alpay erdem

entry261 galeri5
    61.
  1. osuruğundan tiksinen bizden değildir. demiş mizahçı. resimli cocuğu.
    edit ;* * *
    3 ...
  2. 60.
  3. 'aslında en güzelini armut yapıyo. her zaman için elmadan daha çok seviliyo. fakat elma gibi marka olmuyo. şöhretin sıkıntısını elma çekerken, armut seviyo, seviliyo, güzel bir hayat yaşıyo. ben bunu iddia eder ve saatlerce de tartışırım.'

    yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi, delidir resmen bu herif. hem de en aşmışından. süper!
    5 ...
  4. 59.
  5. zamanında top canavarı ile beni çok eğlendirmiş yazar -birazcık da çizer.
    çocuğunu dürbünle izleyen adam da bazen güzel olabiliyor, ama ben o top canavarını ayrı bi' sevmiştim birader. o'nun arkadaş ilişkileri, tavırları falan çok yakındı bana ve tanıdıklarıma.
    (bkz: bir lombak vardı)
    (bkz: hey gidi hey)
    1 ...
  6. 58.
  7. gereksiz bir yazar. çizgileri de çok amatör. özlemim aşağı, özlemim yukarı" şeklinde sevgilisini anlatıp durur. okurlar onun özel hayatını okumak zorunda değildir. ersin karabulut da özel hayatını anlatır ama o mizah yapar, bu adam sevgilisine sürpriz yapıp boşuna yer işgal eder.
    4 ...
  8. 57.
  9. geçen haftaki köşesinde koşuyolu'na taşındığını belirtmişti. artık fellik fellik kendisini arayacak gözlerimiz. görürsem bi tur versene bisikletini diyebilirim.
    1 ...
  10. 56.
  11. mahşer-i cümbüş ile aynı gün bursa'da gösteri yaparak hata edecek olan komik çizer.
    1 ...
  12. 55.
  13. 25 şubatta resimli barda sahneye çıkacak süpersonik insan.
    2 ...
  14. 54.
  15. libadiye caddesinde iki kez pisikletiyle geçerken gördüm. ikisinde de bi selam vermek "ağbi naber yeaa" demek istedim. yemedi. bir daha görürsem selam verip "buralarda mı oturuyorsun? 14b ile gideceğin yere bırakayım?" diyebilirim. diyemeyebilirim de, bilmiyorum. yer gibi geliyo ama yemez.
    seviyorum çünkü alpay erdem'i ama penguen okumuyorum da. hayatım çelişki benim.
    4 ...
  16. 53.
  17. dün akşam kadıköy kargart'da sergilemiş olduğu standup gösterisiyle harika bir performans çıkarmış, izleyenleri yarmış olan insan evladıdır. severek takip ediyoruz.
    1 ...
  18. 52.
  19. neredeyse sırf kendisi için penguen alabileceğiniz ve hayatın küçük unutulmuşluklarıyla dikkat edilmeyenleri harmanlayıp güzelce yüzünüze vuran çizerdir. üslubu hiç değişmediği için aynı şekildeki anlatımıyla her zaman aynı tadı alabilirsiniz.
    1 ...
  20. 51.
  21. 8 ocak 2008, salı günü bursa leman kültür'de sahne alacak yazar kişi.
    1 ...
  22. 50.
  23. kendisinin de dediği üzere, ya kendisini çok sevenin ya da hiç sevmeyenin olduğu, averaj okuyucuya sahip olmayan komikçi.
    2 ...
  24. 49.
  25. süpersonik bisikletiyle yolların tozunu attıran, film eleştiriyorum adlı bölümüyle beni benden alan, çok iyi küfür edebilme yeteneğine sahip* , sürekli yemin eden yazar ötesi süpersonik insan.
    en kısa zaman da da stand-up gösterisini izlemek istediğim favori karikatüristim bir de barışarock da görmüştük kendilerini güzeldi.
    3 ...
  26. 48.
  27. bugun yani 19 kasım 2007 de ankara if performance hall'de standup yapacak şahıs. aldıgım ne ıdugu berlirsiz duyumlara göre stand-up performansı "ben" köşesinin yakınından geçmiyormuş.
    1 ...
  28. 47.
  29. iki hafta kadar önce ben köşesindeki yazısında "her ortamda sıçan insanlar" diye bir olaydan bahsetmiş. diyor ki; "bara gidersin sıçar, restoranda sıçar, her yerde sıçar. evinde zaten sıçar. kanalizasyonlar onundur."

    o yazısını okudum. aha da bu benim, dedim. beni anlatmış. teşekkürler buradan kendisine.
    2 ...
  30. 46.
  31. penguen'i alma sebebidir. bir özlem'i vardır ondan içeri bir de bisikleti. ha bir de oldukça megaloman olduğunu düşündürtür bazı bazı. köşesinin adı 'ben'dir, kendisinden hiç bahsetmese de. teyzeleri ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim. son olarak saçlarının çok tarz olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
    1 ...
  32. 45.
  33. penguen dergisi çizeri ve yazarıdır. ayrıca uzun süredir bir stand- up şov yapmaktadır . kendine özgü cümleleri vardır. parantez açar çıkamaz. yazılarında yaptığı tespitlerin ve genellemelerin çoğu komiktir. özellikle teyzeler ile ilgili yazdığı çoğu şey yarar.ben isimli köşesi bence okunmalıdır.
    1 ...
  34. 44.
  35. karikatürist.

    en azından biz kendisini sadece o şekilde görmek istiyoruz. lakin stand-up sanarak yaptığı şey inanılmaz derecede kötü. hani insanları bu şekilde yermek doğru değildir lakin gerçekten kötü. geçen akşam tv de seyrettik kendisini ordan biliyoruz. mümkünse o hevesden vazgeçsin çünkü kesinlikle başarı şansı yok.

    karikatüristliğe devam derim ben. çok daha başarılı olacak kanımca..

    edit: şimdi böyle olunca bok atmak gibi oldu biraz. hani insan der kardeşim belkide senin espri anlayışın kötüdür diye. olamaz mı? olur neden olmasın. en iyisi bir esprisini aktarayım:

    kelimesi kelimesine aynı olmamakla beraber:

    küçükken kendimi çok zeki sanırdım cüneytle tanışana kadar. cüneytle tanışana kadar cüneyt arkını, cüney taaarkın! sanıyordum. o denli zekiydim yani..(izleyen seyirciden gülüşmeler duyulur)

    yorum kamuoyunun!
    4 ...
  36. 43.
  37. bugün ümraniye'de bisikletiyle giderken gördüğüm koparan insan.
    teyze mıknatısı olduğunu düşündüğüm şahıs.
    1 ...
  38. 42.
  39. kendisi, eyvallah, komik yazılar yazan bir insandır. ama aynı zamanda bir-iki akşam önce cosmopolitan isimli, her gün dalga geçtiğimiz (biz arkadaşlarla geçiyoruz, iyi sikişmenin 24 yolu, başarılı olmak için yapmamanız gereken 17,8 hareket gibi konu başlıklarıyla) bir neşriyatın, tv programı halindeki tabletine katılmıştır. işte bu bir mizahçıya yakışmayacak bir harekettir.
    herkes her istediği programa katılabilir, buna da eyvallah. ama, tvlerle arası iyi olan, genel trend(!)lerle arası çok iyi olan bir insan mizahçı olamaz. hele bir mizah dergisi yazarı, eğer amerika'da çıkan yeni trendleri türkiye'ye pazarlamaktan başka bir numarası olmayan bir televizyon programına çıkıp, "ya ben zaten çok manyak bir çocuktum" diyorsa orada bir sorun var demektir.
    mizah, en verimli toprağını toplumsal çalkantılarla uğraşan memleketlerde bulur. zaten gırgır'ın 500 bin sattığı ve neredeyse gündemi belirlediği dönemler de toplumun en karışık olduğu 80 öncesi ve hemen sonrasındaki dönemlerdir. o dönem sarı sayfalarda mizah yapan adamlar çok sevilmişler ve o sevilen adamların domine etmesiyle türk mizahında her zaman bir "sarı sayfa"lılık mevcut olmuştur. sarı sayfa demek de zaten başlı başına kuşe kağıda karşı olmak demektir. sarı sayfaları hazırlayan adamlar, kuşe kağıtlı, renkli, baldır-bacak-selülit güzellemeli paçavralarla makaralarını yapmışlardır. biz de bundan sevmişizdir bu sıyrık adamları. ama şimdi, alpay erdem tutmuş belki de kuşe kağıdın en saçma haline kendini meze etmiş, bir önceki konuğuna "sizce bir kadın erkeğini elinde tutmak için neler yapmalıdır" diye sorular soran bir kadına hasta ruh ismail'i anlatıyor. cosmopolitan hasta ruhlara değil, plazalarda ruhlarını kaybetmeye yüz tutmuş insanlara hitap eden bir dergidir, plaza insanlarının durumu da asla onların suçu değildir, sanmıyorum ki insanlar sürekli yalan-dolan-dedikodu-arkadan konuşmaların yaşandığı bir iş ortamından çok memnun olsunlar. nissan micra'sına binip trafiğe karışan, fazla makyajdan cildi bozulmuş kadınlara, "stresten kurtulmak için feng-shui trendini" "ipek geceliğin erkeğin performansını nasıl artıracağını" anlatan bir programda mizahçı adamın yeri yoktur.
    hazır aldık elimize sazı devam edelim. hemen her yaratı süreci gibi mizah da problemli ruhlara ihtiyaç duyar. yeni olan ne varsa saldıran ve yeni olanla mutlu olabilen insanlar mizahçı olamazlar. ucuza plazma almak için market kapısında kavga eden adam mizahçı olamaz. o adam plazma ile mutlu olur. plazma tv'yle mutlu olabilecek kadar zavallı bir insan mizahçı olamaz. ama cosmopolitan ve içinde bulunduğu kültürün diğer öğeleri insanları "tüketerek mutlu olmaya" davet eder. dayattıkları yalandan bireyciliğin açmazlarını da feng-shuilerle, yogalarla aşmayı salık verir. ama mizahçılar bireyci değildir; çete gibidir, çete olabilmelidir ki kendileri de kendilerinden bahsederken çete filan demeyi çok severler. Mizahın her türlü nosyonuna, düşüncesine, eylemine ters bir programda Alpay erdem’in ne işi olduğunu ben şahsen anlayamadım. Anlayan varsa beri gelsin.
    4 ...
  40. 41.
  41. penguen de ben adlı köşenin yazarı. sevgilimin baskılarım sonucugitgide benzemeye başladığı kişi.çok çirkin bi cümle kurdum şimdi ben:/benmi abartıyorum bilmiyorum ama hani bi insan çizersiniz kafanızda böyle cuk oturanı bulunca da işte bu dersiniz içinizden içinizden, aşık olursunuz. okurken arada mırıldanıyorum içimden işte bu diye sonra ağzıma vuruyorum hemen... böyle magazin programlarında türkiyenin mizahçısı diye falan cem yılmaz levet kırcayla saçbaşa dövüşütürülürken güdük gaffur da arkadan arkadan laf sokuştururken, kendisi evinde bacaklarını uzatmış izleyip gülüyodur muhtemelen türkiyenin komedyenlerine.. bide bazen okuya okuya mı oldu bilmem bazen bakıyorum alpay erdem olmuşum, hayır aynı onun gibi bir konuşma aynı kelimeler ne oluyo bana diyorum içimden içimden. vuruyorum sonra ağzıma hemen ışın saniyesinde geri dönen edit:özlemi çok şanslı çok hemde. ağzıma vurcam yine of
    1 ...
  42. 40.
  43. penguende okumadan geçemediğim bir köşeye sahip bisikletperver teyzesavar küfretmeye başlayınca sardıkça saran aklı başında bir yazar. lakin artık her hafta kargart ta zartzurt ta gösterim var kısmını okumaktan bıktım. zaten kısacık yazıyor. onun da yarısı aman ne iyi ettiniz de geldiniz haftaya da şurdayım reklamı. yoksa özlemi köşene de yaz reklam yap buzdolabı alcam para kazanmamız lazım gibi baskılar mı yapıyor evde bilinmez.
    1 ...
  44. 39.
  45. eldiveni yüzünden beyaz el, yanık kolla yaz dönemini geçirmek zorunda kalan bisikletçi.
    1 ...
  46. 38.
  47. tarzını ünlü italyan çizer ray-zer'e çok benzettiğim, köşe yazılarıyla beni benden alan bisiklet sevdalısı kişilik.
    1 ...
  48. 37.
  49. henüz tam yerine oturmamış olsa da kısa sürede çok yol aldığını gördük dün akşamki gösterisinde. bolca "ben" köşesinde bahsettiklerinden beslenen bir gösteri olmuş. kargart doluydu, ortam sıcaktı. alpay'da ilk heyecanı attıktan sonra açıldı, bayağı bir güldürdü seyirciyi. teyze meselesi tahmin edileceği üzere en vurucu kısmıydı gösterinin ama ben kendi adıma yaklaşık on dakika süren ve herkesin boş gözlerle baktığı "richard mı sebastian mı" temalı saçmalamasını sevdim. daha bir penguen okuyucusuna değil de genele hitap eden bölümler eklemesi elzem görünüyor ama. yoksa dışardan birisi gelse boş gözlerle bakabilir oyuna. neticede hoştu, güldük eğlendik. gösteriden sonra konuştuk, kendisi de gayet sıcaktı. sarıldık öpüştük 6 ay sonra bkm'de buluşmak üzere sözleştik, inşallah dedik.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük