aptalca bir karşılaştırmadır.neden diye soracak olursanız hagi futbol adamıdır.alex ise sadece sahada dolaşır.hagi her zaman iyi oynar.alex ise kafasına estiğinde.koyu bir fenerliyimdir.ama bu alexin futbolunu beğendiğim anlamına gelmez.
iyi futbolcu ile büyük futbolcu arasındaki karşılaştırmadır.
iyi futbolcunun istatistikleri iyidir. büyük futbolcu ise takımına kupalar kazandırır.
(bkz: uefa kupası)
(bkz: super cup)
futbolu sadece istatistik olarak görmeyenlerin nedense hakemlere tüküren, kavga cıkaran, iki maçta bir kırmızı kartlık harekette bulunan hagi'yi alex gibi efendi bir oyuncudan daha iyi görebildiği karşılaştırma. hayır ben efendiliğe bakmam istatistiklere bakarım diyorsan, yine alex derim. yok hagi daha yakışıklı diyorsan, bende diyosan iyi boya derim.
galatasaraylılar çok rahatsızdır bu konudan ama ısıtıp ısıtıp temcid pilavı gibi durduk yerde "hayyy laf yu hacyeaaaaaa işte oaaaawwww istatistik aha aha" falan tarzı enteresan ünlemelerle bu hadiseyi önümüze getirmektedirler. alex ve hagi'yi kıyaslayan yıllar sonra ilk defa yıldız topçu gören örselenmiş galatasaray taraftarı bilinçaltıdır.
bana kalırsa alex hagi'den çok daha iyi ve çok daha zeki ve teknik yeterlilikleri yüksek bir futbolcudur. sana kalırsa hagi öyledir. çünkü tarafsındır. dediğim gibi baymış mevzudur.
(bkz: bill russel vs wilt chamberlain) gibidir. wilt'in istatistikleri ne kadar olağanüstü olursa olsun kendisi hiçbir zaman bill russel'dan daha büyük bir oyuncu olarak anılmamıştır. çünkü wilt kariyeri boyunca sadece 4 şampiyonluk kazanırken, russel 9'u üstüste olmak üzere oynadığı 13 yılda tam 11 şampiyonluk kazanmıştır.
ligimizde top koşturmuş en çirkef, en terbiyesiz futbolcuyla, brezilya milli takımının kaptanlığını da yapmış olmakla birlikte en efendi, en mütevazı futbolcuyu karşılaştırmaktır.
"anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı" sorusundan ne farkı var lan bu sorunun?
danette reklamında verdi bunun cevabını tafarel yıllar önce;
"bana göre süt onlara göre çikolata" dedi.
evet, hagi bana göre herşey sizin için hiçbir şey olabilir...
kime sorarsan sor ezilir bu soru karşısında, emin ol.
ben hasta galatasaraylıyım, tabii ki "hagi" derim.
babam da hasta fenerbahçeli o da "hagi" dedi geçen.
hanginiz profesyonel futbol oynadınız bilemem ama, oynayanlardan biriyle aynı karında yaşadık biz, 9 ay boyunca.
"hagi"yi sorunca, hep der ki;
"hagi futbol için değil, futbol hagi için yaratılmış. siz 10'u sadece tv'den izlediniz. ( getirdi de gitmedik sanki te allam ya) siz 10'un ekranlara yansıyan tarafını gördünüz hep. hagi dediğin adam, gözükmediği zaman bile, başlı başına takımdır. o adam "beyin"dir. hagi efsanedir."
alex 10 numara evet, süper yetenek.
hagi ise; tüm 10 numaraların bi bedende buluşmuş hali.
tanım: hangi taraftan bakarsan bak, sıkan tartışma. madonnayla hande yener çarpışması gibin bişey.
galatasaray'ın avrupa'da kupa kazanması sebebiyle kariyer bakımından hagi daha iyi tabi.. bunun dışında alex'in hagi'den eksiği yok,fazlası var.. futbolcunun başarısı takımın başarısıyla doğru orantılı galiba.
elma ile armutu karşılaştırmaktır. futbolcu, futbolcu ile karşılaştırılır, efsane ile değil. mevki itibari ile de yanlış bir kıyaslamadır. alex'i illa galatasaraylı bir futbolcu ile kıyaslayacaksanız bu kişi olsa olsa sasa ilic olur: forvet arkası oynayan, hatta forvet diyebileceğimiz gole dönük serbest futbolcu.
üzgünüm, türkiye'ye hagi ile kıyaslanabilecek bir oyuncu henüz gelmedi ve endüstriyelleşip gün geçtikte ruhunu yitiren günümüz futbolunda da bir daha böyle bir adamı bulmak, bulunsa bile türkiye'ye getirebilmek imkansız görünüyor.
Öznel yorumlar sayesinde, verisel yorumların göz ardı edildiği mukayese.
Alex'in fenerbahçe'ye kazandırdığı maçların görüntüleri hala el altındayken, istatistiksel rakamlar ilkokul ikinci sınıfa kadar okuyan herkesin anlayabileceği kadar açık ve netken, taraf olanların alex'e hakaret ederek hagi'yi göklere çıkarmaya çalışmaları oldukça yakışıksızdır. Zira şu meşhur 'telefon hırsızlığı' olayının ardından Kayseri'de hagi'nin mahkemeye verilmesi, o agresif gözüken Hagi'yi korkutmuş ve gs'ın Fenerbahçe ile oynayacağı maç öncesinde eşine "Valizi topla, hemen gidiyoruz" dedirtmiştir. Bunları ben üretmiyorum bizzat gs'a yakınlığı ile bilinen yazarlardan okuyoruz.
--spoiler--
"Gheorghe HagI son olarak aldığı cezayla gündemde. 2001'de Gençlerbirliği ile oynanan maçta hakem Erol Ersoy'a hakaret ettiği için mahkemeye verilen hagi'nin 17 ay hapsine karar verildi.
daha sonra Cezası paraya çevrildi. Hagi o maçta kırmızı kartla oyun dışı kalmış, sözlü ve fiili müdahaleden dolayı da Erol Ersoy'un açtığı davanın dışında 6 maç da ceza almıştı."
--spoiler--
hagi'nin karakterini en iyi yukarıdaki haber anlatmaktadır. alex efendiliğinden ödün vermediği için muhtemelen hiç bir zaman kendisi ile ilgili böyle şeyler duyamayacağız.
alex bir lig maçında rakibinin bileğine kırmak maksatlı basmış ancak herhangi bir ceza almamıştır. bahsi geçen maç da 2004 - 2005 sezonunda oynanan fenerbahçe - akçaabat sebatspor maçıdır. hagi ise resmen bir hatasından dolayı idam edilmeye çalışılmıştır.
hagi'nin adaletsiz bi şekilde önde oldugu karşılaşma. nedense fifa denen bu tırt kurum gelmiş geçmiş en iyi 11'e hagi'yi de dahil etmiştir. bak sen şu işe!