tim burton ın yönettiği, büyük aşkım johnny depp, tim burton un eşi helena bonham carter ve oyunculuğunu beğenmediğim anne hathaway in rol aldığı, güzel olacağını umduğum, 5 martta 3 boyutlu olarak izleyeceğimiz, farklı makyajlarıyla ilgimi çeken ama bir yandan da johnny depp in güzel yüzünden mahrum kalacağımız için üzüldüğüm film.
bu arada bu film johnny depp ve tim burton ın beraber yaptıkları 7. film olmuş. birlikte Edward Scissorhands, Sweeney Todd gibi çok iyi işler çıkaran bu ikilinin umarım bu filmi de güzel olur.
sanırım ilk okuduğum masaldı.diğer tüm masallardan farklı olmuştur her zaman konusu nedeniyle.bu masalı ancak tim burton gibi hayal dünyası zengin bir yönetmen beyaz perdeye uyarlamaya cesaret edebilirdi.sabırsızlıkla delikten düşmeyi bekliyorum
tim burton'ın tüm sinema camiasına ayar çekiceği filmdir.gün itibariyle sinemalardadır.hikaye biraz değiştirilmiş bal kaymak kıvamına getirilmiştir alice ablamız 17 yaşında harikalar diyarına gidiyordur.neticede izledikten sonra dünya gözüyle yapımda emeği geçenlerin elini ayağını öpme hissi yaratacak filmdir.
soundtrackinde avrilin söylediği şarkıyı boşverdiğim, direk klipte avrili seyrettiğim hede. eski halinden eser kalmamış, hafif kilo almış falan. (bkz: uuu beybi)
tam bir tim burton filmi. ne eksik ne fazla. güzel bir masaldan ayrı muhteşem bir masal yaratmayı başarmış üstat. ekürisi johnny depp'in üstün oyunculuğu, 3 boyutlu olması. uzun süren beklentiler karşılayacak cinsten bir film olmuş. izlenilmesi şiddetle tavsiye olunur. ama ne yapın edin, dublajlı dahi olsa 3 boyutlu seyredin.
birde bu filmi çocuk filmi zannedip 5-6 yaşındaki çocukları sinemaya getirmeseler çok daha iyi olacaktı. tamam, onlarda film izlesinde, bu film onlara göre değil. ayrıca yerinde bir türlü sabit durmayan çocuklarda bir süre sonra sinir bozucu olabiliyorlar.
ilk yarısının yarısında çıktığım film.. neden mi, cinebonus dedik 3 boyutludur dedik, gittik 2 boyutlu çıktı. lan bari 2d ise altyazılı olur dedik, ne münasebet dublajlı çıktı.. en kötüsüde bütün sinema salonunun şımarık gerizekalı çocuklardan oluşmasıydı(10-15 evebyn hariç tek gelişmiş canlı bendim).. kendi kendime dedim ki " ulan johnny depp'i görür görmez çıkacağım ve dvd den izleyeceğim bu filmi" ve öyle yaptım..
tahminlerime ve yazılanlara dayanarak*, çılgın ve azmış veletlerin bulunmayacağını var saydığım gün olan vizyondan kalkmadan önce ki o 1. ve 2. günlerinde gideceğim film. tamam benim 12 yaşındaki kardeşim yarın gidecek ama o cheshire cat ve nargileli tırtılın felsefesini kendi yaşında kavramış bir insan. gitme dedim ama gidecek çok merak etmiş. (bkz: 12 yaşındaki filozof kardeş)
dün akşam izledikten sonra arkadaşıma dönüp, kırmızı giyenin diye tezahürat yaptığım filmdir. *
ve tabi ki herşeyden önce dünya klasikleri arasındadır.
johnny depp in oyunculuğuna ve yeteneğine ve tim burton un yaratıcı vizyonuna bir kez daha hayran olduğum izlenesi bir film. Film daha iyi olabilir miydi? Evet.
film çıkmadan bayağı bir önce afişini gördüğümde ki başrol oyuncuları yazmıyordu, afişteki tipin elijah wood olduğu konusunda bahse girip kaybettiğim filmdir. bu nasıl benzerlik lan?
beni deli eden film. yanlış anlaşılmasın filmi henüz izle-y-emedim.çünkü bulunduğum şehirde tek sinema var o sinema da bu filme çocuk filmi muamelesi yapıyor.undan dolayı ilk cümleyi kurdum.
sinema da izlerken çocukları o kadar çok kıskandım ki hay maşallah keratalara bak bir gram akılları var geldikleri filme bak. (bkz: bizim zamanımızda yoktu)hiç bi skm de anlamıyolar zaten ordan bişi oluyo yok ağlıyo veletin teki anneeeğğğ korktuuğuum falan. böyle saçma sapan şeyler.
ah o arkamdaki çocuk, yanımdaki çocuk, solumda ki çocuk, sağımdaki çocuk, kısacası dört bir yanımı saran çocuk topluluğu yokmu hiçbirimi hikayeyi anlamaz üstelik türkçe dublaj (altyazılıyı bulamadınmı demeyin yok işte a dostlar burası antalya istanbuldasınız diye de imax te izliyonuz diye de bana burda hava yapmayın çarparım) kısacası ey ulu sözlük yazarları çok dertliyim.
(bkz: mükemmel film)
Lewis Carroll'ın Alice in Wonderland ve through the looking glass isimli kitaplarından filmleştirilen tim burton filmi. müthiş bir hayalgücüne sahip bir yazarın, müthiş bir hayalgücüne sahip bir yönetmenle buluşması. öncelikle biraz yazardan bahsetmek istiyorum. 19. yy sonlarında yaşamış olan yazar aklın, mantığın ve pozitivizmin öne çıkarıldığı bu dönemde hayalgücüne ve fantastik olana yönelen yazarlardan biridir. insanlığı 1. dünya savaşı'na yönlendiren bu dönem sanayi devrimi ile birlikte gelişen makineleşmenin insanı insan doğasından uzaklaştırdığı bir dönemdir. dünyanın büyük bir çalkantı içinde olduğu bu dönemde akla, mantığa ve toplumsal kurallara büyük önem verilmektedir. lewis carroll yukarıda bahsedilen iki kitabında toplumun baskısına ve kuralcılığa karşı özgürlüğü ve hayalgücünü öne çıkarmıştır. genellikle çocuk kitabı gibi görülen bu kitaplar aslında içlerinde çok derin anlamlar ve toplumsal eleştiriler de barındırmaktadır.
Tim Burton kitapların özellikle masalsı yanını öne çıkarmış. klasik bir masal formatı olarak bir çocuğun çocukluktan çıkıp hayata ve sorumluluklara giriş aşamasını hayalgücü ile süsleyerek geliştirmiş. makyajlar, kostümler ve dekor harika. filmin geçtiği hayal dünyasına hemen giriyorsunuz ve film bittiğinde de çıkmak istemiyorsunuz. özellikle tim burton'ın kadrolu oyuncuları johnny depp ve helena bonham carter harika performanslarıyla yine karşımızdalar. kitaplardaki karakterler çok iyi bir şekilde canlandırılmış. mart tavşanı, tweedledee / tweedledum, cheshire cat, bayard ve mavi tırtıl çok başarılı bir şekilde anime edilmiş. bu durum hiçbir yapaylık göremeden, masala kendinizi kaptırarak izleyebilmenizde çok önemli bir etken oluyor. filmde karakterine oturmadığını düşündüğüm tek kişi anne hathaway. hem oyunculuğu hem de dış görünüşü nedeniyle beyaz kraliçe rolüne tam olarak uymamış gibi geldi bana. konuştuğum birkaç arkadaşım da aynı şeyi söyledi diyebilirim. film için getirebileceğim tek eleştiri de bu zaten. tabii ki kitapta çok sevdiğim birkaç bölümün de atılması var ama bu yönetmenin ve senaristin tercihi ve açıkçası onların öne çıkarmak istedikleri şeylere bakarsak bu tercihleri de doğru geliyor.
alice in wonderland genel olarak hayal kurmaya, imkansız görüneni düşlemeye, sıradan değil farklı olmaya bir övgü. filmin özellikle dans sahnesinde toplumsal kuralcılık ve insanın özündeki coşkudan uzaklaşması büyük başarıyla anlatılmış.
2 yıldır merakla beklediğim bir filmdi, hayal kırıklığına uğratmadı. tekrar tekrar izlenmesi gereken harika bir film.
burası türkiye diyoruz ve dvd den tekrar izlemek üzere beklemeye koyuluyoruz. baba siz naptınız ya? tim burton'un filmi gelmiş. siz dublaj yapmışsınız. şaka mı lan bu? abi yetkili biri okusun şu entryi de el koysun bu piyasaya ya. ulan ne hallere düştük be. resmen çizgi film muamelesi yaptılar koca filme. vay anasını sayın seyirciler.
bu kadar dublajdan bahsetmişken bari seslendiremeyi yapanları da yazalım:
Türkçe Seslendirenler :
ŞAPKACı - SUNGUN BABACAN
ALiS - DAMLA BABACAN
KIRMIZI KRALiÇE - SiBEL TAŞÇIOĞLU
BEYAZ KRALiÇE - NURHAN YILMA
KUPA VALESi - ALi EKBER DiRiBAŞ
TWEEDLEDEE/ TWEEDLEDUM - ALi HEKiMOĞLU
BEYAZ TAVŞAN - VOLKAN SEVERCAN
CHESHIRE KEDiSi - KEREM ATABEYOĞLU
TIRTIL - KAYA AKARSU
FARECiK - YEŞiM KOPAN
MART TAVŞANı - SEFA ZENGiN
evet efenim nerden başlasam nasıl anlatsam.
filmden önce, biraz filmin dağıtım rezaletinden bahsetmek istiyorum. koskoca ankara da sadece 1 yerde 3d olarak izleyebiliyosunuz ve dublajlı.(dublaj fena değildi)
ankamall de recep ivedik imax salonunda gösterilirken, alice 3d özelliği olmadan sıradan bir salonda gösteriliyor. bir sinemasever olarak bu duruma nasıl isyan etmem. ayrıca afişlerde ki ''alis harikalar diyarında'' rezaleti nedir acaba. özel isim olan alice i hangi akıllı alis e çevirmiş çok merak ediyorum...
ben filmi 3d izledim. gayet güzel ve farklıydı. daha neler görecez diyorsunuz izlerken. lakin bende fim bittikten sonra küçük çapta bir baş dönmesi yaptı.
filme gelince; ben filmi beğendim. 13 lira helal olsun sana tim burton. sanırım bu hayalci adamın böyle bir film yapması çok yerinde bir karar olmuş. şapkacı rolündeki johnny depp yine mükemmeldi.
filmden gülümseten güzel bir diyalog;
-ben delimiyim baba(alice)
+evet sen delisin, kaçıksın(baba)
+ama her iyi insan biraz delidir(baba)
(tam olarak böyle olmayabilir diyalog.ama böyle bişey işte)