binlerce yıllık türk milletinin milliyetçiliğine örnek olması gereken, 2 yüzyıllık bir milletin(!) milliyetçiliğidir.**
bunun sebepleri çok çeşitlidir; örnek olarak amerika'da liberal veya entellektüel anlamda zırvalanan saçmalıklar kesinlikle para etmemektedir. yani kendi milletini yeren, zencilere, yerlilere soykırım yaptık diyen insanlara, ülkemizde milletini savunan insanlara bakılan gözle bakılmaktadır, sevilmemektedirler.
moda olan mümkün olduğunca amerikan milliyetçiliği yapmaktır, filmlerde amerikan bayrağını mümkün olduğu kadar çok ve güzel karelerde kullanmak, kahramanlarını süper kahraman insanlar olarak göstemektir.
sadece amerikan film sektöründe bile milliyetçiliğin ne kadar moda bir yaklaşım olduğunu görmek mümkündür.
bunun yanısıra amerikan siyasetinde milliyetçiliğin ne kadar özümsendiği, bu değerin ülkemizdeki gibi bir tek partiye mal edilmeyişi ile de rahatlıkla görülebilir; en zıt iki oluşumun arasındaki tek ortak nokta sorusuna, amerika'da, rahatlıkla milliyetçilik şeklinde cevap verilebilir. mesele milliyetçi olmak kesinlikle değildir zira herkes milliyetçidir. amerikan siyasetinde ayırt edici nokta ülkemizde nefes alanlarına faşist damgası vurulan 'şahinlik' kavramıdır ve halk nezdinde en çok itibar görenler ve en karizmatik duranlar da bu insanlardır.
maalesef milliyetçiliğe bile öcü olarak bakılan ülkemizde 'şahinler' kavramı bulunmamaktadır.
milliyetçilik adı ile anılan parti ile birlikte herkese malum öğrenci olaylarında marjinalize edlmiştir, kaldı ki şahinlik kavramı oluşsun...
mevcut olan tüm aykırılıklara karşı amerikan politika sisteminde milliyetçiliğin bu denli yerleşmesinin ilk sebebi de insanların bilinçli olması değil, bilinçlendirilmiş olmasıdır.
başta televizyon olmak üzere medyanın istediği yere sürükleyebildiği tek millet türkler değildir. lakin ülkemizin aksine amerika'da medya insanları milliyetinden soğumaya değil, henüz millet olma aşamasındaki insan topluluğuna kendilerini sevmeyi aşılamıştır.
amerika'nın dünyanın polisini oynamasının ilk sebebi de budur.
dünyanın en milliyetçi insanları: amerikalılar, japonlar, israilliler.
dünyanın en gelişmiş devletleri sıralamasında başlarda olanlar:amerikalılar, japonlar, israilliler.
tesadüf mü?
bence değil...
birleştiricidir, asla bölücü değildir. arada dünyanın ebesini bellemektedir, ama olsun artık o kadar, ne de olsa dünyanın en milliyetçi ve en gelişmiş milletiler. tesadüf mü? bence değil.
amerikan filmlerinde tazyikli bir şekilde dimağlara pompalanan milliyetçilik. ilginçtir bir filmde şöyle geçiyordu: "biz zencisiyle, kızılderilisiyle, japonuyla, ispanyoluyla ve italyanıyla beraber bir sürü millet. hepimiz amerikanız." ifade tanıdık. hımm
dünyaya böl ve yönet politikasını empoze etmeye çalışan, eline geçirdiği ülkenin kaynaklarını sonuna kadar kullanan yayılmacı bir ülkenin kendi insanlarını bir arada tutmak için kullandığı politikadır. united we stand divided we fall diyen bir ülkenin gelip bizim ülkemizde yok azınlıklar, yok farklı kültürler, etnik gruplar diye ortalığı karıştırması ne kadar da doğal geliyor bu millete. hayretler içerisindeyim. adamlar binlerce kilometre öteden kalkıp milyarlarca dolar masraf yapıp kendisine tehdit ilan ettiği dünyanın her hangi bir köşesini işgal ediyor ve halkın büyük çoğunluğunu arkasına alabiliyor. senin askerin kendi toprakların içerisinde terör eylemi yapan birini öldürsen bu memleketin tüm kansızları ve bunların götündeki yalakaları ve daha kötüsü bunları nimetten sayıp yalanlarına inanıp sürüklenen safları ayaklanıp özgürlükten insan haklarından bahsediyor.
arakdaşım sen hiç amerika da 4 temmuz kutlaması gördün mü ? hintlisi, kolombiyalısı, mozambiklisi, faslısı, çinlisi o günü iple çekiyor. kutlama yapılacak meydana sabahtan gidip yer kapıyor. çoluğuna çocuğuna ülkesinin! bayrağını sallatıyor. saatelerce süren konserler veriliyor, dakikalarca havai fişek gösterisi sürüyor ve sonunda hep bir ağızdan abd marşı söyleyip evlerine gidiyorlar. bu insanların sence hangisinin dedesi abd adına bir savaşa girdi de ülkesini korudu ? evet cevabını duyar gibiyim. ve sen hala özerklikten, konfederasyondan federasyondan bahsediyorsun. senin aklını alayım ben.
ha bir de 4 temmuz ne biliyor musun ? amerika nın bağımsızlık bildirgesini ingiltere kralı na sunduğu gün. * yani öyle savaşıp kanlar dökülüp ayakta kalanların gözyaşları içinde ülkelerinin bağımsızlıklarını kazandıkları gün değil. ha bir de aslında 4 de değil 2 ama bi kere baştan öyle başlamış. yapacak bir şey yok.
olmayandır. abd adı üstünde birleşmiş devletlerden oluşan federe bir kozmopolit ülkedir. 172 ırktan insanı bulundurur. o yüzden tek bir ırk tekelinde olmadığından yapılamaz.
türkiye imparatorluk değil ki sonu bölünme ile biter zaten istenen ve amaç da budur. foşost diyenleri kale almayın nasıl olsa andavallıdan bol bir şey yok. sonuç olarak kaybeden türkler olur, tayyip çıkar kandırıldık der olay kapanır.
başkanlığı bunlar hile ile de olsa getirecekler sonra tartışmalar eyalet sistemi olacak. bu işin sonu yok. aklınızı başınıza alın. 1.dünya savaşı ve kurtuluş savaşından sonra türklerin onda dokuzu öldü ondan sonra getirdiniz 3 milyon arap diye üreyerek 10 milyon oldular. buna yardım değil enayilik denir. bilinçli olarak ülkenin kimyasını bozun sonra türkiyeliler yok ya, siktirin gidin.
Türk Milliyetçiliği harici bütün milliyetçilikleri kapsar, ihâta eder ve temsil eder. ikisinden başka bir milliyetçilik türü yoktur, hiç bir zaman aralığında olmamıştır.