Alzheimer hastalığı, günlük yaşamsal aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize, nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalıktır. demansın en sık görüdsf evet arkadaşlar uzun entrylerim okunuyor mu acebağına gibisinden bir sosyal deney yapıyorum. muhtemelen sikinizde değil alzaymır felan. uzun entryleri de okumuyorsunuz. hatta buraya kadar gelen bile olmayacak. o yüzden size etraflıca küfür etsem bile haberiniz olmaz aq. tabi karı kız capsi değil , kürt pkk tayyip erdoğan rusya ırkçılık konya yozgat falan da değil. niye okunsun ki zaten. yarın bi gün heves edip bilgi enrtysi girsem okunmayacak işte. hergeleler.neyse çaktırmadan devam.
Altta yatan patolojik sürecin yansıması olarak beyinde limbik sistem ile frontal ve temporal loblar arasındaki bağlantılarda kopmalar olur. Patolojik süreç temporoparietal korteksin yoğun bir şekilde tutulduğu fakat frontal lobu da etkileyen amiloid plak ve nörofibriler yumaklarla karakterize inflamatuvar cevabın birlikteliğinde nöron kaybı ve atrofisini içerir.
gerçekten çok kötü bir durum ya, o halde biri karşısında olunca sabredebilmek ve diğer yandan ona sevgiyle yaklaşmak çok önemli. baktığım bir kadıncağız vardı aynı gece aynı gazetenin aynı sayfasında ki aynı haberi aynı ses tonuyla okuyup aynı tonla gülüp bana göstermişti defalarca ...
Artık durdurulabilen hastalık.
Yaşlandıkça beyinde biriken bir takım proteinler sebep oluyormuş, yeni geliştirilen bir aşı bu proteinleri inhibe ediyormuş.
Alzheimer hastalığı (Alzaymer olarak okunur), bunama olarak ifade ettiğimiz durumun en sık görülen nedenidir. Bunama veya diğer bir deyişle demans, beyin hücrelerinin harabiyetine ve daha sonra da kaybına yol açan hastalıkların sık rastlanan bir belirtisidir. Alzheimer hastalığında beyin hücreleri yavaş yavaş ve ilerleyici şekilde tahrip olur.
alman nöroloğu alois alzheimer'in ismini taşıyan ve ilk defa 1906 yılında açığa çıkarılmış bir unutkanlık hastalığıdır.
unutkanlığa sebebiyet veren yavaş yavaş ölen beyin hücre bağlantılarıyla birlikte beyin hücreleridir.
alzheimer hastalarının beyinlerinde protein birikimi (bkz: amiloid) belirtilmiştir.
bu hastalığın 7 evresi vardır.
ayrıca hafıza kaybıyla birlikte hastaların karakterleri de değişmektedir.
Kanser gibi dünyanın en acı hastalıklarından biri. Sevdiğiniz insanın artık sizi hatırlamaması, mantıksız hareketler yapması ve bu bela hastalığın tam bir tedavisinin olmaması ne acıdır.
Alzheimer ilk kez Alman bir psikiyatrist olan Dr Alois Alzheimer tarafından 1906 yılında, ölümünden sonra bir kadın hastanın beyninde bulunan anormal topaklar ve yumaklar şeklinde tanımlandı.
Alzheimer hastalığı bellek, dil ve mantıklı düşünme de dahil olmak üzere bütün zihinsel yetilerde ilerleyici kötülemeye, gündelik etkinlikleri ve davranışları yerine getirme yetisinde değişikliklerin eşlik ettiği bir hastalıktır.
30lu yaşlarının sonlarında Alzheimer hastalığına tutulduğu bildirilen bireyler olmakla birlikte, hastalık genellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkar.3 Araştırmalar beyindeki özgül bazı sinir hücrelerinin dejenere olduğunu ve beynin sözcük anlamında büzüştüğünü göstermiştir. Beynin tutulan alanlarına ait işlevler kademe kademe kötüler, ve bellekte (özellikle kısa süreli bellek), yoğunlaşmada, yönelimde, soyut düşünmede bozuklukların yanı sıra kişilik değişiklikleri ortaya çıkar ve önünde sonunda yıkanma ve giyinme gibi gündelik etkinlikleri yerine getirme yetisi kaybolur.
Alzheimer hastalığının geniş biçimde tanımlanmış üç evresi vardır, ancak hastalar arasında büyük farklılıklar görülebilir. Bu üç evre yaklaşık bir hastalık takvimiyle Şekil 3te özetlenmiştir. Alzheimer hastalığı olan kişilerde zaman içinde beyin işlevlerinde ilerleyici düşme gözlenir ve tanıdan sonra ortalama yaşam beklentisi 7-10 yıldır.
Alzheimer Hastalığının Belirtileri
Davranışsal belirtiler
Demanslı hastalarda en sık görülen davranışsal değişiklikler apati ve atıllıktır (hiçbir şey yapma isteği duymama).6 Alzheimer hastalığının bir evresinde, genellikle de hastalık ilerlediğinde, amaçsız gezinme ve saldırganlık gibi sorunlar ortaya çıkar.3 Volta atma ve karıştırma (sözgelimi, Alzheimer hastalığı olan kadınlar sürekli çantalarını karıştırıp durabilirler) gibi amaçsız davranışlar Alzheimer hastalığı için karakteristiktir.
Depresyon
Depresyon semptomları Alzheimer hastalığında yaygındır, hastaların yaklaşık %40-50sinde bunların varlığı bildirilmektedir. Hastalarda bilişsel bozulmanın daha az olduğu erken evrelerde daha sık ortaya çıkma eğilimindedirler ve hastalığına karşı bir miktar içgörüsü kalmış olan hastalarda daha sık olabilirler.
Ajitasyon
Saldırganlık, kavgacılık, bağırma, hiperaktivite ve disinhibisyon (normal toplumsal sınırların dışına taşan davranışlar) gibi bir dizi davranışsal bozukluğu kapsayan genel bir terimdir. Demanslı hastaların %50ye varan bir oranında, özellikle de hastalığın orta ve ileri evrelerinde ajitasyon görülür.
Psikoz
Hastaların küçük bir oranında paranoya, sanrılar ve varsanılar ortaya çıkar. Bunlar hastalar ve bakımverenler açısından özellikle sıkıntı verici olabilir ve şiddete yol açabilir. Bir çalışmada, olası Alzheimer hastalığı tanısı konmuş hastaların neredeyse yarısında (%43.5) sanrılar bulunduğu gösterildi.
Alzheimer hastalığında en sık görülen sanrılar kötülük görme tipindedir (birinin kendi peşinde olduğuna ya da onu öldüreceğine inanmak). Alzheimer hastalığında görülen beş tipik sanrı şunlardır:
insanların bir şeyler çaldıkları
o evin kendi evi olmadığı
eşinin (veya bakımveren diğer bir kişinin) yerine başkasının geçmiş olduğu
terk edilme
sadakatsizlik
Varsanılar veya gerçekte olmayan şeyler görme veya işitme belirtileri Alzheimer hastalığı olanlarda sıktır ve daha sık olarak görseldir.
Uyku bozukluğu uykuya dalma güçlüğü, sık uyanmalar, geceleri dolaşma ve diürnal ritmlerde değişiklikleri içerir. Uyku bozuklukları Alzheimer hastalığında yaygındır.
Alzheimer Hastalığının Tedavisi
Alzheimer hastalığı için kesin bir sağaltım yoktur, bu yüzden bu hastalığa yakalananların tedavisinde birincil hedefler, kognisyonu (bellek, yönelim ve konsantrasyon), duygudurum ve davranışları (özellikle amaçsız gezinme ve saldırganlık) düzelterek yaşam kalitelerini iyileştirmek ve işlevsel performanslarını en yüksek düzeye çıkarmaktır.
Alzheimer hastalığı ilerleyici ve geri dönüşsüzdür, ama belirtileri bir süreliğine geciktirebilir, hatta iyileştirebilir.
Alzheimer hastalığına karşı farmakolojik ve farmakolojik-olmayan tedaviler kullanılır.
Farmakolojik tedaviler
Asetilkolinesteraz inhibitörleri
Asetilkolinesteraz inhibitörleri (AChEI) kolinerjik nöronlar arasındaki iletişim sürecini hedeflerler.
NMDA reseptör antagonistleri
NMDA reseptör antagonistleri yeni bir ilaç sınıfıdır ve ağır Alzheimer hastalığında yardımcı olan ilk gruptur.
Bir dizi farklı ilaç Alzheimer hastalığındaki etkileri açısından sınanmaktadır. Bunlar arasında Şekil 14te sıralanmış olan östrojen ve non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID) gibi koruyucu etmenler de yer alır.
Depresyon tedavisi
Sıklıkla Alzheimer hastalığının erken evrelerine depresyon eşlik eder.1 Bu durumun tedavisinde antidepresanlar endikedir. Diğer psikiyatrik belirtiler: ajitasyon, apati, uyku bozuklukları, saldırganlık, paranoya vs. ile tek tek ilgilenmek gerekir, ancak Alzheimer hastaları genellikle ciddi miktarda nöroleptik ve sedatifle tedavi edilir.
Farmakolojik olmayan tedaviler
Psikososyal stratejiler Alzheimer hastalarının yaşam kalitesini iyileştirmeye yardımcı olabilir. Anıştırma terapisi (hastalara geçmişlerini anımsatmak üzere tasarlanmış) gibi duygulara yönelik psikoterapi davranışsal sorunları azaltabilir ve hastaların duygudurumunu iyileştirebilir. Sanat ve diğer dışavurumcu terapiler, egzersiz ve dans gibi uyaran-yönelimli tedavi de yararlı olabilir.
Bilişsel işlev bozukluğunu düzeltmek üzere gerçeklik yönelimi ve belleğin korunması da dahil bir dizi psikoterapi tekniği önerilmiştir. Ne var ki bu yöntemlerin yararları azdır ve hastalar ve bakımverenler için uygulaması güç olabilirler.1 Bakımverenlerin yarısı kadarının çökkünlüğe girdikleri düşünülürse, bakımverenler de psikoterapi girişimlerinden yarar görebilirler.
Gözünüzün önünde değer verdiğiniz kahramanınız niteliğindeki insanın küçücük bir çocuğa dönüşünü izlersiniz. Sonraysa bir bebeğe lanet bir hastalıktır. Yakalanandan ziyade bakanı bitirir.
"sert bir zemin üzerinde çıplak ayakla durun. iki kolunuzu "t" şeklinde iki yana açarak gözlerinizi kapatın. 100'e kadar, 30 saniyede sesli olarak sayın bu şekilde. bu denge egzersizini her gün sabah ve ya akşam düzenli olarak yapın."
yukarıdaki gibi çeşitli egzersizler ile önemli ölçüde engellenebilecek hastalıktır.
"2012 yılında 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus oranı %7,5tir. Nüfus projeksiyonlarına göre bu oranın 2023 yılında %10,2, 2050 yılında %20,8, 2075 yılında ise %27,7ye yükseleceği tahmin edilmektedir."(tüik)
bu demek oluyor ki yaşlılıkla orantılı olarak görülen bu hastalık yaşlı nüfusunun artması ile artacaktır. tahmini bilgilerde bunu vermektedir. yaşam beklentisi, ortalama yaş ve yaşlı nüfusu artıkça gelişmişlik artacak. gelişmekte olan ülkeler şimdiden plan ve projesini düzenleyip, politika üretmeli! *
Yaşlılığa bağlı olmaksızın zihinsel yetilerin kaybolması, mekân içinde yön bulamama ve konuşamama gibi belirtilerle ortaya çıkan bunama.
Alzheimer hastalığının yaşlılık bunamasının da nedeni olduğu sanılmaktadır. Hastalık ilk olarak Alman hekim Alois Alzheimer tarafından 1906 da tanımlanmış ve 1980 li yılların başına kadar da tedavisi bulunamamıştır. Hastalığın nedeni
tam olarak bilinmemekle birlikte sinirsel uyarıları iletmeye yarayan asetilkolin adlı madde eksikliğinin bununla ilgili olduğu düşünülmektedir. Bazı araştırmacılar ise virüs benzeri bir etkenin ya da beyin dokusunda aşırı
derecede alüminyum birikiminin hastalığın nedeni olabileceğini ileri sürmektedirler.