80'li yıllardan günümüze bilim kurgu- korku alanlarında yapılmış en güzel ridley Scott filmlerinden biri. 1979 yılındaki ilk filminden bu yana 1986 ve 1992 de devam filmleri çekilmiş, daha sonra ailen predator' a karşı filmleriyle devam etmiştir. Sigourney Weaver'ın oyunculuğu muazzamdır. Bir nesil için kabusların ortak karakter ihtiyacını bu seri karşılamıştır. Şimdilerdeyse cosplayler için yaratıcı bir malzemeye dönüşmüştür. Nereden nereye..
ilk filmin çekilmesinin üzerinden 40 yıl geçmiş enfes gerilim yapıtıdır. Kırkıncı yıl olması dolayısıyla enteresan birkaç bilgi verelim:
- filmin ismi ilk olarak “yıldız canavarı” şeklinde düşünülmüş; fakat daha sonra senaryoda bolca kullanılan “alien” isminde karar kılınmıştır.
- filmi izleyenler sarı kediciği bilir. Bu kedinin gerilimli görüntüsünü yakalamak için bir köpek kullanılmıştır.
- filmin fragmanlarında “alien” yani yaratık hiç gözükmez. Yönetmen, seyircinin yaratığı ilk kez filmde görüp dehşete düşmesini istemiştir.
- filmin meşhur yemek sahnesinde neler olacağını yönetmen ve sahnenin baş aktörü dışında kimse bilmiyormuş. Yani o sahnedeki korku ifadeleri tamamen doğal.
- alien kostümünün içinde ise daha önce oyunculuk tecrübesi olmayan 195 boyundaki Nijeryalı bir öğrenci varmış.
- filmin ilk sloganı, o zamanların gişe rekortmeni başka bir filme gönderme yapmak için “uzaydaki jaws” olarak belirlenmiş fakat daha sonra “uzayda hiçkimse çığlığınızı duymaz” olarak değiştirilmiştir.
"uzayda çığlığınızı kimse duymaz." 1979 yapımı vurucu filmdir, külttür üstüne gelmez.
ortada alien adı verilen yaratığa karşı kendinizi güvende hissetmezsiniz. bir de cyborg amca vardır, ismini unuttum çok sinir bozucudur. radarda alien'ın sesini duyar ve göremezseniz bile, çaresiz bir şekilde sonucu beklersiniz filan.
james cameron'un devamını çekmeye kastırıp içine sıçtığı, yüzüne gözüne bulaştırdığı nefis film. gerçi fazla sövdük adama, "ridley scott dururken senin üstüne vazife mi" diye... ama meğer ridley abi sonrasını değil, öncesini çekmeyi koymuş kafasına.
dönemin filmlerinden star wars ile karşılaştırıldığında biraz daha gerçekçi olduğu söylenebilir.
insanoğlunun uzayı bir hayal olmaktan çıkarıp benimsediği, uzay gemilerinin makinelerin yaratıkların normal karşılandığı bir çağ anlatılmıştır.
bilim kurgu severler için sigourney weaver ı, daha doğrusu ellen ripley karakterini efsaneye dönüştüren filmdir. filmin çekildiği tarihte henüz adı konmamış olsa da alien olarak bilinen xenomorph da filmin kötü adamı olarak bir anti kahramana dönüşmüştür.