amerikan iç savaşı'nın gelişini önceden farkettiren bazı gelişmeleri bir gemi ile ilgili mahkeme süreci bağlamında anlatan film. film, adını filmde anlatılan gemiden almaktadır.
izlediğim dönemde bile - ki oldukça küçük bir yaştaydım - tüylerimin diken diken olmasına sebep olan güzel film. insanın insana yapabileceklerinin sınırı olmadığını gösteren bir yapım; hem iyi hem de kötü bağlamda.
zencilerin özgürlüklerini dilendikleri bir filmdir. Sesleri hala kulaklarımda yankılanır, içimi parçalar : Özgürlüğümüzü bize verin ! izlenmesi gereken bir film kesinlikle...
steven spielberg ün yönetmenliğinde gerçek bir hikayeden uyarlanan 97 yapımı ismi zencilerin yaşadıkları gemiden gelen film.
adada kurulan köle kalesinden toplanan zenciler amistad gemisinde götürülürken, gemide olan tutsaklıklarından kurtulup gemide bulunanlara saldırıp gemiyi ele geçiriyorlar. akabinde abd ile keçi inadını tadında dik başlılığa sahip ispanya kraliçesi isabella ile kapışmalar..
zencilerin bağımzıslık öyküsü 19. yüzyılda yaşanan kuzey güney savaşları..
ayrıca tacora adlı gemide yaşadıkları insanlık dışı muameleler..
1997 amerikan yapımı bir film. bir gurup siyahinin özgürlüğüne kavuşmasını anlatıyor. film gerçek bir hikayeden yola çıkar. özellikle gemi sahneleri çok serttir. filme 97 yılında, şu pan (karşıyaka izmir) kitabevinin bulunduğa sokaktaki karşıyaka sinemasında (sanırım artık yok o sinema) gitmiştim.ilk yarıdaki şiddete dayanamayıp, 2.yarısında çıkanlar (biri de çocuklu anneydi sanırım) olmuştu.
filmdeki amistad adı verilen gemi gibi inanılmaz vahşete maruz kalan afrikalı siyahiler olduğu da bir gerçektir. hastalandığı için, diğerlerine bulaşmasın diye suya atılan siyahiler olmuştur mesela. tabi bunun gibi bir çok şey. bu köle ticareti sonunda 90 milyon genç afrikalılının afrikadan kaçırıldığı söyleniyor. afrikadan amerikaya ise 15 milyon afrikalı getirilmiş. insan doğası cidden çok ürkütücü.
film 1839 yılında amerika da görülen gerçek bir dava olan amistad davasını anlatır. ispanyol gemisi la amistad (türkçesi dostluk) afrika dan yüklediği zencileri kübaya getirirken köleler mürettebatı öldürüp** kaptanı esir almıştır. kaptan, köleleri afrika yerine kandırıp amerika ya getirmiş, gemiye ve içindekilere el konulmuştur. ispanya kraliçesi amerika dan kölelerin en ağır şekilde cezalandırılmasını istemiştir. dava, kölelik karşıtı görüşlerin de yükselmeye başladığı bir ortamda görülmüştür. uzun ve zorlu bir süreçten sonra köleler serbest kalmıştır. bu dava, kölelik karşıtı kuzey eyaletleri ile ekonomisi tarım sektöründe çalıştırdığı kölelere dayalı güney eyaletleri arasında çıkacak olan iç savaşın kıvılcımlarından birisidir.
amistad adlı gemideki köleler, zincirlerini kırarlar ve mürettabı öldürürler. amerikalı askerler bu gemiyi görür ve içindeki köleleri teslim alır. olay mahkemeye taşınır. ispanya kraliçesi 2.isabella 'de araya karışır ve gemi ile içindekilerin kendisine ait olduğunu iddia eder. bir de iki tane adam çıkar, ellerinde köleleri satın aldıklarını gösteren bir belge vardır ve onların kendilerine ait olduğunu iddia ederler.
bir grup insan köleliği önlemeye çalişmaktadir. kölelerin içinden zekasıyla sivrilen bir zenci, onları özgürlüğüne kavuşturmak için üstün performans sergileyen avukata ve diğerlerine yardımcı olur.
en nihayetinde köleler, özgürlüğüne kavuşur. ama onca insan da ölmüştür.
işlediği konu itibariyle ufuk açıcı bir film fakat gereğinden fazla uzun. o yüzden de sıkma potansiyeli bir hayli fazla. ben izlerken sıkıldım mesela. artık bitsin umuduyla izledim.
steven spielberg'in insan duyarlılığına hitap edecek damar diye tabir edilen ve hemen her filminde görebileceğiniz unutulmaz karelerine, oyuncuların başta anthony hopkins olmak üzere muazzam performanslarına rağmen tahminimce abd'de kökleşmiş zenci düşmanlığı sebebiyle ticari olarak başarısızlığa uğramış film..