mensubu olduğu dinin doğrularını söylemiştir. ancak görün ki savunduğu dine kılıf uydurulup sokulan mutaa nikahı vardır, oğlancılık vardır, çocuk gelin vardır, bacha bazi vardır, başka dinden olanın ırzına geçme vardır, kadın sünneti vardır!
şahsının yaptığı ise bir yandan da iki yüzlülüktür! kuran kurslarında, tarikatlarda, dini vakıflarda çocuklara tecavüz edilirken kafasını kuma gömmüştür! kuran kursu hocaları, imamlar, müezzinler erkek çocukları taciz ederken sesi çıkmamıştır!
en temizi isteyen kişilerin kazançlarından din vergisi alınması ve bunlarla fonlanmasıdır diyanetin!
islami hükümleri dile getirdiği için sapıklar tarafından linçlenen diyanet işleri başkanıdır.
Bırakın da islamı olduğu gibi yaşayalım. islamı size sevimli göstereceğiz diye eğip bükecek değiliz. islam eşcinselliğe karşıdır. Eşcinsellik sapıklıktır.
Doğuştan gelen bir hastalığın vardır ne biliyim çift cinsiyetli doğmuşsundur seçimi doktorların önderliğinde yaparsın biter. Yoksa vay efendim ben öyle hissediyorum falan durumu sapıklıktır. islam'a göre haramdır!
ali erbaşın üzerine pek çok konuda gidilebilir; karısına özel araba tahsis edilmesi, kendisine verilen lojmanın (lojman dediğime bakmayın lüks bir ev) tadilat işlerini diyanet ödeneği ile yaptırması vs.
Ancak bu konuda eleştirilemez adam açık olan hükmü söylemiş he belki virüs gibi lanse edilmesini eleştirebilirsiniz ama baktığım kadarıyla kimse bu açıdan bakmıyor. Ali erbaş'ı eleştiricem diye Allahın hükmünü eleştiren müslümanlar görüyorum.
ensestin kutsandığı semavi dinlere rağmen onu bunu kınayan adam. sen önce ademin çocukları sevişip kardeş kardeşi sikmedi diyebiliyor musun onu anlat. dine bak temeli ensest.
Bazı aktroller size ne adam dinin hükmünü söylüyor demiş. Evet söylüyor da bu sözler bir kesime karşı bildiğin nefret söylemi. Buna dayanarak ben de bir kitap yazıyım burada Müslümanlık lanetlenmiştir büyük ahlaksızlıktır diyeyim bir de 2 3 inanan olsun, bende benim dinimin gereği, hükmü bu diyeyim çıkıp islam sapkınlıktır, ahlaksızlıdır, lanetlenmiştir diye açıklama yapıyım beni herkes topa tutar. Ama yapan çoğunluk hedef azınlık olunca yapan adama hayranlık besleniyor. Yazık...
ali erbaş'ın söylediği sözler o dine inanan insanları bağlar, o dine inanmayan insanları değil. tabii ki yanındayız ve de yalnız değildir. gerekirse kanımızın son damlasına kadar veririz kendileri için. net. kendisini çok severim. en az papa emeritus'u sevdiğim kadar diyemem, kendisini kat be kat fazla severim. laf ettirmem.
Gereksiz yere boş bir açıklama yapmıştır. Helaldir ya da haramdır demek yerine hiçbir şey söylemeyerek ortalığı karıştırmamayı seçmek en doğrusu olurmuş.
1961 yılında Ordu’nun Kabadüz ilçesi Yeşilyurt Köyünde doğdu. ilkokulu Yeşilyurt Köyü ilkokulunda okudu. 1980’de Sakarya imam-Hatip Lisesi’nden, 1984’de ise Marmara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi’nden mezun oldu.
1982-1993 yılları arasında Diyanet işleri Başkanlığı istanbul Fatih Müftülüğüne bağlı çeşitli camilerde din görevlisi olarak vazife yaptı.
Marmara Üniversitesi ilahiyat Fakültesinde 1987’de Tefsir Anabilim Dalında “Kur’an’daki Tekrarlar” isimli teziyle Yüksek Lisansını, 1993’te ise Dinler Tarihi Anabilim Dalında “ilâhî Dinlerde Melek inancı” isimli teziyle doktorasını tamamladı.
1988-1990 yılları arasında istanbul Haseki Eğitim Merkezinde Master ve Doktora öğrencileri için açılan ihtisas kursuna devam etti.
1993 yılında Sakarya Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atandı. 1994 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında Paris’te Centre George Pompidou ve Sorbonne Üniversitesi kütüphanelerinde Dinler Tarihi ve Din Bilimleri alanında araştırmalar yaptı. Daha sonra 1996-1997 öğretim yılının başından itibaren bir yıl boyunca Strasbourg Beşerî Bilimler Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak alanıyla ilgili araştırmalar yaptı.
1997-1998 öğretim yılı başında yurda döndü ve Kasım 1998’de Doçent, Ocak 2004’de Profesör oldu.
1993-2006 yılları arasında Dinler Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı ve yine aynı tarihler arasında Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm Başkanlığı yaptı.
1997-2002 yılları arasında 5 yıl Sakarya Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Dekan Yardımcılığı, 2006-2011 yılları arasında iki dönem aynı fakültenin Dekanlığını yürüttü. 2003-2011 yılları arasında Sakarya Üniversitesi’nde Senato Üyesi, 2006-2011 yılları arasında ise aynı üniversitede Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.
2011 yılında Diyanet işleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne atandı.
Prof.Dr. Ali Erbaş 08 Haziran 2017 tarihi itibariyle Yalova Üniversitesi Rektörlüğüne atandı.
17.09.2017 Tarihinde Diyanet işleri Başkanlığı’na atandı.
12 kitabı, çok sayıda makalesi ve yurt içinde ve yurt dışında sunduğu pek çok sempozyum bildirisi ve konferansı bulunan Prof. Dr. Ali Erbaş, iyi derecede Arapça ve Fransızca bilmektedir.
ek yapmadan, olduğu gibi mensup ve ülkenin dini işlerinde ki görevinin de getirisi olarak yazılan şeyi üslubuyla söylemiştir. değerleri,kuralları, iyi yaşayışı savunmak ne zamandan beri yanlış oldu.
Kur'an ın hükmü olduğu konusunda Hem fikiriz, itiraz etmiyoruz, onaylıyoruz dediğini eyvallah hocam ama birazda davulun kasnağına vursan hep davuluna davuluna olmuyor
"Çalmayın" de "haram yemeyin" de "kul hakkına girmeyin" de mesela, bunlar da kur'An hükmü.
Şeyhülislam olsa eşcinseller hakkında hiç konuşmazdı. Aynen eşcinsel esnafı padişahlaron önünde geçit töreni yaparken, eşcinsel edebiyatı devlet katında en yüksek kabulü görürken sesi çıkmayan şeyhülislamlar gibi...
O dönemlerde kadınlar kolay hedefti, hep onlarla uğraşır, ordu yenilse bile suçunu kadınlara atarlardı. Şimdi kadınlar biraz daha zor hedef, dolayısıyla eşcinseller ile uğraşıyorlar.