80 yaşındaki insanı bebekler bakılmasına sebebiyet veren hastalıktır. kişiden kişiye farklılar gösterir. ayrıca üzüntü ve depresyonu alzheimer'i tetkikler. babaannemin alzheimer'a yakalanma sebebiyle az çok tecrübelerim oldu bu konuda. sıralamak gerekirse;
- ters tepki göstermeyin çünkü bu üzüntüye yol açacaktır.
- gündelik iş verin. mesela fasulye kırmak, çamaşır katlamak.
- konuşturmaya çalışın.
şüphesiz ki bunlar yeterli olmayacak ama en azından hastalığın ilerlemesini az da olsa engelleyecektir.
beynin hatırlama ile ilgili kısımlarının deformasyona uğraması ile oluşan hastalıktır. ille de yaşlanmak gerekmeyip, geçmişte yaşanan olayların hatırlanmak istenmemesi ve bilinçaltına atılması, çarpmalar ve düşmeler sonucu oluşan travmalar, b12 eksikliğinin had safhaya gelmesi, vücuttaki potasyumun azalması gibi bir çok nedeni vardır. ülkemiz genelinde genellikle 55 yaş üstü insanlarda görülmektedir. hastanın her şeyi unutması söz konusu olmayıp genellikle gençlik anılarını hatırlaması durumudur. görülen bir diğer semptom ise beyindeki boşlukların uydurma anılar ile doldurulmasıdır.
hastalığın acısı ve zorluğu bir yana eğer bu hastalığa sahip ton ton bir yaşlı varsa etrafınızda, zaman zaman (bkz: yaran youtube yorumları) na taş çıkaracak diyaloglar ortaya çıkar.
90 yaşındaki alzeheimer hastası anneanne = a
torun= t
annane torun tarafından giyindirilmiş, kuşandırılmış ve hava alması için küçük bir yürüyüşe çıkarılacaktır. kız şöyle bir bakar anneanneye ve...
t: çok güzel oldun sultanım. belki bu gün bahçe de sana bir kısmet bile bulabiliriz.
a: hee Marilyn Monroe gibi oldum maşallah. kız git döverim seni. serseri.
t: Marilyn Monroe'mu? ya annane sana torunlarının isimlerini say desem sayamazsın, merilyn'i mi hatırlıyosun?
baston kızın bacaklarına doğru sertçe çevrilir ve...
a: serseri
t: e sayamıyorsun ama, say da görelim.
a: electron.......
t: başka? geriye kalan 12 torunu ne yaptın bakıyım?
a: git kız başımdan zaten kocanı da sevmiyorum.
t: hangi kocamı annane beni ne zaman evlendirdin.
a: kız git sokakta arkadaşlarınla oyna. başımı ağrıttın. ahh meriliyn ahh, bizim zamanımızda o beyaz elbise kaç paraydı biliyon mu sen?
onumuzdeki iki yil bu hastlikla noronlardaki antioksidant systemler arasidaki iliski uzerine calisacagim. muhtemelen bu konu uzerine devam ederiim neuroscience kariyerime. umudum bunamadan bu bunama hastaligina bi cozum gelistirmek.
kesinlikle hastalıkların en kötüsüdür. çok yakınında olan birinin seni hatırlamayıp kimsin sen diye sorması kadar acı verecek bir şey yoktur. tedavisi de henüz bulunamamıştır. ancak ilaçlarla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ama asla durdurulamaz. hasta son zamanlarında tuvalet ihtiyacını, yemek ihtiyacını gideremez. çünkü nasıl yapacağını unutmuştur. böyle bir hastalıktır. allah kimsenin yakınına vermesin. yakınları ve ona bakmakla yükümlü kişileri çok yıpratır. tabi ki manevi açıdan. ama yine de ara sıra birilerini, bir şeyleri hatırlaması yakınlarını çok ama çok mutlu eder. keşke 1 dakikalığına da olsa beni ben olduğumu bilerek öpse, sevse dersiniz. tabiki bu bir mucizedir.
bu hastalıktan korunmak için stresten uzak durmalısınız. beyininizi kullanmalısınız. eğer hergün aynı şeyi yapıp beyninizi kullanarak hiçbir şey katmıyorsanız gününüze, siz potansiyel bir alzheimer hastasısınız demektir. bulmaca çözün, bilgisayar oynayın, puzzle yapın ve en önemlisi hayata küsüp içinize kapanmayın. dertlerinizi anlatın gitsin. hafifleyin.
bnim ananem bu hastalıktan 2 yıl önce vefat etti. bu hastalığın kitabını yazacak kadar bilgi sahibiyim. hem bakanı hem de baktıranı yoran ve üzen ve artık gençlerde dahi görülmeye başlayan unutkanlık hastalığıdır. beyin daralması olarak ifade ediyor doktorlar. evreleri var. 7. evreden sonrası çok kötü, allah kimsenin başına vermesin. bu hastalıkta beyin yavaş yavaş komut vermeyi bırakıyor. ilk başlarda hafif unutkanlık ve başda sürekli bir yanma hissi oluyormuş. daha sonra alıp başını gitmeler başlıyor yani devamlı gözetim altında olmalılar. evreler ilerledikçe hastalık daha da zorlaşıyor. artık kişi kimseyi tanımıyor. çocuklarını dahi hatırlamıyor. kızına anne kocasına ya da erkek çocuğuna baba diyor. çocuklaşmaya başlıyor tamamen. bir çocuk gibi büyüklerden korkuyor. tuvaletini bile bilinçsiz yapaıyor malesef altına. daha da ilerleyen evrelerde vücut kendini hiç tutamıyor 2-3 kişi zor kaldırıyor denge olayı hiç yok. hastane kontrollerinde ambulansla bile gidilebiliyor. ve en kötüsü yemek yerken beyin çiğneme komutu vermiyor. çenesini ya siz oynatıyosunuz ya da sırf püre veriyorsunuz. hatta meyve suyunu biberonla bile içebiliyor. devlet bu konuda çok yardımcı. herşekilde yardımcı havalı yatak veriyor, özel mamaları var alınması çok zor olan. hatta bezini bile veriyor. ne kadar kuvvetli beslerseniz o kadar güçlü ve uzun yaşıyorlar. alzheimer hastalarının uzun yaşamı bakımla alakalı. bizim doktorumuz hayret etmişti. ananemi 8 yıl yaşattık. tabi önce allahın izniyle. bu konu o kadar uzun ki sayfalar yetmez arkadaşlar. bu hastalık beyin fazla yorulduğu için oluyormuş. siz siz olun gerekli gereksiz şeylerle beyninizi yormayın. hayat güzel ve yaşamaya değer. yaşamın tadını çıkaın.
bilim adamlarının acilen çaresini bulması gerektiği bir hastalıktır. çünkü bu hastalık en çok hastaya bakan kişiyi etkilemekte, hastaya bakanın psikolojisini dibe vurmaktadır. şuan hali hazırdaki alzheimer ilaçları hastalığı tam olarak tedavi etmemekte, sadece hastalığın ilerleyişini yavaşlatmaktadır. her ülkenin olmakla birlikte özellikle gelişmiş ülkelerden amerika birleşik devletleri'nin bu hastalıkla başı beladadır.
genel itibariyle yaşını başını almış insanlarda görülmektedir. yıllarca gözünüzün önünde şen şakrak kahkahalar atan, espriler yapıp ortamı kahkahalara boğan o çok sevdiğiniz eli öpülesi aile büyüğü gider, yerine kimseyi tanımayan ve aynı soruları üst üste soran bir kişi gelir.
dünyanın yaşanılası en zor durumlarındandır. yürekleri burkar. sizin için 'sen kimsin' demesi ve size boş gözlerle bakması gözlerinizin ıslanmasına sebeptir.
ilerleyen safhalarda ne yaptığını bilmez, ne sorduğunu bilmez, ne konuştuğunu bilmez seviyeye gelir. bir bitkiye dönüşür, size muhtaçtır ama muhtaç olduğu kişiyi de bilmemektedir.
bazen sevimlilikler yapar ama bu durum 'gülerim ağlanacak halime' gibidir.
aile büyünüğüz resmen çocuğunuz olmuş olur. allah kimsenin başına vermesindir ama ne dertler var diyip buna da şükür dersiniz.
alzheimer bizi yakalamadan biz onu unutalım!
ama hatırlayarak unutalım, ibretlik hikayeleri bilerek...
o bizi unutturmadan biz onu unutalım. dalga geçelim.
biz "kendimizi" devamlı hatırlarsak, unutacak bir şey kalmaz olur. haydi, kendimizi kendimize hatırlatacak bir şeyler yapalım:
en çok "o" parçayı dinlemeyi severdik değil mi? hele bir de yağmur yağıyorsa...
dondurma yerken hiç bitmesin isterdik ya hani... en sevdiğimiz filmi kaç defa izlemiştik? bir kez daha izlesek? aynı domatesten bir kez daha yetiştirsek? aynı çiçekleri tekrar ve tekrar koklasak...
evet, o uzun zaman önce bıraktığımız enstrumanı tekrar alsak elimize... gençliğimizde fethettiğimiz kalpleri, aynı şarkıları tekrar çalarak tekrar fethetsek?
zor değil kendimizi hatırlamamız... inanın zor olan, kendimizi unutmamız!
hafızamla çok çok övünen bana, son zamanlarda acaba dedirten rahatsızlıktır. insan herşeyi unuturmu.
aklıma gelen örnekler şirkette sıkıntıdan tv açılmıştır bir türk filmi dönmektedir
niyetettim: ne
iş arkadaşı: ia
ne : yaa off çıkaramadım bu adamın adı neydi
ia : müşfik kenter
10 dk sonra
ne: gençken ne kadar güzelmiş fatma girik
ia: oha o filiz akın.
başka bir gün
niyetettim: ne
niyetettim in annesi. nea
nea: kızım gelirken tavuk kelebek al unutma.
akşam
nea: niyetetttimmm kızım bu tavuk kanat. et olmaz bunda. mangallık bu. bi de tüylerini ütmek lazım sen beni nerenle dinliyorsun bla bla bla...
ne: hıımm sen bana ne demiştin
nea: her zaman yediğin ne
ne: hmmm neyse yaa kanat da iyidir ya kanat filan böyle arada değişiklik şart
niea: !'^+%&/(.
hastalığa yakalanan insanları gördükçe aklımı almadan canımı al diye dua etmeme neden olan hastalık.
4 senedir bir alzehimer hastası ile aynı evde yaşamaktayız. ömür törpüsü oldu dedem, anneme ve babama.
artık hiç birşeyi hatırlamıyor. yaptıklarına sölediklerine ise güler misin ağlar mısın.
öpöz oğlu baba nasılsın dediğinde "ben senin baban değilim, git anana sor baban kimse" dedi.
sitedeki kadınlara laf atmış, bir tanesi bir hışımla geldi kapıya dayandı, sonra özür dileyerek gitsede..
yatağına sehpasını yatırıyor, güzelce üstünü örtüyor
bu bazende terliği oluyor. bu ikisi vazgeçilmezi zaten.
terliğini kafasına giymeye çalışıyor
sıçta b.knla oyna lafını gayet güzel gerçekleştiyor.
dişini yuttu
yürümeyi unuttu
sabahlara kadar ne söylediği anlaşılmadan konuşup duruyor
odasının camını mütemadiyen 5dakikaya bir açıyor, kapatıyor.
ve daha neler neler...
yaşıyor ama öylesine, ne o yaşadığını biliyor, nede onunla beraber yaşayanlar...
zor bir hastalık, bakanada çekenede çok zor.
üst katdaki ihtiyar amcanın kapınızı çalıp, 3-5 sn bekleme süresinden sonra yanlış geldim galiba deyip, 5 dakika içerisinde tekrar kapıyı çalması.
tam hafızası yerine gelmişken, asansör düğmesi ile asansörü çağırıp asansör bulunduğu kata geldiğinde geri dış kapıya yönelip asansör yukarı giderken tekrar asansöre doğru yönelmesi. *