aklıma bir yiğit özgür karikatürü getirmiştir.
bir grup kahveye girmiş, orda imamı bulmuşlardır, endişeli bir ifade ile konuşurlar;
-hocam biz 3 aile birleşip günaha girmeye kadar verdik
-lan hani danaya girecektiniz
-ateist olduk biz
-ee niye 3 aile birleşiyorsunuz
-korkuyoruz allah'tan
göremediğimiz bir şeyden korkmaktır.
- allah ı gördün mü hiç ?
+ hayır görmedim tabikide.
- peki o seni nasıl korkutuyor ?
aynı diyalogtaki gibi.
- allah a nasıl inanıyorsun ?
+ o evreni ve bizi yarattı.
- buna tanık oldun mu?
devam.
+ o bizi yaratmadan önce hepimizi secdeye yatırmış.
- hatırlıyormusun bunu ?
+ hayır kuran-ı kerimde yazıyor. şeytanda bunu reddetmiş o bu yüzden kötü.
- ne güzel hikaye. devamı varmı ?
- allahtan korkmalısın.
+ neden ?
- çünkü o şüphesiz yaratandır.
+ ama şüphe edenler niye var ?
- çünkü onlar korkmuyor, inanmıyorlar ve kötü yoldalar. *
+ demekki şüphe ediyorlar.
vicdanının hesap veremeyeceği her şeyden korkmalısın. bunu allah ile noktalamamalı, farzet ki bir köpeğe yapılmayacak olanı yaptın, o köpekten korkacaksın. inanan için bunun ahireti, inanmayan için evrende önünü kesecek bir dönüşü olacaktır.
vicdan azabı, insanın içinde bir cehennemdir. güzel demiş byron.
bir çok insan yaşarken unutuyor bunun gerekliliğini. o kadar unutuyor ki O'nun yarattığını beğenmeme, hatta kimi zaman da eziyet etme cesaretini gösteriyor. çok yazık.
Son 3.5 yılda kimsenin aklına düşmemiş bir eylem. Çok cesur gereksiz yere cüretkar arkadaşlar var demek aramizda. O kadar da popüler bir eylem ki hâlbuki.