uzun yıllar önce almaya'ya çalışmak için göç etmiş insanlara ve onların orada doğup büyümüş çocuklarına genelde küçümseyici ve aşağılayıcı bir anlam yüklenerek kullanılan tanımlama.
evet, onlar ne karga kalabilmiş ne bülbül olabilmişlerdir...
iki kültür arasında ezilip kalmışlardır; ilk nesil, ayrıldıkları zamanların sosyal yapısını korumayı ve bunu çocuklarına aşılamayı özlerini korumak olarak değerlendirmiş...
sonraki nesil yaşadıkları çevreye uyum sağlamayı denerken nazi ideolojili alman güruhu tarafından devamlı dışlanmıştır.
almancılar, türkiye'deki akrabalarına da, gerek isteyerek gerek aldatılarak yüklü miktarda maddi katkılarda bulunmuştur...
ancak kolay kazanca alışan insanlar bu yardımlar zamanın şartları altında azalıp kesilince, almancılardan bir fayda görmediğini düşünüp kıskançlıkla onları küçümsemeye çalışanların kullandığı almancı jargonuna kendileri de katılıvermişlerdir.
almancıların bu saf ve karşılıksız iyilik etme merakı hem siyasileri hem de yeşil ve çeşitli renkteki vurguncuları da harekete geçirmiş ve almancılar bu defa akrabaları dışından da kazık yemenin acı gerçeğini iliklerinde hissetmişlerdir.
herşeye rağmen türkiye sevdası, genç yaşlı her almancının yüreğini, bu vatanda yaşayıp birbirine düşmeyi maharet kabul eden bizlerden çok daha fazla kaplamıştır.
hükümetler vergiler yüklemiş,
belediyeler mülklerini gaspetmiş,
akrabalar varını yoğunu cukkalamış,
trafik polisleri her gördüğünde avantasını istemiş,
siyasiler ve vurguncu tüccarlar defalarca kandırmış olsa da;
almancılar bizim kardeşlerimiz olmaktan asla gocunmamıştır.
benim gibi almanyada yaşayan türklere verilen ad. ne yazık ki benden önce girilen entrylerin bazılarına katılıyorum. almancıları bir almancının gözüyle inceleyelim:
yeni neslin durumu içler acısıdır. gençlerin büyük bir kısmı ne türkçeyi, ne de almancayı düzgün bir şekilde konuşabilmektedir. bu gençler genellikle hauptschule veya gesamtschule gibi düşük seviyedeki okullara giderler.
gelelim üniversiteli elit gençlere. alman üniverstilerindeki türk sayısı sanılanın aksine oldukça yüksektir. bunlar genelde kendilerini alman gibi hissederler ve almancayı bir almandan daha iyi konuşurlar. türkçeyi ve almancayı anadili gibi konuşup, kültürlü, geniş vizyonlu gençler de yok değildir, fakat bunlar azınlıktır.
orta yaşlı almancılar ya bütün gün çalışıp para biriktiriler, ya da çalışmayıp, alman devletinin onlara yardım amacıyla verdiği parayla günün 16 saatini kıraathanede geçirirler.
gelelim yaşlı amcalarımıza. bunlar artık işi gücü bırakmışlardır. bir çoğunun gençliği alman kadınlarının peşinde geçmiştir. ama o günleri kesinlikle hatırlamazlar. günlerinin büyük bir bölümü camide geçer.
türbanlı kadınların oranı türkiye'ye göre daha yüksektir.
tabii ki bu sadece benim 23 yıllık hayatımda gözlemlediğim bir durumdur, subjektifdir.
türkiye'ye geldiklerinde akrabalar, esnaflar, satıcılar kısaca birçok kişi tarafından yolunacak tavuk gözüyle bakılan, kendi vatanlarında türlü türlü kazıklar yiyen, gene de vazgeçmeyen, ısrarla kazık yemek için koşa koşa türkiye'ye gelen insanlar. koşulsuz vatan sevgisi bu olsa gerek bir yerde.
itiraf etmeliyim ki, gittikleri yerde türkiye'dekilerden daha saf ve temiz kalabilmişlerdir, bu yüzden kolayca kandırılırlar, inandırılırlar. hatta bazıları örf ve adetlerine türkiye'deki insanlardan kat be kat daha bağlıdırlar. süper türkçeleri yoktur çoğunun evet, ama sokağa şöyle bir çıkıp yürümeye başladığımız zaman türkiye'de doğup büyümüşlerin bile tuhaf bir telaffuz ve anlamadığımız kelimelerle konuştuğuna şahit oluyoruz, tikilerimiz, cikslerimiz, emolarımız falan. böyle değerlendirildiği zaman bu "almancı" denilen insanları öpüp başımıza koymak gerekiyor. zira onlar istemeyerek yapıyorsa bir sürü hatayı, bizimkiler de isteyerek, bile bile, kısaca bir şeylere özendikleri için türkçeye yeni yeni şeyler sokup, "ciks" oluyorlar.
çoğu türkiye'yi akp'den ibaret sayar. a haber izleyip muhalefete demediğini bırakmaz. almanın çöpçülüğünü yapar almanya bizi kıskanıyor der. sonrada türkiye'ye gelir satar 5 bin euro indirir cebe 50 bin lirayı memlekette atar havasını döner almanya'ya.
Kaldigimiz otelde var bir cift, almanci. Arada Turkce konusuyorlar ve gayet iyi konusuyorlar ama cogunlukla almanca konusuyorlar, kucuk bi cocuklari var birde. Cocuga da her bi boku almanca söylüyorlar cocuk bak deyince bakmiyor guck mal deyince fln bakiyor.. komik gelen bunlar net ortamlarinda almanyada olduklari vakit memleket ozlemi temali seylerpaylasip konusuyorlardir allah bilir.. almanyadayken konus istedigin kadar almancani turkiyedeykende turkce konus, cocugun da unutmasin ana dilini.. ben bu almancilar kadar ikiyuzlulerini gormedim. Kendi akrabamiz da var tabi ama en azindan onlarin cocuklari turkce de biliyor. Ne diyeyim, komik.