Varsa beni şu an çarpsın. Lut kavmini helak etmiş beni de etsin. Evde tekim ve ışığı da kapattım. Hadi gel beni çarp, o karanlıkta bir kıvılcım parlasın.
Tabi ki var. Şeyhime bağdat caddesinin merkezinde ki dükkanımı devrettim. O da bana cennette en güzel yerden yer verdi. Siz yanarken ben hurilerle sefa süreceğim.
yok bile vardır. birşeyin hakkında konuşabildiğin an o şeyi var edersin.
superman mesela: uçup gözlerinden ateş çıkaran mermi işlemeyen bir adam: insanlar onun hakkında konuşur, filmleri çekilir, izleyip zaman harcarsın, uğruna fiziki olarak kendi bedenini bir noktadan alıp başka bir noktaya taşırsın. birisi gelip "superman terlikli" falan dese "olmaz öyle şey, superman terlik giymez" diye tartışırsın. bunları fiziki olarak "olmayan" bir hayal kahramanı için yaparız. bu bağlamda allah da vardır, devlet de, pamuk prenses de.
hatta dediğimiz gibi "yok" bile vardır; merak eden yokluk üstüne yazılan kitapları bulsun, düzenlenen seminerleri dinlesin. insanlar yokluk üstüne çene çalıp dersler verip para kazanıyor. neden? çünkü insan aleminde yegane yaradan varsa o da dildir, yoku bile var eder, üstüne kavga bile çıkarır.
Benim açımdan %100 doğru olan bir söz. Ancak Bu söze katılan ya da katılmayan ya da kararsız kalanlar birbirlerine hoşgörü ile yaklaşmalıdır. inançlı olsun olmasın bütün insanların hayat hakkındaki düşünceleri zaten çelişkilerle doludur. O yüzden çok kasmayın. Barış içinde yaşayalım. Kimse kimseyi yargılamasın.
Aslında asıl kanıtlamak zorunda olan kişi "Allah yoktur" diyen kişidir.
Zira din dogmadır. inanan insan kanıt aramaz. Kanıta ihtiyaç duymaz. Dogmatik bir şekilde sorgulamaya ihtiyaç duymadan inanır. Biri çıkıp "Allah yok" derse asıl iddia sahibi inkar edendir ve asıl ispat etmek zorunda olan da bizzat inanmayandır. Dogmanın kanıtlamak gibi bir derdi yoktur.
Ayı ben ikiye ayırmadım. Onu yapan peygamberdir. Peygamberlerin de görevi Allah'ın varlığını tebliğ ve inanmayanlara ispattır. Tartışma seviyesi bu aşamadayken açık açık Bilale anlatır gibi anlatmak istedim.
Kainatın temizliği bile başı başına varlığına bir delildir.
Toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar, rüzgar, yağmur ve kar, denizlerde buzullar ve balıklar..
Gezegenimizde atmosfer, uzayda kara delikler, bünyemizde kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran manevi esintiler..
Varın ispatı yokun ispatından her zaman daha kolaydır...
Yok hiçbir zaman ispat edilemez.
su koca evrenin kendi kendine oluşamayacağına inanan müsloşların allahın kendi kendine var olmuş olabileceğine inanması beni benden alır. yahu artık o geçersiz önermeleri sunmaktan vazgeçin. mükemmeldir süperdir düzen vardır öyleyse yaratılmış olmalıdır = allahta öyledir o zaman allahta yaratılmıştır. sonucu çıkar.
Müslümanlar Allah'ın kendi kendine varolmasına inanmıyor. Allah zamandan, mekandan bizim bildiğimiz evrende bizim bildiğimiz anlamda Varolmaktan münezzehtir.
Bunu yine Bilale anlatır gibi anlatalım.
Şimdi siz gidip yığınla lego aldınız. O legolarla koca bir şehir, insanlar, ağaçlar, hayvanlar inşaa ettiniz. Farz edelim ki o legoların kendi aralarında bir iletişim sistemi ve kendi çaplarında bir bilinçleri olsun. Bizim "Allah'ı kim yarattı" düşüncemizle o legoların "bizi yaratanın parçalarını kim birleştirdi" demesi aynı mantıktır.
Allah'ı kimse yaratmadı. Tıpkı bizim de legolardan birleştirilmediğimiz gibi. O bizim için yaratılan fizik kurallarının ve kainatın ötesindedir.
Edit: bunu Bilal bile anladı ama şu alttaki anlamadı.
allahı kimse yaratmamıştır diyen herkes evreni ve canlıları kimse yaratmamıştır demek zorundadır. çünkü ikisi her halükarda birebir aynıdır. canlıların güzelliğine bakıp kesin yaratılmıştır diyen biri allahın güzelliğine bakıp kesin yaratılmamıştır diyorsa ciddi bir çelişkidir bu. zamandan mekandan bağımsız olması bu gerçeği değiştirmez. big bangden önceki toz ve gaz bulutlarıda bunlardan münezzehti.
Allah insan mantığını ve evreni aşkınsa o halde neden evreni yaratma ihtiyacı duydu? Bizler bizde aşkın ve ayrı olan varlığı kendi kavramlarımızla nasıl anlayacağız? O halde o bir bilinemezdir. Bilinemezse o yoktur. Varsa bile din yoktur. Çünkü aşkın ve dışsal bir varlık insancıl bir olgu olan dine ihtiyaç duymaz.
(bkz: serdarsl06)
Sizin algılarınızı aşan her şeyi yok saymak onu yok etmez. Sizi de haklı çıkarmaz. Bilinemez olan yoktur demek mantık dışı. Bilinemez olan ama var olan bir yığın şey var bu kainatta.
Hegel bilinemez olan yoktur diyor. Sahi bilmiyoruz, görmüyoruz, algılamıyoruz ama var diyoruz. Bu düpedüz mantıkdışı bir inanç. Aynı zamanda bu ultra aşkın varlık bizi imtihan ediyor. Biz algılayamayan zavallı farecikleri.
(bkz: serdarsl06)
Zavallı yağmur adam bilinemez yoktur demek ateizm olmaz. Senin tezine göre descartes, kant ve hegel ateist oluyor. ikincisi duygular soyut varlıklar değildir, edimli ve duyumsaldır. Görmeyiz ama hissederiz. Tamamen spekülatif değillerdir. Varlığa bakıp çıkarım yapmayız varolduğunu tecrübe edip tanımlarız. Ama tanrı tam tersidir. Varlığı ve yokluğu hissedilmez. Antropomorfik tezlerle doğa ve düşünceden spekülatif yorumlarla çıkarımı yapılır.
(bkz: yagmuradam44)