iddialık konumunu öteleyeli çok olmuş gerçekliktir.
inceleyelim...
sümerlerde, akadlarda, araplarda, göktürklerde, romalılarda, osmanlıda ve diğer eski kültürlerde bulunan hilâl sembolü, ay kültünün yegâne simgesidir. müslümanlık da tıpkı önceli olan paganizm gibi sembolik bir dindir. bunu, tıpkı öncesinde yapıldığı gibi hacerü'l esved'e, kâbe'ye ya da menat'a karşı ibadet etmelerinden rahatlıkla anlayabiliyoruz.
islâmiyet'in yaygınlaşmasıyla imhası doğru orantılı seyreden putların mekke'de değil de hemen güneyinde bulunmasına binaen, "mekkeliler al-ilah'a hiç tapmadı" demek şapşal-ı sükselikten başka bir şey değildir. mekkeliler al-ilah'a hiç tapmadı ise; abdullah, abdulmenat, abdullat, abduluzza gibi paganik isimlerin gerek dönemin mekkelilerinde gerekse de islâmiyet'in içinde ne işi var!?
"ilah" adlandırmasının kökeni ibranîce "eloah"tan gelmektedir. "eloah" ise yalnızca en kudretli tanrılara adanan bir yakıştırmadır. "eloah", arapçaya "ilah" şeklinde yuvarlanmıştır. pagan araplar da zamanla sin* ya da hubal olarak adlandırdıkları en kudretli ay tanrılarını, söylenceye güç katan "al" ekiyle birlikte "al-ilah" olarak anmaya başlamışlardır. buna mukabil olarak zaman içinde ibranîcenin yerini alan aramîcede bulunan "eloah" sözcüğünü hristiyanlara mâl etmek etimolojik açıdan yanlış olduğu gibi, tarihsel açıdan da ayıptır!
al-ilah ismi, islâmiyet öncesi arap yazıtlarından tutun da muhammed'in baba adına kadar her yerde geçer. çünkü al-ilah, pagan arapların en büyük tanrısının ismidir ve tıpkı diğer tanrılar gibi al-ilah'a da putlar aracılığı ile tapılır. al-ilah, o dönemki arapların en güçlü nesne sandıkları ay'ı bile yöneten tanrı oluşundan ötürü ay tanrısı olarak anılmaktadır. muhammed'in sözde ay'ı yarma mucizesi ise, al-ilah'ın ay'ı elan daha yönetmekte olduğunu kanıtlama çabasından ileri gelmektedir. ay'ın nurdan yaratıldığını iddia edişineyse hiç girmiyorum.
şu noktada muhammed, al-ilah'ı putlardan arındırarak dönemin ve coğrafyanın yükselen dinleri hristiyanlığa ve yahudiliğe sırnaşmıştır. kendini isa ve musa'nın ardılı ilan etmesi ya da kıblenin yönünü kâbe'den kudüs'e çevirmesi bu yöndeki kanıtlardandır.
arkadaş, tamam araştırılsın, soruşturulsun ama böyle bir bilgi kirliliği ile değil... götünüzden element uydurmayın! nereden çalınmışsa kulağa çalınmış yalan yanlış bilgilerle değil... islam tek tanrı, herşeyden üstün herşeye gücü yeten ve herhangi başka bir varlığa atfedilemeyen tek tanrı felsefesinden doğmuştur. bu islamın tek ve belki de en kıymetli öğretisidir, geri kalan herşeyi eleştirin abi. saçma sapan adetleri, dini ritüelleri, fazladan ilave edilmiş ayetleri, hz. muhammed'i... ama tevhid'e laf söyleyemezsiniz. tevhid temel taş. öyle ay tanrısı ile deniz tanrısı ile yıkılacak gibi birşey değil yani...
yukarıda da bahsedilmiş; camilerdeki hilal konusu tamamen kültürel bir simge, teolojk değil nasyonel bir simge hilal. karıştırmamak lazım. hilale ithaf edilen ilah kelimesi ise arapçadan gelen bir kelime değil. tanrı anlamında kullanılan genel bir kelime... zaten arapça'da olan sessiz harflerin tekrarı ile benzer kökenden farklı bir kelime doğuşu sessiz harflerin aynı sırayla tekrarını gerektirir (örneğin malum, muallim gibi) hilal ve allah arasında böyle bir sıra da yoktur zaten.
tevhid kelime itibarı ile teklik, birlik, birleşmişlik anlamındadır. yalnızca kelime-i tevhid ile dahi bu anlamda islamdan önce gelen çok tanrılı dinleri ve bozulmuş (yada bozulduğu öne sürülen hristiyanlığı reddeder)
bilindiği üzere çok tanrılı dinlerde zaten bir tevhid inancı yoktur. hristiyanlıkta ise bu inanç baba-oğul ve kutsal ruh üçlemesi ile bozulmuştur (yada islam inancında bozulduğu iddia edilmektedir.)
gelelim kelime i tevhid in ne manaya geldiğine;
en basit çevrisi ile "allahtan başka ilah yoktur" demektir. ancak bunu aşağıdaki şekilde söyler.
1) la ilahe; la arapça'da, ispanyolca'da ve diğer bazı bükümlü dillerde dişil artikeldir.
ilah (allah ilahtan gelir, el ilah > allah) hepimizin bildiği gibi tanrı demektir. ilah kelimesi islamiyetten önceki dönemlerde ortaya atılmış bir kelimedir. ve o dönemlerde her biri ayrı görevleri olan farklı tanrıları ifade etmek için kullanılırlardı. ilahe ise dişil artikel ile birleştiğinde dişi ilah demektir.
bunun yanında arapça'da isim önlerine gelen la, aynı zamanda önüne geldiği ismin gerçekte olmadığını ifade eder.
başka bir deyişle la ilahe demek, "ilahlar(dişil) yoktur",
anlamının yanında "o(herkesçe bilinen) tanrı (dişil)" anlamına da gelir.
2) il allah; il yine arapça'da teklik belirten eril bir artikeldir. il allah dediğinizde ise allah tektir dersiniz. ancak bunu eril bir artikel ile söyleyerek allah kavramını erkekleştirirsiniz.
"tek allah (eril) vardır." manasına gelir.
3) la ilahe ilallah dediğinizde ise;
a) allah'ın cinsiyetinin olmadığını söylersiniz eril ve dişil iki cinsiyeti birleştirirsiniz. başka bir deyişle tevhid edersiniz. (hristiyanlıktaki baba- oğul- kutsal ruh- meryem ana cinsi münasebetlerini red edersiniz.)
b) allah'tan başka bir ilahın olmadığını söylersiniz. ve tek tanrı inancı ile müslümanlıktan önceki tüm tanrıları birleştirirsiniz. başka bir deyişle tevhid edersiniz.
son cümlemi tassavuf'a ilişkin bir kaç kelam ederek harcamak istiyorum. bir yerlerde tasavvuf islama büyük zarar veriyor denmiş... şu bilinsin ki tasavvuf olmasaydı islam'ın bu güne kadar yaşayan bir din olması mümkün olmazdı. tasavvuf ehilleri, yunuslar, mevlanalar, geylaniler bu dini buralara getirmişlerdir. islama en büyük katkıyı yapmışlardır, yer yer sapık söylemleri ve ritüelleri olan bir din olmaktan çıkarmışlardır.
al ilahthe god anlamına gelir, yani türkçe'ye "tek tanrı" gibi çevirebiliriz. allah da bunun arapça'daki birleşmiş hâlidir. burada sıkıntı var mı? yok!
ay tanrısı kim pekiyi? ay tanrısı pek çok budunda farklı inanışlarda kendine yer bulmuştur. burada geçen ay tanrısı, babilli nanna'dır. nanna'nın arapça karşılığı hilaldir.
etimolojik olarak bakarsak hilal ve allah zaten aynı kökten gelen iki sözcüktür. arapça'da sözcükler üç sessizin yanyana gelmeleriyle oluşur ve yeni sözcükler de bu üç harfin farklı diziliş ve okunuşlarıyla. buna islam'da mescid ve camilerin tepesine dikilen hilali de koyun bakalım. hah, ne etti şimdi?
ortaya atanların kur'andaki hz ibrahim'in tek tanrı allah düşüncesine akıl yoluyla ulaşması- ve bu arada ayın tapılmaya layık olmadığını da düşünmesi- gibi kıssaları okuması ve kur'an'ın allah'a tapmayı emrederken aya tapmaktan sakındırması gibi durumları dikkate alması, velhasıl islam'ın özünün sembol veya gerçek aya tapmakla uzaktan yakından ilgisi olmadığını anlaması gereken iddiadır. cahiliye dönemindeki bazı inançlar islam'ın gelmesiyle iptal olmuş, ortadan kalkmıştır. islam bunları ortadan kaldırdığı halde hala islam'ın özbeöz temeliymiş gibi sunmanın alemi yoktur. islam dini önceden gelen batıl inançları ortadan kaldırır, batıl olmayan temeli olan konuları da, bozulmamışsa aynen, bozulmuşsa bozulmuş kısmını düzelterek muhafaza eder. allah dışında bir varlığa ibadet etmek de kesinlikle islam'ın önceden alıp devam ettirdiği bir şey değildir. islam'ın en önemli prensiplerinden biri tevhid inancıdır.
aslında kaçırılan tek nokta şudur. allah el ilah değildir. allah tüm dinlerde ki tanrı kavramının müslümanlıkta ki tasviridir. tüm dinlerin tanrı ve tanrıçaları aslında birbirinden sentezlenmiştir. sümerlerden, çin mitolojilerine, yunan mitolojilerinden, akad mitolojilerine kadar tüm tanrılar ve yaradılış destanları aynı masalın farklı versiyonları gibidir.
türklük'te kutlu görünenin güneş olduğunu; ayla ilgili her şeyin islamla geldiğini bilmeyen dangozların "hilal türkler'deydi ama" diye zırlamasına neden olan iddiadır.
lan mal, bugün bile kazakistan, kırgızistan gibi bağımsız türk devletlerinin ve yakutistan, gagavuzya gibi başka devletlerin boyunduruğunda yaşayan türk soylu toplumların bayraklarında güneş var. yakın akrabamız olan japonlar'ın bile bayrağı güneş. ne saçmalıyorsun?
arapların daha önce taptıkları yaratıcının ismini yeni tapmaya başladıkları yaratıcıya da vermeleri normaldir. aynı şekilde bizim tanrı dememiz gibi. toplumların alışkanlıkları kolay kolay değişmez. bunu haydi aya tapalım şeklinde bilinçli olarak değilde sadece dildeki bir alışkanlık olarak düşünebilriz.
sözlükte herkes teolog, dinler tarihi uzmanı ve sosyolog olduğu için gerçekten çok doğru bir iddia!
hatta namaskara adlı dişi puttan dolayı, namazı çağrıştıran ama bizlerin namaz dediği olgunun, farsça kökenli bir kelime olduğunu, anadolu topraklarının islam kültürünü ve öğretisni acemlerden aldığını bilmeyen salak arkadaşlarımız;
--spoiler--
işte gördün mü, namaz bile uyduruktan bişey miş al bu da resmi
--spoiler--
dediği götten uydurulmuş ve hiçbir tarihsel karşılığı olmayan argümanlarla savunulan saçmalıklar.
hilal ve allah aynı kökten gelmemekle birlikte, tasavvufta hilal, lale ve ay gibi simgeler allah'ı temsil eder.
tasavvuftur yani. (şu tasavvufun islam'a ettiğini, sözlükteki üç tane salak ateist etmiyor a dostlar bir bilseniz)
onu bilmem neyin üstüne koyun hah ne etti şimdi? 40 yapar gibi argümanlara başvurmadan önce olayı antitezlerle de ele alın.
camilerin tepesinde hilal olmasının en mühim sebebi özellikle türki cumhuriyetlerde görülür ayrıca, ay'ın türklük adına bir sembol olmasıdır. dünya üzerinde bir çok müslüman ülkeye gidin, mescidlerin mimarisi değişkenlik gösterir. semerkant'taki mescitlere baktığınızda bunu hangi matematikçi yaptı dersiniz, tamamen geometrik bir mimarisi vardır, neden? kültürel bir olgu da ondan.
yani caminin tepesindeki ay figüründen ateizm türetmeden evvel bir bakın bakalım tarihsel sürece.
geldik etimoloji konusuna. etimoloji başlı başlına bir kanıt niteliği taşıyacak son şeydir. dedim ya herkes teolog anasını satayım, herkes ilahiyatçı. etimoloji tabiri caizse, ''piç'' bir bilimsel alandır. sebebi ise, dillerin tarihsel süreçte mutlaka birbirinden etkilenmiş ve türemiş olmasıdır.
--spoiler--
şu noktada muhammed, al-ilah'ı putlardan arındırarak dönemin ve coğrafyanın yükselen dinleri hristiyanlığa ve yahudiliğe sırnaşmıştır. kendini isa ve musa'nın ardılı ilan etmesi ya da kıblenin yönünü kâbe'den kudüs'e çevirmesi bu yöndeki kanıtlardandır.
--spoiler--
demiş bir tanesi de, şu aptala biraz tevhid'in ne olduğunu anlatın. paganizmle tevhid'in arasında farkı bir anlasın. bir de sin tağunundan yasin'e yani yasin suresine geçiş yapmış. vay anasını be! bir yaşımıza daha giriyoruz. türkçeyi konuşamaz, arapça gramerden giriyor herif. olum siz gerçekten salaksınız lan, söyleyince hakaret etti diyorsunuz, yok valla hakaret değil, bildiğin salaksınız valla. agnostik net ve ya turan dursun gibilerin sitesinden copy pastelerle olmuyor bu işler arkadaşlar. ha onları da okuyun ama antitezlere de bakın.
buradan ateizme, islam'a küfretmeye ekmek çıkmaz can kardeşlerim.
çünkü yazılanlardaki amaç bağcıyı dövmek, üzüm yemek değil.
ulan kime neyi anlatıyorum ki? ahıra girip kuantum mekaniği dersi vermekten farkı yok burada bir şeyler anlatmanın.
bu arada teologum amk ama sizler kadar götten teoloji uyduran adamlar görmedim.
neyse gençler, size laf anlatmaktansa tan sağtürk'le deveye kuğu gölü balesi öğretme işine girsem daha karlı çıkarım. öpüldünüz.
not: benim yazımdan sonra gelecek olan aptalca argümanlara cevap vermeyeceğim, çünkü sığırlar bir şey anlayamazlar. anladınız siz onu.