hemen hemen her gün sosyal ve reel medyada çıkan bol tragedya içerikli ve beyaz türk leri " bunlarla aynı ülkede mi yaşıyoruz ? " psikolojik bunaltı ve rahatsızlık açıklamasına büründüren haberlerden ve eş dosttan gelen şehrin adeta gizli anahtarları gibi medyaya yansımayan başta delice tecavüz olmak üzere sıradışı ve batılılara iğrenç gelen rutinlerden çıkarılan durum. bunların geneli böyle , ekstradan pis kokmaları , ellerinden bir iş gelmemeleri ve makarna ve kömüre bayılmaları da sayılabilir. zaten başka türlü bu gerici iktidar nasıl beslenecek ki , en büyük damarları bu tuhaf ve batıya bizi yanlış tanıyan köylüler. bununla mücadelede elbette türk ün kaliteli , kompakt ve eğitimci politikaları kullanılmalı , tabi önce bunlar ağızlarına bayat makarna almayı bırakacaklar...
çoğu genellemeler gibi aptalcadır. fakir ve cahil görünen bir kısım anadolu insanı hakkında şunları söyleyebiliriz:
bir anadolu insanı fakirse, gönlü geniştir. bir parça ekmeğine şükreder, kardeşiyle komşusuyla tereddütsüz paylaşır. komşusu açken tok yatmaz. kendi tok olmaz belki ama onun aç olmasına da izin vermez.
hakkı olmayan paraya el uzatmaz. alın terine, emeğe değer verir. kul hakkı gözetir. belki fakirdir ama fakir edebiyatı yapmaz.
cahil görünebilir, okumamış olabilir. ama okuyana, alim adama, bilgisi olana saygısı sonsuzdur. öğretmenine, doktoruna sahip çıkar. el üstünde tutar. mütevazidir, büyüklenmeyi sevmez nerede duracağını bilir. olgundur, kendi bilmese de bilginin değerini bilir, bilgili olana da bunu hissettirir. salt bilgi de değil ama, karşıdakinin ilmine bakar. sözünün eri mi ona bakar. bildikleri doğrultusunda hareket etmesi gerekir çünkü bunu bilir bunu söyler. pişmiştir yani, olmuştur.
bir de 'okumak cehalati alır, eşeklik baki kalır' diye bir sözleri vardır. kısaca anadolu insanı, anadolu insanıdır.