insanı uyuz eden gramer kurallarından birisi de kelimelerin bölünmesi ve bir parçasının cümlenin en sonuna gitmesi. mesela "anrufen" aramak (telefonla falan). şimdi rufe ya ruft ya da rufen neyse cümleye göre söyleyip bi dünya şey araya soktuktan sonra "an" parçasını unutmayıp sonuna eklemezseniz olmaz. biraz kısa bir örnek ama "ich rufe dich morgen an". orada kulaktan duyma öğrenenler için hava hoş tabi.
bi de normalde söyleyip geçeceğin bir şeyi almanca'da öyle pat diye söyleyemiyorsun. ya da bana öyle geliyor. örnek:
Türkçe: Gözümle görmesem inanmazdım.
Almanca: Wenn ich es nicht mit meinen eigenen Augen sehen würde, würde ich es nicht glauben.
bu kadarla kalmıyor. yani yukarıdaki cümlede "mit"ten sonra mein, meine, meiner, meinen, meinem olabilirdi. ama kurala göre meinen oldu. kim bulmuş bu dili anlamadım gitti.
genellikle liselerde öğretilen ikinci dildir. lisede okul değiştirenlerin sıkıntısı olan dildir. bazı okullar fransızca, almanca ikisinden birini öğrenciye seçmesini söyler sonra okul değiştirirsin orda fransızca yoktur vs öyle sıkıntı yaratır.
çok kaba bir dil olmasına rağmen avrupa da çok geçerli olan bir dildir almancayı öğrenen birinin ingilizceyi kolay öğrenmesi muhtemeldir, aksan farklılıklarından ötürü bazen karşınızdaki kişi doğru anlamayabilir pratik şarttır.
fransızca'ya göre hem daha zor hem de daha kaba olan dil. yapılan araştırmaya göre latin alfabe grubu dillerinin en karmaşığı ve sonradan öğrenmesi en zor olanı.
bu dili konusabilen ve gramerini iyi belleyen biri 1 ayda ingilizceyi bülbüller gibi öter, lakin ingilizceyi cok süper bilen birisi almancayi ayni derece de sökemez, en az 3 senesini harcar.
ingilizce bilen biri için almanca çok ama çok kolaydır. hemen hemen çoğu kelime aynıdır. sadece lehçeleri farklıdır. bizim dille özbekçe gibi bir şey işte.
halihazırda daha yaygın duran fransızca ve ispanyolca gibi harika ve şiir gibi diller varken öğrenilmesine kasmanın çok saçma olduğu lanet bir dil. zaten almanca konuşan insanlar 90% ingilizce de konuşabildiğinden gerek de yoktur. oysa fransızlar ingilizce bilseler de konuşmaz, az biraz konuşabilenin de aksanından bi sikim anlaşılmaz; ispanyollar ise genelde sefa pezevengi olduklarından ingilizce öğrenmeye uğraşmazlar.
hal böyleyken almanca öğrenmeye kasanlar varsa hemen bırakıp ispanyolca ya da fransızcaya başlamalarını şiddetle öneririm. hem almancadan çok daha kolay hem çok daha zevkli hem daha yaygındırlar.
almanca öğrenmek ingilize bilenler için çok çok daha kolaydır,ama öğrenmesi çok da kolay değildir,isteyerek öğrenmeye çalışan biri için oldukça eğlencelidir.
kelimeleri artikel denilen lanet olası bir ön eke mahkum etmiş, bilmeme rağmen hiçbir faydasını görmediğim, sınırlı bir bölgede kullanılan kaba saba bir dildir.