devlet bahçeli nin referanduma hayır kampanyasına başlamasının ardından 12 eylül 1980 de canı yanmış ülkücülerin çokca yaptıkları karşılaştırmadır.
aslında çok da düşünmeye gerek yoktur.
birisi gerçek ülkücüdür, ülkücülüğün kurucusudur. diğeri dalton kardeşlerin en kısa boylu olanıdır.
alparslan türkeş - doğru veya yanlış - bir idealistti. devlet bahçeli bir popülist...
türkeş hakkında çok şey söylenebilir ve ben savunuculuğuna soyunmam... ama bahçeli, siyaseti çok çirkinleştiriyor, şahsi ihtiraslarını ülke gerçekleriymiş gibi ortaya atıyor; onu da söylerim...
türkeş'e türklerin yanısıra kürtler, araplar, türkiler ve nicelerine ilaveten ermeniler bile saygı duyarken devlet bahçeliyi ülkücüler bile ciddiye almıyorlar.
ülkücülerden ziyade şakirtlerin ve komünist tayfanın yapmaya çalıştığı karşılaştırmadır.yapsınlar
biraz zevk alsınlar.
bunlara sadece tek bir şey önercem o da lisede tarih dersine giren her öğrencinin bildiği bir şeydir
olayları ve kişileri yaşandığı günün koşullarına göre değerlendirin.
ikiside işsiz güçsüz sünepe solcuların sataşdığıdır. bir yaralı parmağa işememiş, dna yığınlarının geyik konusudur. bir ülkücüün yanında destursuz, besmelesiz isimlerini boklu ağızlarına alamazlar o ayrı konu. göt ister afedersin...
alparslan türkeş, nihal atsız'ın türkçülük felsefesini islamla sentezleyip daha geniş kitlelere yaymayı başaran(!) bir adamdır. hoş, islam virüsünü türkçülüğün içine sokup günümüzün dna'sı bozuk "ülkücü"lerini çıkarmıştır ortaya. devlet bahçeli denince aklıma über matematik zekası dışında öncelikle "fortum" ve "ganalizasyon boruları" geliyor. skeç için bakınız;
özetle; ikisinin de benim nazarımda bir değeri bulunmamakta.