yazılıyor olması demek bir bokların düzeleceği anlamını taşımaz. bizde böyle bir kanı o kadar hakim ki anlamak mümkün değil.
hatta türkiye de bir kesim var ki sürekli anayasa çıkarıyorlar, artık işleri bu olmuş. anayasa aşağı anayasa yukarı. ve fakat hukuk tarihi, anayasa teorilerine bakan eden yok. coşkun kırca vardı, ana yasa konusunda ciddi bir şeyler yapan olayı bilimsel araştıran ben başka okumadım kardeşim.
memleket tarihinden haberdar olmayanlar, dünya tarihinden haberdar olmayanlar anayasa demeleri yok mu delirmemek elde değil. bu kesimin ağzında demokratik sözde zırvalar vardır misal ; "harf devrimi yapılmış bu yüzdende eski tarihi bilgimiz, mirasımız vs gitmiş". neredeymiş la bu eski tarihi sahiplenenler ? sanki eskiler bu eski mirasları çok kullanıyorlardı da !
siz hiç türk, osmanlı kroniği, selçuklu kroniği yayınlayan osmanlı müverrihi gördünüz mü ? !!
uygulayanın kafasına göre hüküm çıkaracağı tüm yasaların dayanağı olan yasalar topluluğu.
gerçekten demokrat ve hukuka bağlı biri 82 anayasasından bile demokratik ve insan hak ve ödevlerini düzenleyici üst düzey kararlar çıkartır işte mesele burada karar verici ve uygulayıcı despot. laf vardır "kalemin ne suçu var yanlışın elinde olduktan sonra?" anayasanın ne suçu var?
her ülkede tüm kanunların üstünde bulunan yasalardır. dünyadaki ilk anayasa amerikanın kuruluşuyla aynı tarihe denk gelir. ülkede yeni bir kanun çıkartabilmek için önce kanunun anayasaya uygunluğuna bakılır. ülkenin yönetim biçimi ve devlet biçimi anayasa da açıklanır.
anayasa; mevcut otoritenin, halkın temel hak ve hürriyetleri lehine sınırlandırılması amacıyla meydana getirilen kurallar bütünüdür. kendisine bazı akademik çevrelerce "özgürlükler manifestosu" dendiği de olur. anayasalar üzerinde yazılı ve yazısız anayasa, kazuistik ve çerçeve anayasa, yumuşak (esnek) ve katı (sert) anayasa olmak üzere çeşitli sınıflandırmalar yapılmaktadır. bu belgeler devletin yapısını, işleyişini ve temel organlarını belirtip ülke politikası hakkında genel bilgiler verir. anayasal belgeleri ve devlet kavramı, egemenlik teorileri, temel erkler gibi konuları inceleyen bilim dalına ise "anayasa hukuku" adı verilmektedir.
Eksiği gediği çok olsa da, kişisel yorumlara açık, istenildiği gibi ve Türkçe Dili gibi sağa sola çekilme ihtimali olsa da devletin vazgeçilmez kanunudur.
şu an yenisi yapılan ve "halk oylasın" denilen yasalar bütünüdür. lan bu halk damacana sikiyor, ördek sikiyor, şaka diye arkadaşının götüne kompresörle hava basanı var amk.
Toplum ve devlet arasındaki mutabakat metnidir. Bu metin esas alınarak toplum ve devlet görev ve sorumluluklarını akid altına alır. Toplumun tamamını kapsayici nitelikte olduğundan herkesin mutabık olduğu bir metin olmak zorundadır.
Normlar hiyerarşisinde piramidin zirvesinde yer almaktadır anayasa, bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür; yani bu demektir ki hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz.
Onun hemen peşinde uluslararası anlaşmalar ve sözleşmeler vardır.
Anayasa bunlardan da üstündür/üstün olmalıdır ve hiçbir bu sözleşmelerde anayasamıza aykırı olamaz.
Türkiye ve onun gibi ülkeler için konuşuyorum:
Uluslararası anlaşmalar kendi anayasamızdan üstündür. Anayasaya uymayan fakat kabul ettiğimiz sözleşmeler vardır ve şu anda yürürlüktedir.
Haliyle kanunlarımız arasında da alt başlıklarından bazıları anayasaya aykırı olanları vardır.
Ama yine de anayasa normlar hiyerarşisinde en tepede gösterilir anayasaya saygısızlık olmaması için.
türkiye cumhuriyeti devletinin resmi anayasasıdır.
MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
milli marşı "istiklal Marşı" dır.
Başkenti Ankara' dır.
Anayasa öncelikle ona sahip çıkacak kültür, erdem ve cesareti olan toplumlara muhtaçtır.
Eğer toplumun kültürü, erdemi, cesareti varsa yazılı anayasa uygulanır.
Bunun tamam olmadığı toplumlar askeri, sivil darbelerle ve rafa kaldırılan anayasalarla şekillenir.
Yani sözün özü, yeni anayasa, anayasaya ek madde, referandum, rejim değişikliği vs bazı memleketlerde hepsi hikayedir...
Zaten özde kullanılmayan, işlemeyen bir olguya sözde yaklaşımdan ibarettir.
Öncelik yeni bir anayasaya değil, ona sahip çıkacak kültür, erdem ve cesareti olan topluma sahip olmaktır.
Eğer toplum zaten bu kültür, erdem ve cesarete sahip değilse, o ağzımızdan düşmeyen dış güçler anayasası istesen de istemesen de seni yönetir kardeşim.
Ahmet'i götürür, Mehmet'i getirir... Ne fark eder? Her gelen sonunda kültürü, erdemi ve cesareti olan toplumların sana ne uygulatacığının yeni emanetçisidir.
Birine seversin, birine söversin, sonra hepsine söversin... Sövdüğünü seversin, sevdiğine söversin...
Bizim milletin geçerli anayasası, toplum mühendislerinden anladığım, mutfaktır kardeşim. Kazan kaynamadığında yenisinin yazılacağını bilir, bizim toplumu bilen o meşhur dış güçler...
Kazan kaynamadığında bilki yoldadır, yeni uygulanacak anayasa... Yazılacak olan değil mühim olan uygulanacak olan.
Ve hayaller kurar bu toplumun gerçek vatanseverleri, yazılı anayasasının uygulunacağı kültür, erdem ve cesarete sahip bir toplum hayal eder...