toplum bilimsel önermedir. dünya üzerinde *1 milyar kişinin inandığı bir şeye yok demek düpedüz gerizekalılıktır. madden yoksa bile manen kesin vardır. ki zaten var olduğuna inanan insanlarda onu manevi dünyalarında kabul etmektedirler.
Beyninin üzerinde oturmayan herkesin kabul edeceği başlıktır. Allah yoktur diyen suyu adam akıllı bir araştırsın. sudaki kanunları. tabi birde fotosentezi araştırsın. kalp gözü ile baksın bu konulara. eğer hala "allah yoktur, görmeden inanmam" diyebiliyorsa çaresi kalmamıştır.
sınavın en önemli sorusunun yanıtı. ya da yanıtsızlığı. kuran´da peygamber´e hitaben o kendisine inanmayanların çokluğunu görünce kendisini çok kötü hissetiği için allah o´na "eğer yerin içine bir tünel ya da göğe merdiven dayamaya gücün yetiyorsa durma yap. ama allah isteseydi onların hepsini hidayet üzerine toplardı" diye bir ayet vardır - enam suresi 35 falan sanıyorum- demek ki allah için kendisinin varlığı konusu insanlara yöneltilmiş bir "sınav" sorusudur.
kuran´da rahman suresi 19-20 inci ayetlerde iki denizin birbirine karışmadığı konusundan bahsedilir. bu neredeyse görünür bir delildir, ancak inanmayan, "orada herhangi bir iki su kütlesinden bahsedilmiş ve oraya atlantik ve akdeniz yazılmamış" der. doğrudur, orada "iki denizden" bahsedilir, ama hangi denizler olduğundan bahsedilmez. yalnız ikisinden de inci ve mercan çıktığına değinilir, yani demek ki ikisi de büyük denizdir, çünkü inci ve mercan bir nehirden mesela çıkmaz, göllerde de inci ve mercan olmaz.
allah´ın varlığını tam olarak inanmayan adama kanıtlayamazsın. ama enterasandır inanmayanların pirleri de kitaplar yazarlar, mesela neydi o adamın adı- richard dawkings , tanrı yalanı diye kitap yazmış, ben okumuştum o kitabı, tutuyo olayı "tanrı olsaydı dünyada bu kadar kötülük olmazdı" ya bağlıyo. yani allah´ın tam olarak olmadığını da karşı taraf ispatlayamaz. kuran olayı bir nebze değişik değişik kanıtlar getirerek şöyle yüzde 70´i e yakın ispat niteliğinde belgeler sunar, ama geriye kalan yüzde 30´u kendin yürürsün, ya da yürümez geri dönersin, ve aynı kuran ´a göre insan bu davranışından sorumludur. eğer allah varsa, o´na karşı hiçbir arguman getiremeden cehennemi kabul etmekten başka bir çözümün de olmaz. çünkü seni uyarmışlar, sana bir de "göğe merdiven dayamıyoruz çünkü bu bir sınavdır" demişler sen de "merdiven dayamazsanız ben size inanmıyorum" demişsin..yani oradan sonra o işin ötesi olmaz. eğer allah varsa, kuran´daki enam suresindeki allah´la inanmayanlar arasındaki diyalog aynen gerçekleşir. ve kuran´daki aynen bu dünyadaki argumanlar tamamıyla gerçek olmus olur.
enam 29 : "bizim hayatımız sadece dünya daki hayattır biz bir daha diriltilecek de değiliz"
enam 30 : rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (allah) diyecek ki: "nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?" onlar, "evet, rabbimiz'e andolsun ki, gerçekmiş" diyecekler. (allah), "öyleyse inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!" diyecek.
bütün olay bundan ibarettir. bu işin önü de sonu da budur.
var ki ispat edebilirim:
1.120 bin peygamber, 120 milyon peygamber sırf bu hakikati anlatmak için gelmiştir.
2.mucizeler mevcuttur.
3.insan 1 sperm ve 1 oosit hücresinden kendi başına oluşacak bir yaratık değildir. o hücrelere o kudreti veren ancak bütün kainatın anahtarlarını elinde bulunduran zat olabilir.
4.bir bitkinin bütün mevcudatını, geçmişini, geleceğini mutasyon ve modifikasyonlarıyla birlikte yaratan ancak tek olan galip yaratıcı olmalıdır.
5.bir hayvana o içgüdüleri, doğar doğmaz yürümeyi, doğayla savaşmayı yükleyen onu kromozomlarında muhafaza ettiren mutasarrıf yine o dur.
6. bir hücrenin kendiliğinden meydana gelmesine, toz bulutu hikayelerine, büyük patlamaya, evrime inanmaktan daha mantıklı geliyor allah a inanmak.
Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık. ( Bakara suresi 118)
Kuran-ı Kerim'de böyle anlatılıyor inanmayanlar. birde kendileri inanmadıkları gibi diğer insanlarıda çaydırmaya çalışırlar. ben ki ALLAH'IN varlığından hiçbir şüphe duymadan soruyorum şimdi;
siz doğruyu söylüyorsanız biz ne kaybederiz ( ki kesinlikle yanlış )
biz doğruyu söylüyor isek siz ne kaybedersiniz. ( ki kesinlikle doğru ).
allahin varligini aciz akillariyla: "gorulmeyen sey yoktur" mantigiyla reddeden insanlarin kabul etmedikleri gercek... bu insanlar gormedikleri halde bir cok sey vardir ve varligini inkar etmezler. nedense allahi gorememek inkar etmeye yeterli bir sebeptir onlara gore.
kac gundur ilk mesajimi yaziyordum ilk bakista bu baslik cikti karsima. degisen hicbirsey yok. allahin varligi ile yoklugu tartismaya aciliyor... fusubhanallah
olabileceği gibi olmayadabilir. dolayısıyla 'allah vardır!' gibi keskin bir kelâmın iddia edilmesi doğru değildir. mevzu bahis sav 'saf inanç'tan kaynağını alan bir 'çıkı$' olmadığı sürece elbet. yoksa uzaylılar, ejderhalar yahut mitolojinin tanrıları da var.
dinsiz- allah a inanmıyorum ben. hani nerde göremiyorum.
scurtel- akıllını da göremiyorsun ona da mı inanmıyorsun. ee cahil herif.
dinsiz- aa dogru lan.
"kanıt" kelimesinin içini boşaltıp süper zeki beyinlerimizle kelimeyi elastikleştirirsek, elbette vardır, elbette kanıtlanmıştır. Ama bu süper zeki beyinlerin yolunu takip edip, "kanıt"ı somut verilerden bağımsız değerlendirmeye kalkarsak, Zeus da Uçan Spagetti Canavarı da Brahma da Uçan Adam Sabri'nin uçtuğu da kanıtlanabilir.