Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem. isterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudat-ı umumen isterim.
Onu bunu bilmem de elhamdülillah ben onu çok ama çok fazla seviyorum. Hakiki tek aşkım.
Karşılık beklemeden, işlediğim onca günaha rağmen, kalbimin en derininden istediğim bir şeye asla hayır demiyor. Merhametine muhtaç olduğum, denizinde tek damla su bile olamadığım, işlediğim hatalarla gazabından çok korktuğum ama en zor zamanlarımda beni asla terk etmeyen, başkasına muhtaç etmeyen tek gerçek.
Yeryüzünde tek hak din olan islamın bir parçası olarak beni dünyaya gönderen , doğruyu aratmadan bulduran rabbime sonsuz hamd olsun.
Hiç şüphesiz Allah sevendir, fakat Allah ın sevmesiyle biz insanların sevmesi çok farklıdır. Allah seviyor dediğimiz zaman bizim sevdiğimiz gibi algılamamalıyız, zira insan sevgisi bir takım duygusal hareketler ve değişimler sonucu oluşmaktadır ve Allah bu tür değişimlerden münezzehtir.
Allah ın kullarını sevmesi, Onun zatını sevmesinden kaynaklanmaktadır. Allah kendi yaptığı işleri sever ve yarattıkları da Onun işi olduğu için yarattıklarını da sever.
insanın en önemli yaratılış gayesi de zaten bundan ibarettir; yani Allah ın rızasını, hoşnutluğunu ve sevgisini kazanmak. Biz Allah ı sevelim Allah da bizi. Bu hedefe ulaşmak için Kuran-ı Kerim birçok yol göstermiştir, onlardan bazıları şunlardır: Sabır, takva, tevbe, ihsan, temizlik, cihat v.b alıntı.
anne baba, çocuğuna sormadan onu dünyaya getiriyor. bir de anne baba, zorlamıyor bizi sev diye. çünkü çocuk bu kadar şefkat gösteren anne babayı zaten seviyor. çocuk bazen yaramazlık yaptığından, anne baba kızıyor, cezalandırıyor, çocuk anlam veremiyor anne babanın yaptığına, ilerde anlıyor neden,niçin olduğunu. kaldı ki allah bizi yaratmadan önce dünya gibi muhteşem bir gezegeni bizim için hazırlıyor. her şeyi en ince ayrıntısına kadar dizayn ediyor. anne baba, çocuğundan bir çok beklenti içerisinde olabiliyor. ama allah günde 24 saatinizin 1 saatini kendine ayrılmasını istiyor çok mu?
bir oyun kurmuş ama yönetmiyor. bir kaç haberci yollamış, onları da direk galipler sınıfına koymuş. cem yılmaz'ında dediği gibi bazılarını konudan bihaber bile bırakmış. beyin vermiş ama sonsuz itaat ister hale gelmiş. sonra da beni sev demiş bunun adına. artık sevip sevmemek insanın iradesine kalmış. sevebilirsen sev.
seni isteyip istemediğini sormadan bir dünyaya yolluyor, senden ona sevgini göstermeni istiyor ve ibadet etmeni söylüyor. eğer ibadet etmezsen seni cezalandıracağını söylüyor yani cehenneme göndereceğini. inanıp inanmak sizin elinizde fakat sizden onu sevmenizi istiyor ne garip değil mi?