doğrusu amerika da neden bizdeki kadar etnik sorun yaşanmıyor olan başlıktır.
bazıları sürekli olarak amerika örneğini veriyor onlar başardıysa bizde başarırız diyorlar. nedeni son derece basittir. çünkü ben amerikalıyım diyen insanların tamamı kendi ırklarından vazgeçmiş ve yeni bir oluşumu kabul etmiş olan insanlardır. ingilizler artık ben ingilizim demiyorlar ben fransızım da demiyorlar ya da zenciyim de demiyorlar yepyeni bir şey söylüyorlar.
peki bu bizim ülkemizde denenmedi mi? türk kürt yoktur ''türkiyeli vardır'' dendiğinde hepiniz burun kıvırmadınız mı?
aedit: kusura bakmayın da sizin etnik sorun olarak aşağıda sıraladığnız şeyler dünyanın her ülkesinde vardır. benim etnik sorundan kastım neden bizim ülkemizdeki türden bir etnik sorun yoktur?
neden mi çünki amerikada ki 11 milyon italyan sırf 11 milyonlar diye italyanca resmi dil olsun istemiyorlar
neden mi çünki afrikalı zenciler bile amerikan bayrağını sallayıp bu benim bayrağım diyorlar her ne kadar mağdur olsalarda
gayet basit adamlarda ırk yok amerikalılık ve amerika bilinci var bir ırk veya din değil amerikanın menfaatleri her zaman daha önde.
buyrun dünyadan birkaç haber
"“Farklı bir dilde konuşuyorsun ve kimse seni anlamıyor. ingilizce konuş. Ülkene geri dön” diye saldırıya uğrayan türk haber ingiltere'den. Türkiye'de kimin hangi dili konuştuğu bile belli değil azınlıklar için resmen tam bir özgürlük ülkesiyiz.
abd'de etnik problemler elbette vardır. ancak bunlar, milli bir hak arayışı değil de ırkçılıktan gelen sorunlar üzerinedir.
abd 20. yüzyılın başından beri "melting pot" politikasını uygulamaktadır. bu politika, göçmenleri kabul eden, onlara temel hak ve özgürlüklerini veren, amerikan kimliğini ön plana çıkaran bir politikadır. burada devlet, gelen göçmenden ingilizce öğrenmesini, iş bulmasını ve topluma uyum sağlamasını ister. aynı zamanda da kendi kültürünü yaşatmasına, ana dilini konuşmasına ve azınlık olarak örgütlenmesine, sivil toplum kuruluşları kurmasına da izin verir.
sanırım bu hakları alan göçmen de rahatlıktan olsa gerek, nasıl olsa haklarım var diye topluma uyum sağlar ve sıradan bir abdli veya kanadalı olur. ayrıca kendisi gibi birçok kişi de olduğundan sıradışılığı da kalmamıştır. hatta bu sıradışılıktan kurtulmak amacıyla çevreye uyum sağlar.
bir de abd ve kanada'da "hala" varlığını sürdürebilen yerlilerin yaşadıkları arazilerde kendi özerk yönetimleri vardır. bu grupların haricinde herkes göçmen olduğundan ve yeni gelen göçmenlerin de "amerikan" kimliğini benimsemeye hazır daha iyi yaşama arzusundaki insanlar olması nedeniyle problem yaşanmadığı kanaatindeyim.
bizim yaşadığımız çoğrafya ise adı üstünde "eski kıta". yaşanılan siyasi, etnik, kültürel tüm sorunların tarihi arka planları var. bu yüzden sorunları çözmek kolay değil. zaten abd ve kanada'da da "eski kıta"da rahat edemeyen veya istenmeyen insanların kurduğu "yeni kıta" ülkeleridir.