komunizmin bir devlet araciligiyla saglanmadigi, boylece hiyerarsinin de ortaya cikma olasiliginin bulunmadigi, kisilerin kendi iradeleriyle esit paylasimda bulunabilecegine inanan dusunce bicimi.
burda bahsedilen yaşam tarzı olarak(bireysel) anarşizm degil, toplumsal(toplumcu) anarşizmdir. ki savunduğu devletsiz, otoritesiz, sınıfsız, hiyerarşisiz bir toplumdur.
komunizm idealide bununla neredeyse aynıdır. o da aynı şekilde devletsiz sınıfsız bir toplumu amaçlar. marksizm bu amaca sosyalizm ve proletarya diktatörlüğü ile ulaşılacağını savunur. anarşistlerin asıl karşı çıktığı da budur. öncü fikrine tahamül edemezler, her ne için olursa olsun bir otoriteye bağlanmayı reddederler, devletin ve iktidarın ilk yıkılması gereken kurum olduğunu savunurlar.
yani varılmak istenen yer aynı olsada seçilen yollar farklıdır. zaten sosyalist hareketlerin tarihine bakarsak bu iki grubun hiçte birbirinden tamamen ayrı olmadıklarını görürüz. şu anda katagorize ettiğimiz grupların çogunun kökeni de birdir. şu an anarşist düşünürler dediğimiz insanların çogu zamanının sosyalistleri idiler.
ayrıca bu iki akım arasına katı çizgilerin çekilmesinin en büyük nedeni de sovyetler birliği'nin ta kendisidir. **
1789 fransız devriminin ardından kimi burjuva temsilcileri tarafından kapitalizmin sert yüzüne karşılık ideal bir toplum tasarlama hedefinde sosyalizm kavramı ortaya yavaş yavaş çıkmaya başlamıştı. önce ütopik bir biçimde oluşmaya başlayan bu akım kendini ütopik sosyalizm arayışı ile somutlandı.
ardından gelen süreçte iki ana komünizm akımı kendine alan buldu: bilimsel komünizm ve anarşist komünizm. ilkinin marksizm leninizm ile adlandırıldığı pek çok kesimce biliniyor. geleneksel sol'un ilk yol ayrımı ise anarşist komünizm ile bilimsel komünizm arasında oldu.
bu yazının amacı anarşist komünizmi çürütmek değil fakat gerçek emperyalizm çağında eşistsizz gelişimi reddeden bir oluşumun pek anlamı kalmıyor. bunun anlamı sınıfın bilinçli kesim ile bilinçsiz kesimi arsaındaki fark ile, iki ülke arasındaki sermaye birikiminden doğan farklılıkların reddidir. maddi temele dayanmayan kıtasal devrim arayışları ve topyekün bir bilinçlenmeden bahsetme iktidarı işçi sınıfından kaçırmak anlamına gelir. bunun siyasettek pek karşılığı ve anlamı yoktur.
şu açık anarşist komünizm daha en baştan marksizmle ayrışmıştır. 1 .enternasyonal'in cenevre konfereasında gerçekleşen bu ayrışma ile bu iki akım bir daha asla bir noktada buluşma fırsatı bulunmadılar kimi tarih örnekler dışında. fakat asıl gerçeğin geleneksel solcuların anarşistleri revizyonist olarak adlandırmadığı gerçeğidir.
anarşist komünizm 14. yüzyılda bir red ve bir istekten doğan anarşizmin komünist koludur. reddedilen otoritedir. nitekim anarşist kuramcı proudhon 1851'de "artık ne kilise'de ne de devlet içinde,ne toprakta ne de parada da otorite olmalıdır" diyordu. istenilen de özgürlüktür.
anarşist düşünce marx'ın bilimsel sosyalizmiyle çelişir. anarşizmin ispanyadaki kurucusu guiseppe fanelli ile 1. enternasyonale katılan bakunin, "dünyada eşitlik, komünler içinde serbestçe örgütlenmiş ve federasyon haline gelmiş üretim birliklerindeki kolektif mülkiyetin ve emeğin kendiliğinden örgütlenmesiyle gerçekleşmek zorundadır" der. nitekim, daha enternasyonal'ın başlangıcında işçiler ikiye bölünmüştü. biri marxçı diğeri proudhoncu olan bu iki akım özellikle cenevre(1866) ve lozan(1867) kongrelerinde çatıştı. 1. enternasyonal'den sonraki kongrelerde anarşistler yenik düştü. anarşistlerin öncülerine göre yapacakları propaganda yeniden gözden geçirilmeliydi. bu düşünceden hareketle italyan anarşistler,1877 de şiddet kullanmayı önerdiler: "sosyalist ilkelerin eylemlerle ortaya konmasına yönelen ayaklanma, en etkin propaganda aracıdır. bu araç kitleleri yanıltmadan ve bozmadan en derin toplumsal katmanlara nüfuz edebilir ve enternasyonal'in desteklediği mücadelede insanlığın diri güçlerini yanına çekebilir"(1876 da cafiero'nun malatesta'ya yazdığı mektup). bu düşünceden hareket eden italyan anarşistleri, benevento'da taşra arşivlerini ateşe vermeye ve yoksullara para dağıtmaya giriştiler. yapılan baskılar anarşist düşüncenin yayılmasına, özellikle ispanya ve rusya'da engel olamadı. bu arada bakunin ve kropotkin, eksiksiz ve evrensel nitelikte olduğunu düşündükleri bir eğitim sistemi ortaya koyarak proudhon'un düşüncelerini geliştirdiler.
anarşist komünizmin örgütlü pratikleri, kendisini tarihte ukrayna ve ispanya iç savaşında gösterir.
komunizm'e, klasik sosyalistler'in aksine; halkların topyekun bilinçlenmesi sonucu ulaşılabileceğini savunan, devlet kurumunu ve erkini; sınıflı toplum oluşumunda başlıca unsur gören ve varlığını kökten red ederek, bireyselliği ve bireyin özgürlüklerini ön planda tutan alternatif sosyalist bir grubun benimsediği ideolojidir.
anarşizm insanın özünde iyi bir varlık olduğundan hareketle devletsizliği savunur ve nihayetinde anarşizme göre devlet gereksiz ve zararlıdır.
komünizme göre de devlet olmamalıdır. ancak bu devletsizliğe giden süreçte proleterya önderliğinde bir devlete ihtiyaç vardır.ayrıca komünizm insanın doğuştan iyi bir varlık olduğu konusunda da anarşizm kadar iyimser değildir.
ayrıca, nerdeyse 200 yıllık geçmişi olan bir ideolojiye yabancı istihbaratlar tarafından uydurulmuştur demek diyalektikten bihaber olmanın ispatı ve en hafif tabiriyle aptallık göstergesidir.
bilinçlenen toplum sayesinde komünizm sonrası ulaşılacak yeni düzendir. düzensizlik değildir, toplumsal bir bilinçle yönetilen bir sosyalizmdir.siyasetin yerini sosyal sorumluluklar alır.
(bkz: revizyonistlik)
(bkz: anarşizm)
(bkz: bilimsel iktisadi komunizm(marxizm))
En temel damarlara ayrılırsa komunizmin ayrılacağı kollardır. Anarşist düşünce, bireyin kendi kendine yaratabileceği vicdani gelişkinliği, halk iradesinin vicdani gelişkinlik ve öz değer yargılarını üretebilme ortalamasından daha ileriye dönük ve toplumsallığa açık olmaması yönüyle eleştirilmiştir süreç içerisinde. ve bu temel sebepler enternasyonelce pek sevilmemelerine neden olmuştur.