27.
"taşı toprağı altın şehir artık amerika " gibi bir söylemdir.
29.
örnekse "her amerikalı vatandaş beyaz saraya başkan olabilir" savsatası.
30.
Dünyanın kimler tarafından, nasıl yönetildiğini anlatan şöylede bir video vardır.
31.
yüz binlerce homeless'in göremediği rüyadır. amerikalıların her alanda olduğu gibi yaşam standartlarında ve mali konulardada kendin üstün gösterme çabası sonucu doğmuştur. ama her nedense new york, california gibi büyük eyaletlerdeki yüzbinlerce homeless hiç bir zaman bu hayatı görememiştir. bir de yurt dışından gelenleri düşünün artık.
32.
"Amerikan rüyası sınır tanımayan tüketim temeline dayanır. Bu rüyanın aslı ortayolcu medyanın
ve özellikle ticari reklamların ‐bu sonsuz büyümeye ihtiyaç duyan tüm kuruluşların‐ bizi ikna ettiği
veya beynimizi yıkadığı gibi. Amerikadaki ve dünyadaki bir çok insanın mutlu olabilmeleri için x
sayıda malı mülkü olmak zorunda olması ..ve sonsuz sayıda, daha da çok kazanma olasılığıdır. Bu,
kesinlikle doğru değildir. Peki neden insanlar bu tüketim şeklinin sistemli etkileri ekoloji (çevre)
soykırımına yol açacağını bile bile hala bu şekilde satın almaya devamediyorlar?
Aslında bu sadece klasik bir edimsel koşullanma(gerçek olarak var olan şartlanma). Siz sadece
organizmaya koşullanmaya dair verileri girersiniz ve istenilen davranışlara, amaçlara ya da hedeflere
göre sonuçları‐kazanımları elde edersiniz.
Edimsel koşullanma tüm teknolojik kaynaklara sahiptir ve çocukların zihinlerine nasıl girip
duydukları şeylerle omarkaya nasıl koşullandırdıklarıyla böbürlenirler.
O zaman insanların nasıl bu kadar aptal olduğunu anlarsınız insanlara Aptal olmak" öğretildi. Bu
bir değersistemi bozukluğudur. insan beyninin kolayca yoğrulabilir bir hamur olduğuna dair bir kanıt
arıyorsanız insan düşüncelerinin ne kadar biçimlendirilebilir olduğuna dair bir kanıt şartlanmış ve
yönlendirilmiş insanın çevresel uyarıcıların ve onu destekleyen şeylerin etkisiyle ne kadar kolay
şekillendiğine dair bir kanıt işte reklâmdünyası bunun kanıtıdır!
Ucuz iş gücünü sömüren denizaşırı bir ülkede en fazla 10 dolara mal edilmiş bir çantayı 4000
dolara aldım demek için gün boyu alışverişte boş boş dolanan tüketici olarak bilinen programlanmış
robotlar olarak bakıldığında bu beyin yıkama düzeyine korkuyla birlikte hatırı sayılır bir saygı
duymanız gerekir. Marka statüsü, bir kültürmüşçesine insanlara sunuluyor. (Filan markadan
giyinmek bir değer haline gelmesi)
Ya da toplumdaki güven ve birliği artıran eski sosyal gelenekler günümüzde açgözlü maddeci
değerlerce çarpıtılıp çalınmış ve bugün yılda birkaç kez alıp birbirimize verdiğimiz saçma sapan
şeylere dönüşmüş. Bugün büyük bir çoğunluğun alışverişe ve tüketime karşı neden üzerlerinde bu
denli bir baskı hissettiğini merak ediyorsanız; bunun sebebi açıkça, çocukluklarından beri maddi
beklentilerinin arkadaş ve aile çevresindeki statülerinin bir işareti olarak görülmesine
şartlandırılmalarıdır.Gerçek şu ki;
bir toplumun temeli onun işleyişini destekleyen değerlerdir. Toplumumuz, mevcut durumunda
değerlerimiz sadece pazar sisteminin devamı için gereken bariz tüketimi desteklerse işleyişini
sürdürebilir. 75 sene önce Amerika ve gelişmiş ülkelerdeki kişi başına yapılan tüketim bugünkü
miktarın yarısı kadardı. Bugünün yeni tüketici kültürü gerçek tüketim ihtiyacına göre gittikçe artan
bir seviyede üretilmiş ve empoze edilmiştir. işte bu yüzdendir ki günümüzde çoğu şirket, reklam
harcamalarına üretim maliyetlerinden daha çok para harcamaktadırlar. Olmayan ihtiyaçlara
yönelik suni bir eksiklik duygusu yaratmak için özenle çalışırlar ve görünüşe göre bunda başarılılar.."
33.
Bir hayal mi yoksa gercegin ta kendisi mi, 60 yasinda karar verecegim sey.
34.
90 öncesi gidenlerin gerçekten yaşadığı şimdi ise gençlerin work and travel ile gidip fast food zincirlerinde amelelik yaparak yaşadığı rüya.
36.
emir kustirica'nın arizona dream filminin türkçeye amerikan rüyası olarak çevrilen ismidir.
johnny depp'in henüz bıyıkları dahi terlememiş halini görmek isteyenler filme buyursun. bu vesileyle kustirica ilede tanışmış olursunuz.
37.
Apollo creed in rocky e şans tanıması.
39.
emeğin karşılığını veren fırsatların kaçmadığı süresi olmayan ve bitmeyen ender rüya türü.
40.
Amerikanın 1920 sonrasında iç göçlerini arttırıp , nüfusunu arttırmak amaçlı yaptığı propagandadır.
'' Amerikada her şey çok güzeldir , insanları güler yüzlüdür'' vs. gibi
Günümüzdede devam etmektedir.
Amerika hep bugüne kadar ''zenginlikler, güzel kızlar, rahatlık ,refahlık'' olarak bize arz ettirilmiştir.
Fakat öyle değildir tam tersine '' sokaklarda açlıkla mücadele edenler , kalabalık , sıkıntı , para sıkıntısı'' yer almaktadır.
Ha zenginsen her yer sana '' rüya '' gibidir. fakat değilsen gittiğinde görürsün el mi yaman bey mi?
41.
looserların hissedemeyeceği ve yaşamayacağı hiç bitmeyen ender rüya türlerinden biri.
43.
son olarak reza'ya kabuslar yaşatan rüyadır.
44.
Emerikın driğm.
Koca bir balondur. Sikimsonik işler sonucu milleti kandırıp en güzelinin, en iyisinin, en mükemmelinin onlar olduğuna inanıp inandırmışlardır.
Bokumun maviliği moron amarigolular.
45.
kapitalist düzenin insana ulaşması çizdiği ütopik hayattır. bu insanlar bu hayata uğraşmak için ömürlerini harcalar. kafalarında hep o hayat vardır. özellikle medya bu konuda başı çeker. televizyonlarda ideal hayatlar işlenir. orada hep zenginler rol model olarak halka benimsetilir.
hatta üçüncü dünya ülkelerine bu çok çabuk işler. mesela türkiye. her şeyin son modelini almak için sıraya girenler az değildir. adam gider it gibi üç ay çay toplar sonra son model telefonu alır o parayla ve içinde birini alacak tl si bile olmaz.
yani rüya bir nevi budur.
46.
şişirilmiş bir balondan ibarettir aslında.
47.
Şu anda "trt belgesel"de yayınlanan programdır. ismi ile içeriği arasında ironi sezdim, bakalım.
48.
islerin hep daha kötüye gitmesinden başka bir anlamı yoktur.