yaram var gocunurum
aba altından çok ders gördüm
çile çektim dert ördüm
siz her yaz gezerken ben öldüm
hayat bize yaşama sansı vermedi uusers
sevdalarımı bütünledim
eledim elendim
per perişanım müdürüm mutlu oldun mu
her şeyi alttan alacak değilim
vur bir aparkat üçüncü kattan düşeyim
alttan derse inanma
gelsem gitsem palavra
harf notu sisteminde bir dersten fd,ff,d gibi notlar almaktır. dd, cb, cc olan notlarını düzeltmek için alttan alıp o dersten kalanlar da bulunabilmektedir. bu konudaki en büyük örneğim bb olan dersini yine alıp dersi dc ile geçen bir bayan arkadaşımdır.
alttan alınan ders ile almanız gereken ana derslerinizden birinin saatleri çakışıyorsa hatta vizeleride aynı gün aynı saatte olursa, tekrar kalınabilir ve alttan ders alma sene uzatmaya kadar gidebilir. ama hiç olmadı yaz okulunda verilir alttan alınan ders. daha da kötüsü alttan alınan derse girdiğinizde tanıdık yüzlerin olmaması, zaten tekrar aldığınızdan dersi sevmememeniz gibi nedenlerden dolayı ilk alışınızdan daha zor gelir. ya da tam tersi arkadaşlar yok rahat rahat not alırsın, zaten dersi önceden bildiğinden daha az çalışmayla geçersin.
evde vatan haini ilan edilmenize sebep olabilecek eylemdir.
bilhassa okulu uzatırsanız... tanrım düşünemiyorum.
efendim bu alttan dersin ceremesini çekenlerden biriyim. bu öyle bir pisliktir ki çevrenizdeki insanların bile size bakışını değiştirebilir.
sabahtan akşama kadar içeceğinize dersinizi çalışın geçin.
karı, kız, tavla, ps, pc, knight online, pes mes bunlar göt ayağı.
bitirin gidin, yoksa çok göt altı olursunuz.
bir sene boyunca düzenli bir şekilde çalışıp okulu kazanırsınız. okula başlarsınız her şey çok güzeldir ama öss den çıkmanın verdiği rehavetten kurtulamazsınız bir türlü. birinci sınıfta birkaç dersi geçip çoğundan kalırsınız ama umursamazsınız ne de olsa önünüzde uzun bir okul dönemi vardır.
ikinci sınıfa geçersiniz ve artık alttan ders almaya başlamışsınızdır yani düzensiz* olmuşsunuzdur. bütün sınıf arkadaşlarınız beraber üst sınıfın derslerini alırken siz bir alt dönemle tekrar aynı dersleri alırsınız. fakat hala durumun ciddiyetini kavrayamamışsınızdır, hala kalmaya devam edersiniz.
derken üçüncü sınıf olursunuz bir bakmışsınız ki okula başladığınız insanları bir sene geriden takip ediyorsunuz. yavaş yavaş alttan ders almanın sıkıntıları baş göstermeye başlar. tanımadığınız insanlarla ders almaya başladığınızı hissedersiniz, kimseden not isteyemezsiniz kısacası yalnız başınızasınızdır. işte o zaman anlarsınız olayın vehametini ve artık geri dönüşü de olmadığını.
kendinize büyük bir öfke duyarak devam edersiniz okula ve artık hiçbir dersten kalınmayacağı konusunda kendinize türlü sözler verirsiniz. ama artık çok geçtir ve okul bir sene uzamıştır.
arkadaşlarınızın sizden bir sene önce bitirip hayata dağılacağı sizinse okulda oyalanmaya devam edeceğiniz düşüncesi yer bitirir insanı. dersleri tekrar alıp, ödevler projeler derken bütün sıkıntıları baştan yaşamanın çilesi dayanılmaz gelir. akıl başa sonradan gelir ve anlarsınız okul döneminin aslında o kadar da uzun olmadığını..
her dönem verilen derslerin bünyeye fazla gelmesi.
bir anne bebeğe fazla yemek verirse bebek kusar, 30 gb lık bilgisayara 31 gb lık data yüklersen o bilgisayarın kapsitesi elvermez. sen uçlu kalemin içerisine iki kutu uç sığdırabiliyormusun? tabii ki hayır.
öğrenci o dersleri verecek kapasitesi yok ise alttan ders almaya mecburdur. sistem yanlış vurgulamak istediğim nokta bu. her öğrencinin kapasitesi belli ve sen bunu üstüne çıkmaya çalışıyorsun. tabiki bebek gibi kusar, bilgisayar gibi hata verir, uçlu kalem gibi bozulur.
herkes farklı. iki ayrı örnek vereceğim. başka bir entry de söz etmiştim gerçi.
sınıf arkadaşım pınar. alttan 11 tane dersi var. ve hala vermemek durumunda. insan daha birinci sınıftan matematik, mühendislik temelleri gibi dersleri bırakabilirmi? nasıl bir bünyedir. ve bize gelip hayıflanıyor, "berat çok yüklendiler bana. ben bu kadar dersi veremem, veremeyeceğimi bildikleri halde neden yükleniyorlar" diye. ama atladığı bi nokta vardı. bende o sınıftaydım ve derslere girmeden çad yapıp, dışarıdan açıköğretim okuyup, kendi derslerimi verdiğim yetmediği gibi üst sınıftan ders alıyordum. ikimizde aynı sınıfın öğrencisiyiz. sistemi eleştriyorum ben. bireysel hareket etmeleri gerekir. kişilerle ilgilenmeleri gerekir. hem ben orada harcanıyorum, hem o kızcağız orada eziliyor.
yani sistem yanlışlığı yüzünden yetersiz öğrenciler çok eziliyor.