kadınların ayda bir farklı bir komşuda toplanıp börek, çörek, kısır, çerez yiyip bol bol çay içip dedikodu yaptıkları altınlı gündür. yöreye göre altının yerini dolar, euro, riyal alabilmektedir.
çok saçma bir olaydır. bir kişiye elli kere nasılsın iyimisin diye sorulur zaten günün yarısı bu muhabbetle kaynar. diğer bir yarısıda dolar ve altın hesabıyla geçer. kimse kimseyi dinlemez. bol bol eş ve çocuklar çekiştirilir.ama kadınlarıda anlamak lazım kendilerini boyle ifade edip rahatlıyorlar galiba.
eskiden "gün" denilen toplanmaların, işin içine altın da karıştırılarak son dönemlerde aldığı addır. hangi ad altında olursa olsun çoğu kişi tarafından küçümsenir bu günler. oysa bütün gün evde olan, kocasının çocuğunun dağınıklıklarını toplayan, akşama ne yapacağını düşünen, iki laf edecek kimseyi bulamayan, giderek bu döngü sonucunda depresyonun pençesine düşme riskini taşıyan ev kadınlarının sosyalleşmesidir bir bakıma bu günler. iki süslenir, takıp takıştırır, varolduğunu hisseder, beklendiği, karşılandığı bir yere gider. çocuklarından bahseder orada, kah şikayet eder kah övünür onlarla. kocalar, kaynanalar varsa gelin çekiştirilir. gülünür hatta siyaset bile konuşurlar. yenilenmiş tazelenmiş olarak evine döner. bir nevi gurup terapisi gibidir bu altın günleri.
Ev hanımlarının sıkıntıdan icat ettikleri, gidilen kişiye altın, altın yoksa euro,dolar hiç olmadı ytl verilen,pastalı,kekli,kısırlı yemek dolu eğlence,şenlik.