Tuvalette bile anarşist olamıyorum ki kardeşim.
"bulmak istediğin gibi bırak"
Yok efendim anarşist olacağım, şuraya kol gibi sıçıp da bırakayım desek olur mu ?
olmaz.
Lakin öyle bulmak istemem ben o tuvaleti.
vay mnykm yaaa bakunin arabaları ters çevirdikten sonra ateşe verip barikat kururken, malatesta hapishanelerde işkence görürken,vicdani retçiler askerde beyinsiz olmayı reddedikleri için dayak yerken tualette nasıl sıçacaklarını düşünememişler. bu anarşistler ne kadar aptal adamlar yaaaaa!!1!11!1
ütopyadır, aşikar.
Kurallar sıçmak için gittiğimiz yere kadar girmişken, mümkün değildir ki uygulansın.
Tuvalette bile anarşist olamıyorum ki kardeşim.
"bulmak istediğin gibi bırak"
Yok efendim anarşist olacağım, şuraya kol gibi sıçıp da bırakayım desek olur mu ?
olmaz.
Lakin öyle bulmak istemem ben o tuvaleti.
Kurallardan sıyrılmak istiyorsak tek yol hayvan olmaktır.
E bunun için de geç kalmış sayılırız.
Bir köpek girse evime, duvarıma işese bu davranışından onu sorumlu tutabilir miyim?
Sorumluluk için önce akıl ve irade şart değil midir?
Ve sorumlulukları olan her insan topluma, düzene, devlete kurallarla bağlı değil midir?
memnun olsak da olmasak da bu böyledir.
Bir muhabbet kuşu anama küfretse yada.
kime kızacağım?
Bir hayvana mı?
Bunun sorumlusunu bulmak istemeyecek miyim?
"Kim öğretti lan bu kuşa küfretmeyi?" Demeyecek miyim?
işte bu yüzden kurallar gereklidir, devlet mecburidir.
Hem bu bizim işimizi kolaylaştırmaz mı?
Sorumlu belli, ceza hukuku belli olduğu sürece hak yerini bulmaz mı?
aslında güzel bir düşüncedir. bireyin kendi kendini yönetmesidir. başında kimse olmaz ama asla gerçekleşmeyecek bir düşüncedir çünkü para her zaman yutuyor abi bizleri.
anarşi herkesin eşit olduğu ve yönetenin olmadığı özgür, bir düzendir. anarşiyi bilmeyenler anarşistleri terörist sanmaktadır fakat teröristler devleti yıkıp kendi devletlerini kurmaya çalışırlar. anarşistler ise devlete karşıdırlar. devletin yıkılmasını isterler ama tekrar bir devlet kurulmasını istemezler.
anarşinin düzensizlik, sistemsizlik olduğu söylenir. bu söylem günümüzdeki düzene göre anarşinin sistemsizliğe benzediğinden ortaya çıkan bir söylemdir. anarşideki düzen yardımlaşmaya ve saygıya dayalıdır.
dünyada anarşinin olması maalesef bütün toplumlara bağlıdır. bir toplumun yapabileceği bir olay değildir çünkü bir toplum anarşiyi benimser ise etrafındaki devletler onu yok etme yarışına girişir ve toplu katliam gibi karşı olduğumuz şeyler ortaya çıkar.
anarşi doğuştan herkesin eşit ve özgür olduğunu savunur. benim türk ya da müslüman olmam bana bir artı kazandırmaz. benim allah'a inanmam ya da inanmamam da kimseyi ilgilendirmez.
anarşi bir ütopyadır. anarşiyi dünya benimser ise dünya dünyalıktan çıkıp cennet halini alıcaktır.
(bkz: pyotr kropotkin)
anarşizm birey ve toplumun özgür ve yaratıcı bir biçimde gelişmesi için zorbalara teslim olmadan ütopyasına sahip çıkan tek alternatif düşünce biçimidir.
hiyerarşi zoru beraberinde getirir. zor olmadan düzen sağlanamaz. zaten hiyerarşi gücün sıralanmasıdır. akla ve bilgiye değil de güce dayanan düzen kendinden daha güçlü bir düzen karşısında çöker gider.
bence kaos'un düzeni daha mantıklıdır. kaos içinde düzen mümkün. insan vücudunda her organın görevi farklı. her organ kendine göre özerk bir şekilde çalışır. hiç bir organ diğeri üzerinde tahakküm kurmaz. ne zaman ki hücrenin biri bağımsızlığını ilan eder, kendi kafasına göre takılırsa orada kanser başlar.
"Bizler sosyalizm olmadan özgürlüğün ayrıcalık ve adaletsizlik olduğuna, ve özgürlük olmadan sosyalizmin kölelik ve şiddet olduğuna inanıyoruz." Mihail Bakunin. (bu cümle çok iyi anlatmış ne demek olduğunu.)
insanı bağlayan zincirler adına ne varsa bunları reddeden düşünsel akım.
otorite, devlet, din, iktidar, sınıflar... hepsi yok olmalıdır anarşizme göre. Peki bu anlayışın yeşermesine dahi egemenler müsade etmiş midir tarih boyu? elbette hayır. Müsade etmek şöyle dursun sol fikir akımlarına bile en küçük hoşgörüyü göstermemekte direnmiştir. Çünkü bilirler ki, insanın düşünce dünyasında güzel "çiçeklerin" açması ve bu çiçeklerin çoğalarak "başka bir bahçe" haline dönüşmesi daima ürkütmüştür iktidarları!...
bu ideoloji ancak insanlar yeterli zeka ve ahlak seviyesine ulaşınca gerçekleşecektir. Şu anda çoğu insan bunu anlayabilecek kapasitede değildir ve kendini anarşist diye tanıtan çoğu insan da bunu vandalizmle karıştırmaktan öteye gidememektedir.
hiçbir zaman gerçekleşmeyecek olduğunu düşündüğüm, insanoğlunun gelişiminde en üst noktaya çıktığı ve gerçek özgürlüğün bulunduğu ideolojidir. insanın doğası gereği gerçekleşmesi imkansızdır. insan evladı açgözlü, çıkarcı, içten pazarlıklıdır. hırslıdır (gereğinden fazla), hep daha fazlasını ister. gerisi malum: istediklerini elde etmek için gözü hiçbir şeyi görmez. keser, biçer, parçalar...özgürlük, bilinç, insanlık denilen şeyler unutulmuştur. sınıf farklılıkları ortaya çıkar, güçsüzler ezildikçe ezilir. en başından beri böyle olmamışmıdır? günümüzde de daha ''hukuksal'' açıdan devam eder bu. çaktırmadan...
anarşi mükemmel bir ideolojidir; kusursuzdur. bireyler bilinçlidir, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilir. kime, neye karşı sorumlu olduğunu bilir. kurala ihtiyaç yoktur kısaca. kimse baskı altında değildir. ''herkes kendi tarlasını sürer'', kendi ihtiyaçlarını karşılar. kendi özgürlüğü için başkasının özgürlüğüne tecavüz etmez. zaten gerek yoktur... ütopyadır maalesef...
dikkatli düşünülecek olursa sosyalizmin bir sornaki evresidir. Kuralsız bir komün hayat yaşanır, '' kuralsız yaşayabilecek kadar insanım '' demektir. genellikle oraya buraya taş atıp cam kırmak, hırsızlık yapmak gibi düşüncelerle akla gelir. vahşi insanlık sürüsünden kopuştaki evrimsel bir süreçtir.