dan brown'un üçüncü kitabı.
başladığım anan itibaren yaklaşı 350 sayfa boyunca elimden bırakamadığım daha sonra ihtiyaç nedeniyle bi süre bırakıp sonra bitirene kadar okuduğum harika eser.
kitap, katolik klisesi ve illuminati tarikatı hakkında verdiği bilgiler ve bu iki kuruluş çervesinde çizdiği olay örgüsü ile gerçekten dört dörtlük bi işe imza atmış.
peki kitabın sonu mu? tamamiyle bir şok....
sevgiliyi dürtüp hadi çıkalım denilecek türden basit bir film olmuş.
hakkatten bu kadar mı rezil edilir? kendinizi kasıp izliyorsunuz vefakat değmiyor arkadaş! bizde bi destere vardı çok saçma sapan bişi yuttum yutkundum da izlemiştim. hah!, işte o kadar luzumsuz olmuş ki kesinlikle paranıza yazık.
gidin iki kornet kapıp dolanın sokakta daha karlı çıkarsınız..
Kitaptan daha farklı bişey olmuş hatta yeni bir kitap yapmışlarda filmi o yeni kitaptan çekmişler..
--spoiler--
Bir kere Camerlengo nun ölen papanın biyolojik oğlu olduğu filmde yok!! Maximilian Kohler diye bir karakter filmde yok,yutmuşlar.Onun yerine Victor denen sarı adam var.Ayrıca filmdeki beşinci damga çift anahtar değil, diğer elementlerin bir arada yazılmış haliydi.Camerlengo tek başına binmedi helikoptere, Langdon la beraber bindi Langdon atladı ve şans eseri bir nehre düştü.Ama tabii film bunlardan bihaberdi.
Ayrıca Camerlengo , bilim ve din konulu konuşmayı kameralara yapacaktı,milyonlara seslenecekti,filmde kardinallere o konuşmayı yapıyor.
--spoiler--
Yani anlayacağınız yepyeni bir senaryo,daha doğrusu "melekler ve şeytanlar-mutasyon" adlı kitaptan uyarlanıp filmi çekildi desek daha hoş olur.
--spoiler--
bi kere kohler diye bi karakter yok ki kitap için oldukça önemli bir karakter. önemli ayrıntıları atlamışlar. mesela son preferti yi kurtarırken çeşmede bi boğuşma sahnesi vardı. o yok . papanın biyolojik oğlu Camerlengo bunu öğrendiği için papayı öldürmüştür bu da öenli bir ayrıntıydı bunu da atlamışalr. ve son sahnelerde patlamadan sonra camerlengo çatıda beliriyodu onu da değiştirmişler. hatta bi ara korktum Camerlengo yu iyi olarak mı sunucaklar diye. sonuç olarak kitaba hayran kalmış biri olarak filmi çok beğenmediğimi söylemek istiyorum
--spoiler--
da vinci code dan önce çıkan dan brown kitabıdır. din ile bilimin varoluşlarından beridir süregelen, bitmeyen, yalnızca biçim değiştiren savaşını, aslında bilimin Tanrı'nın gücünün bir yansıması olduğunu anlatır.
olayların vatikan da papa seçimleri sırasında geçmesine rağmen yalnızca hristiyanlığa yönelik değil, "inanç" kavramı üzerinden gitmesi hoşuma gitti.
edit: "filminin çıktığı gün koşa koşa gideceğim." = o gün bugünmüş ama feci hayal kırıklığına uğradığım bi film oldu. karakterler değiştirilmiş.
kurgunun iki önemli karakteri olan maximillian kohler ve leonardo vetra filmde yok.
Rocher ın adı sanı değişmiş richard gibi bişi olmuş, max in yaptığı işlerin ucundan azını ona yedirmişler.
leonardo vetra ve kızı vittoria vetra arasında bir sır olan - ki zaten kitap boyu merak uyandıran en önemli konulardan biride leonardo vetranın karşı maddeyi kime anlattığı idi- karşı maddeyi bütün Cern cümbür cemaat birlikte meydana getiriyolar falan.
ayrıca eğer yanılmıyosam en sonunda bütün preferi ölüyordu ve kardinal Mortati papa oluyodu ama filmde seçilmiş dört kardinalin arasında olan ve "water" ambigramıyla dağlanan kardinal papa oluyor.
dört ırmak çeşmesinde deli gibi haşhaşin ve robert langdon boğuşması oluyordu fakat filmde bunu göremiyoruz öyle bişey yok, kardinal Baggia boğuluyodu ama filmde kurtuluyor hemide bide papa oluyo yuh çarpıtılmanın bu kadarı!
haşhaşini zaten filmde göremedim hani arap haşhaşin? onun yerine gözlüklü,fit, takım elbiseli, ingiliz tipli bir erkek gördük.
hani robert ın kitapta kafayı takmışcasına vurgulanıp duran harris tüvit çeketi?
hani en sondaki helikopter sahnesi? kitapta camerlengo ve robert birlikte helikoptere biniyolardı, camerlango paraşütle atlayıp robertı döt gibi karşı maddeyle helikopterde bırakıyodu.
hani robert tiber nehrine düşüyodu?
hani filmde yer almamış olan max kohler dedenin verdiği kaset?
camerlengonun delirdiği ve vahiy aldım, tanrı benimle konuşuyor, kilisemi bu kayanın üstüne kurucam diye bağırıp çıldırdığı sahneler, gerçek babası olduğunu ve bunun nasıl olduğunu öğrendiği sanhe?
kitabın sonunda robert ın tiber nehrine düşüşünden sonra eriyip giden diagramma sayfasının da filmin sonunda robert a ödünç verilmesi olayı da yuh diyerek kahkaha atmama neden olmuştur.
daha da bi ton şey.
yani kısaca, muhteşem bi kitabın gayet yavan, basit, düz hatta vasat bi film uyarlaması olmuş bu.
hem yukarda sövdüğüm nedenlerden dolayı hem de çekimlerden dolayı. vatikan gibi sanat harilarıyla dolu olan bi şehrin ve zaten romanında kilit noktaları olan eserlerin daha iyi çekimlerle bize görsellik sunmalarını beklemiştim.