hala daha çoğu sahnesi dün izlemişim gibi aklımda kalan efsane bir filmdir. hatta en ilk sahnelerinden biri olan zencinin kafasını kaldırıma koyup dişlerini açtırıp kafasına tekme atma sahnesinde yapma yapma ananı s*kerim yapma diye bağırmıştım.
bu filme laf söyleyen çarpılır harika bir senaryo ve edward norton'un efsane oyunculuğu bir de ben yakın tarih filmlerini severim ırkçılık konusuna güzel değinilmiş bugün hala abd'de klan'ın hayaleti dolaşmaktadır .
eleştirdiği faşist ideoloji karşısında bir alternatif üretemeyen, faşizme karşı mücadeleyi değil bireysel kurtuluşçu/liberal bir yolu öneren eksik, içe sinmeyen, bütüncül bakış açısından yoksun bir filmdir bence.
Filmin başrolundeki adam faşist biriyken hapishanede geçirdiği zaman zarfında değişiyor hapishanenin başlarında faşist bir toplulukla takılırken onların ne kadar çıkarcı insanlar olduğunu anlıyor ayrıca o dönemde cinayet işleyen beyazlar 5-10 yıl hapis yerken televizyon çalan bir siyahi 20 yıl hapis cezası alabiliyor aslında filmin vermek istediği mesaj çok anlamlı öfkeyle hareket etmemek gerek ön yargılardan kurtulup insana insan olduğu için değer verilmeli üstün ırk yoktur hâla insan kalmayı beceren üstün insanlar vardır.
filmin son sahnesinde danny'nin vurulduğunu gördüğümde ağzımdaki cips yere düştü, ağzım yaklaşık otuz saniye açık kaldı ve zencinin suratına bakakaldım. Her şey yoluna girdi, bizim derek işlerini halletsin mutlu mutlu dersimi çalışmaya gideyim diye düşünüyordum oysa.