gelirdi. sonra cimrilik yapıp musluklara güya arıtıcı taktılar. ya o arıtıcılarda bi sorun vardı ya da bu şehrin su kaynakları arıtılamayacak kadar pis. zaten sonra kendim şişe su almaya başladım. su hayattır, hayat güzel. o değil de danone bana reklam parası versin!
iğrenç kokan sudur. Elimi yüzümü yıkarken midem bulanıyor. Bir kaç hafta önce zehirlenmişliğim de oldu sudan. Hatta salgın gibi bir çok insan zehirlendi aynı dönem.
şu aralar iğrenç ötesi bir tadı vardır, bu su ile gusul bile kabul olmaz, melih efendinin televizyona çıkıp içmesini bekliyoruz o kızılırmak suyunu şebekeye beğlayan melih efendi g....e g....n o....u ç....u , ankara'nın suyunu rahat bırak.
büyük oranda düzelmiş sudur. hatta bildiğin normal su galiba. galiba diyorum "normal su" kavramından uzaklaşalı epey oluyor tam bilemiyorum. neyse. artık kokmuyor kendisi, leke de yapmıyor, duş aldıktan sonra da kirlenmiş gibi hissettirmiyor.
o da ne? seçim mi yaklaşıyor yoksa? hayır barajlarda biriken suyun verilme sebebi temiz su verelim bizi seçsinler değil tabii ki. asıl düşünce "kızılırmak'tan maliyeti yüksek su getirmek yerine barajdaki suyu verelim ucuza gelsin, yaptığımız zamın farkı bize kalsın, seçim öncesi masrafımız da çok nolur noolmaz küpümüzü dolduralım". doldurun doldurmasına da düşünüyorum yazın ne b.k yiycez. melih sen geçen gün çok ib.e bi insansın.
karadenizli bir dayının distirbütörü olduğu su arıtma firmasından aldığı ölçüm aleti ve elektroliz aparatı ile tahlilini evinde yapıp videoya çektiği su.
bahsettiğim aletten ben de var ama aklıma gelmemişti böyle bir şov yapmak. *
kafada saç bırakmayan,
diş fırçalarken mide bulantısı yapan,
duş esnasında suda çamaşır suyu varmış gibi bi his veren, öyle kokan,
asılan afişlere göre 20 yıl yetecek olan,
fayanslarda bile lekeler bırakan,
bulasık makinelerini bile isyan ettiren sudur. arındırma islevini coktan yitirmiştir. seçim zamanı ankaralıların hesabını sorması gereken çiledir aynı zamanda.
son günlerde yağan, hatta şu an bile yağmakta olan yağmur sayesinde bir nebzede olsa barajların dolarak artacağını düşündüren sudur. gerçi kızılırmak'tan gelen suda yetiyormuş en az 20 yıl ama, fazla su göz çıkarmaz. *
orta doğu teknik üniversitesi çevre mühendisliği bölümü'nün yayımladığı ikinci rapora göre arsenik de dahil çoğu faktöre göre arıtma tesisi çıkışı değerleri normal sınırlar içinde olan, ancak şebeke içindeki farklı noktalardan alınan örneklerde kloroform türü bakteriyolojik özellikleri problemli bulunan sudur.
ağzımızı musluklara dayayıp su içtiğimiz günlerin geri kaldığı eski güzel ankara suyunun yerini alan musluklardan akan içilemeyen yeni ankara suyudur **
barajlarda karıştıracak su dahi kalmadığından mütevellit, artık sadece kızılırmak suyudur. berbat kokar, sarı akar. hatta durum o kadar kötüdür ki beyaz bir şeyin üzerine damlattığınızda lekesi kalır.
yaz tatilinden sonra ortaya çıkmış, iğrenç kokan sudur. kan mı desem, demir mi desem, ne desem bilemedim. o kadar berbattır ki duş alırken mide bulantısı yapar. yüz yıkamak zor, diş fırçalamak imkansızdır. ankaralıları içmek için ayrı, kullanmak için ayrı su almak zorunda bırakır. öyle pis bi şeydir bu yani.
tatil dönüşünde olur öyle, boruların paslanmıştır, çürümüştür, eskimiştir diyen güzel kardeşim; bütün ankara'nın boruları durdu durdu da hepsi aynı anda hadi biz bi paslanalım, değişiklik olsun mu dediler? merak ediyorum bak. ha sen ses tv izlemeye devam et ama alıkoymayayım.
bizzat belediye başkanının güzelliğini borçlu olduğu su.
ayakları kovada banyo yapar, artan suyu da tuvalete döker bu başkan.
ayrıca suyun temizliğinin teminatı melih gökçek'in şerefidir.
bu sebeple koca şehir suyu içmemekte, damacanalara akın etmektedir.
arz ederim.
vatandaşlar tarafından içilmeyecek olan suymuş efenim.
çeyrek asırdır şu memlekette varlığımı sürdürüyorum, çok da şehir gördüm, yalovalı dışında şebeke suyu içen insan görmedim. sanki şimdiye kadar ahali şebeke suyu içiyordu da artık içmeyecekmiş. bu da enteresan bir mevzu.