Genellikle aşk acısından veya çok utanmaktan dolayı gelen his. böyle zamanlarda intihar etmeye götüm yemediğinden deprem falan olsun istiyorum, kitaplık kafama düşsün falan filan.
bazen zamanı mekanı metaı ve insanın acizliğinde mührü olan maddesel karakteri açığa çıkaran bütün hazlardan beri olur ve allahın içinde olduğunu hissettiği kısa süreli kemalat yaşar ya insan.. içi içine sığmamanın doruk noktası bile çok aşağıdadır bu durum için. işte o zaman ölsem ne olur, keşke şu halimle ölsem, çünkü ömrümün tamamının böyle geçme ihtimali yok der ya.. gelmez ölüm; zira o sana değil sen ona ısmarlanmışın.
buluğ çağı denen sözlükteki tabiriyle liseli ergen kafasını zirvesinde yaşadığınızın göstergesidir. zırt pırt ölüm, ölüm diyerek ölümün bir kaçış, çare olduğunu sanmaktır.
he intihar edersiniz, bunda pek zorluk yok tabi. şu bilekleri kestiğinizde %90 zaten ölürsünüz de köpek gibi, sürüne sürüne ölürsünüz. öteki taraftada köpek gibi devam edersiniz bu acizlikle.
bana hiç olmuyor o, hayatı o kadar seven biri değilim ama ölmek için acele etmiyorum. bide zaten öleceğim ne gerek var ki? sonuçta ölünce yaşamak gibi bir seçeneğin kalmıyor ama yaşarken ölmek gibi bir seçeneğin her daim var.
ara ara olur öyle şeyler ama ölünce de bitmiyor ki yahu. insan kafası rahat ölmek ister şimdi. ben öleceğim bir sürü sorun birikmiş gerimde ve bunlar havada kalıyor. hissederim ben üzülürüm, sorunları çözeyim hiçbir derdim kalmasın rahatça ölürüm zaten. bide canım çabuk çıkar diye düşünüyorum çünkü öyle bir his var içimde. hızlı öleceğimi düşünüyorum muhtemelen terör saldırısında bedenim havada parçalanarak ölebilirim. sonuçta her şey parçalanacağı için öldüğümü farkına bile varmam. atom bombası da olabilir bak. o da bir anda öldüren etkin silahlardan.
Bir anda gelen, akla geldiği an üstünde uzunca düşünülen istektir. Yolda yürürken, kitap okurken, film izlerken, arkadaşınızla en heyecanlı dedikodular yaparken, yemek pişirirken; önce ani bir iç sıkıntısı duyulur, akabinde bu istek baş gösterir, sıkıntı olanca gücüyle devam eder, kişiyi meşgul olduğu işinden alıkoyar.
Ölsem mesela şimdi, yok olsam, toprağa karışsam, bedenim toprakta çürürken ruhumu Azad etsem, vuku bulan sıkıntıyı bir daha hiç hissetmesem.
Keşke geldiği gibi hızla gitse bu istek. Üstelik üstünde düşünmekten, başarı veren intihar yöntemlerine yönelmek de kaçınılmaz oluyor. *
Aniden mi? Yavaş yavaş gelir o. Göz yaşı gibi dolar dolar, patlar. Muhakkak vardır bir meyil, sadece gün yüzüne çıkmamıştır. Yine de ölüp sonsuzluğa karışmak daha ürkütücü değil mi?