Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus arasında bir kutuptan ötekine uzanan kara parçası. Beş kıtadan biri. Amerika Kıtası yerkürede öylesine geniş bir yer tutar ki, çoğu zaman «Batı Yarımküresi» diye anılır. Kuzeyden güneye uzunluğu 18 000 kilometreyi bulur; toplam yüzölçümü, Asyanın yüzölçümünden biraz daha küçüktür (44 milyona karşı 42 milyon km2); ancak iki kıta arasındaki nüfus orantısı le 4tür (Amerikada 500 milyon, Asyada 2 milyar insan yaşar).
neden hep Türk filmlerinde işler ters gider örneğin hababam sınıfı evet komik bir film halen izlerim fakat hep o laboratuvar patlar burada bize bir mesaj var sanki siz kenara çekilin laboratuvara girmeyin girerseniz bak böyle olur birde amerikan filmlerine bir bakın müthiş bir teknolojiye sahip laboratuvarlar adamlar göz taraması yaparak içeriye giriyor falan bizde neden böyle filmler yok hep aşk filmleri olsun bir kerede dünyayı biz kurtaralım bu filmler yüzünden insanlar kendini pasif konuma getirmektedir.
itilaf devletlerinin kaderini değiştiren ülke.
halk arasında coni olarak adlandırılan vatandaşlara sahip olan ülke.
dışarıdan bakıldığında, şehirleri, yaşam tarzları, modern yapı ve insanlar ön plana çıkartılarak, kendi ni sevimli gösteren aslında sokaklarında ki uyuşturucu çeteleriyle baş edemeyen ordusuyla müslüman ülkeleri işgal ederek, önceden belirlenmiş stratejiler doğrultusunda kene misali kan emerek varlığı sürdüren, tehlikeli bir yapılanma.
zamanın da bir tarihçimizin anlatımlarında şöyle geçiyor du ;
-amerika'yı ilk osmanlı keşfetti ve imparatorlukta ki ceza evlerini ve hayat kadınları nı oraya sürgün etti. amacı imparatorluğu daha güzel bir hale getirmek ti fakat bu azılı suçlular ve hayat kadınları koloniler halinde amerikayı kurdu onların ataları bunlardır bu yüzden erkeklerinin genlerinde suç kadınlarının o.. var. Alkışlıyorum o hocamızı ağzına sağlık.
bu çağda anayasasında sivillerin silah taşımasına izin veren ve ironik olarak son zamanlarda eline alanın silahı patlattığı abzürd ülke. hindi kadar akılları olsa bunu düşünürlerdi efendim..
aslında bütün ekonomisi iki aileye bağlı olan ülke. kendisini temize çıkartmak için zengin insanların statülerini geliştirir ve peşine silah üretmiyorum gibi açıklamaları rahatlıkla yapabilir. bütün bunların bedeli de amerika merkez bankasının komisyon almasıdır çünkü devlete ait değildir. . ek olarak bu ülkenin çok korktuğu ekonomist keynesyendir. onun düşüncelerini savunanlar kendilerine göre komünisttir. bu yüzdendir ki bu isimin olduğu her yere baskın yapılmaktadır.. amerika kapitalizmi benimsemesine rağmen, devletin eli her zaman ekonominin üzerindedir.
amerika rüyası diye bir filmi olan ayrıca adına şarkılar yazılan büyük ülke. Dil konusunda asla taviz vermeyen ancak her ülkede açılan ingilizce kurslarında da yabancı öğretmen temin ederek yöntem geliştirmeye çalışanlar mevcuttur. Ama eğer dil öğrenmek isteniyorsa gidip oradan öğrenmeniz gerekmektedir.
ellerinde dünyayı yok edecek güç var onların yerinde barbar demokrasiden nasibini almamaışş bi ülke olsa kafası bozuldukça atardı bombaları ama onlar savaşata atılacak bomba için bile halka danışıyorlar. işte demokrasi budur.
Ben, çevrilmişim ben
hanımelleri ve çorak topraklarla, çakallar ve şimşeklerle,
leylakların zincirlenmiş kokularıyla:
ben, çevrilmişim ben
günlerle, aylarla, sadece benim tanıdığım suyla,
yoncalarla, balıklarla ve sadece benim ansıdığım günlerle,
ben, çevrilmişim ben
daracık, savaşan köpüklerle
çanlarla kaplı sahiller boyunca.
Volkanın ve kızılderililerin al renkli gömleği,
yol, kökler arasındaki yaprak ve dikenle
beliren çıplak ayak
geliyorlar ayaklarıma geceleyin dolaşmam için.
Karanlık kan sanki sonbaharın
toprağa akışı gibi,
yabanıl ormandaki ölümün korkunç örneği,
fatihlerin derinleşen adımları, savaşçıların
çığlıkları, uyuyan mızrakların karartısı,
askerlerin ürperti veren düşleri, timsah barışının
suyu gürültüye boğduğu büyük ırmaklar gibi,
senin yeni kentlerinin umulmadık belediye başkanlarıyla,
yılmaz kuşların korosu,
ateş böceklerinin koruyucu parıltısı
yabanıl ormanın çürüyen günlerinde,
yaşıyorsam karnında, senin tırtıklanmış
ikindinde, dinlentinde, doğumlarının rahminde,
depremde, çiftçilerin sövgüsünde, kar bulutundan
düşen külde, uzayda,
o temiz olan, daire gibi yuvarlak olan, kavranılmaz uzayda,
sıradağların kanlı pençelerinde, Guatemalanın
onuru kırılmış barışında, zenciler arasında,
Trinidadın rıhtımlarında, La Guayrada:
her şey benim gecemdir, her şey
günümdür benim, her şey
havamdır benim, bunların hepsi benim yaşadıklarım,
uğruna acı çektiğim,
yükselttiğim ve ölümüne savaştıklarımdır.
Ey Amerika, benim bu şarkısını söylediğim heceler
ne gündüzden yapılmış ne de geceden.
Bu adanmış öz topraktan yapılmış,
parıltıdan ve ekmeğim utkumdur,
ve düşüm düş değil, ama topraktır.
Uyuyorum sere serpe balçığın içinde
ve ellerimin arasından akıyor, yaşadığım zaman,
sulu bir toprağın kaynağı.
Ve şarap değil içtiğim, ama toprak,
saklanmış toprak, ağzımın toprağı,
tarımın çiğdem ıslaklığındaki toprağı,
ışıltılı sebzelerin poyrazı,
mısırın kökü, altınsı ambarı.