çok garip hissiyat lan. Valla çok garip. Yani babalığa fersah fersah uzağım ama yeğen. yanlış anlaşılma olmasın da çocuğu anasına babasına bile layık görmezsin . daha küçükse bir de, sanki anasının babasının yanlış öğreteceği şeyler çocuğun ileriki hayatını etkileyecek diye dört dönersin, çocuğa herşeyin en iyisini, en güzelini öğretmeye çalışırsın. Yok sanki anası babası kötü bir şey öğretmek isteyecek de işte o öyle değil.
çocuğun babasıyla olan akrabalık derecen artık senin kardeşin, abin olmasından değil Yeğeninin babası olduğundan ileri geliyormuş gibi bir hissiyata bile kapılırsın. Böyle garip bir sahiplenme formuna girersin. zaten bu yüzdendir babasını, anasını dikkatle çocuğa ne öğretiyorlar diye incelemek.
Ama sonuçta babası bellidir, anası bellidir, amca hele de uzaksa bayramda seyranda görüşülüp eğlenilenecek akrabadır. Adam gibi iş güç olsa da memlekete dönülüp yeğenin büyümesini kaçırmamak istersin. ileride olacak amca çocuklarıyla birlikte büyümesini onlara ablalık, abilik yapmasını istersin.
Ama o işler öyle olmuyor işte. olacak gibi de görünmüyor.
hayatım boyunca tadamayacağımı düşündüğüm, yakın arkadaşlarımın olacak çocuklarına bulaşacak kadar ezik hissettiren durumdur. neden bu kadar önemli olduğunu düşünüp üzüldüğümü sorduğumda cevap verememek durumu daha da kötü kılmaktan öteye geçmesine neden olmuyor.
an itibariyle yaşadığım durum. 3 yıl önce dayı olmanın ve ilk yeğen sahibi olmanın mutluluğunu, ilk kez amca olmayla tekrar yaşıyorum şuan. sözler yetersiz kalıyor sözlük. darısı abimin başına
biyolojik açıdan erkek kardeşin çocuğu olduğunda gerçekleşen durum. lakin manevi yönden çok daha derin bir konu. insanın o küçük sincap * doğduğunda amca olma olgunluğuna ulaşması farklı zaman dilimlerinde olabiliyor. tabiki kucağına ilk aldığında müthiş bir duygu ama tam amca olamıyorsun işte. anne baba olmaktan farkı da bu.
mesela bugün 3 aylık sincap kucağımda uyuyakaldı sallanırken. ve asla dikkat etmeyeceğim o sokakta top oynayan çocukların sesi kulağıma geldi. ve çıkıp 'hadi oğlum başka yerde oynayın, çocuk uyuyo! ' dedim. ilk kez kendimden başka birisinin rahatsız olacağı ve uykusundan uyanacağı endişesi sardı heryanımı. ben artık kendimden başkasını bir nebze olsa da düşünebiliyordum. amca olmuştum...
baba yarısı olmaktır yeri geldiğinde. cebindeki son paranın yarısını çikolata almak için ayırabilmektir.
dayı olmaktan farklıdır biraz. amca babanın değişmiş bir versiyonudur. öyle enseye tokat g. te parmak olamazsınız asla. illa kızacak birşeyler bulur.
ama hep 'oğlum- kızım' diye kızar, sever, öper.
amca olmak, baba olmaktan önceki en güzel duygudur**...
baba çocuğun üzerine giderse, çocuğun ilk sığınacağı yerdir.
babadan izin alınamazsa, babayı ikna etmek için araya sokulan insandır.
çocuğun yaşı ilerledikçe aranıp, sorulmayandır.
"amca olacaksın lan" haberi ise, bir insanın doğum gününden önce alacağı en iyi hediyedir.
yalnız bu çocuk beni idol alırsa, vay abimin, yengemin haline.
edit: tabi oğlan çocuğunun amcası olmak için bunlar.
kendi cocuğundan önceki dünyadaki en kıymetli şeydir senin için.işten yorgun argın gelirsin ve moralin bozuktur.kapıda seni gülümsemesi ile karşılayan bir afacan olduğu zaman tüm dertler unutulur gider.
eğer hakkıyla yapılırsa zordur. Amcalık akrabalıktan daha ötedir. Baban yoksa sığınacak başka bir limandır. Baba yarısıdır diyeceğim ama küçük emrahın filmleri aklıma geliyor.*