şimdi bu inancı begenmeyenlerin dedeleri yavuz sultan selim den önce aynı bu inanca mensup kişiler gibi yaşıyorlardı.
tarihi okuyun biraz.
o zamanın türk yaşam tarzı olan göçebeliğe çok uygun bir inançtı ve de türklerden başka bu tarz inanca sahip başka millet yoktu ve hala yok.
esnektir, katı kuralları yoktur, kadın erkek ayrımcılığı yoktur.
ayrıca inancın başkaları tarafından eleştirilmesi kadar manasız bi eleştiri de yoktur. inanç bu.
ne yapsan değiştiremezsin çünkü duygularla ilgili bi durum.
her türlü inanca saygı duyarak bugünlere geldik. bunu terk etmeyelim.
bu ülke asla inanç yüzünden savaş görmedi.
bunun sebebi herkesin birbirinin inacına saygılı olması ve karışmamasıdır.
heterdoksi geleneğininden zuhur eden bir dini akım. özü dini değil sosyolojik olup, göçmen türkmenlerin hayat anlayışına dayanır. şah ismail olayından sonra osmanlı için bir tehlike olarak görülmeye başlanmıştır.
Aralarında bir kaç dinsiz var diye hepsini dinsiz kâfir ilan edemeyiz.
Benim misal çalıştığım eskiden markette müdürüm bayan aleviydi
Ama her yemekten önce sonra mutlaka dua eder 100 kere şükür ederdi.
Hiçbir kötülüğünü görmedim
Ha ramazanda oruç tutani var
Tutmayanida var
Muharrem ayında tutani var
Tutmayanida var.
Ama bir kaç kişi yüzünden bütün mezhebi aşağılamak yanlış
Hele hele şu mum söndü meselesi falan tamamen iftira..
Buna inanan Sünniler bile var.
arkadaşlar bu benim. iyi ki de timur beyazıd'ı yenmiş, iyi ki de atalarımızı esir olarak yanına almış.
ama keşke atalarımızı yeterli erzak yok bahanesiyle semerkand yolunda safevi tarikatı lideri şah cüneyd'e bırakmasaymış.
bildiğiniz üzere o sırada misyoner olarak yetiştirilen atalarımız türklük'ten çok iran sever bir hale gelmiş.
osmanlı'ya misyoner olarak gönderildikten 150-200 yıl sonra da "şahkulu" gibi 50.000 sivilin katledildiği bir isyan yapmışlar. neden? sırf bizim gibi olmadıkları için.
arkasından yüzbinlerce sivilin katledildiği seri halinde sürmüş olan "celali" isyanları da var...
kurtuluş savaşı esnasında da "koçgiri" gibi cephede vatanını savunanların evlerini yağmalayıp, yaktığımız bir isyan...
sırf ingiltere "hangi topluluk bulunduğu topraklarda fazlaysa orada kendi devletini kurabilecek" dediği için de yapılmamış bu kurtuluş savaşı döneminde.
tabii ki de gurur duyuyorum ama belki bu olaylar olmasaymış ne dinini yaşayanlara, ne de osmanlı'ya karşı bir kinimiz olurmuş. birlik, beraberlik yanlısı olurmuşuz.
ama şuan gerçekten üzülüyorum çünkü hala eskiden kendimizin başlattığı isyanlar sonucu yüzbinleri katleden atalarımız olmasına rağmen objektif bakmak yerine osmanlı'yı ve dinini yaşayan kitleyi suçluyoruz.
bunlar üzücü şeyler tabii. yine de gurur duyulmayacak insanlar değiliz.
burada kökenimizi uzun uzadıya anlattığım bir entry'de var....
müslümanlık dinine bağlı bir mesheptir hazreti ali onlar için önemli kişiliktir halifeliğim muaviyenin değil den ondan devam ettiğine inanır öyle düşünürler.
bu insanların kimseye zararı olmayan bir inanış ve ibadetleri var ve alevi olmayanın da bunu yargılama- kınama yetkisi yokken boş boş konuşmak gereksiz. illa ki birilerine doğru yolu tarif edeceksen çalmanın ayıp olduğunu, çocuklara zarar vermenin şerefsizlik olduğunu onlara göster de peşinden gidelim. yoksa ahkam kesme bence.
kimsenin inancına karışmam ama dün bir yerel kanalda alevilerin bir ayinini gösteriyordu. dikkatimi çekti orası muhtemelen cemevi olmalı. duvarda hz. ali, atatürk ve sakallı dede resmi var. altında da oturanlar var. adamın biri geldi secde eder gibi pozisyon aldı ve bu resimlerin ve kişilerin önünde bildiğin secde hareketi yaptı. bu davranış beni çok üzdü. çünkü müslümanlıkta sadece allah'ın huzurunda secde edilir. resimlerin ve insanların önünde secde yapmakta nedir? böyle saçmalık olabilir mi? ben alevileri zararsız görürüm ama bu davranış hoşuma gitmedi. beni üzdü.
insanlığın ortaya çıktığı tarihten beri kendilerini her türlü tehlikeye karşı “sırlayarak” yok olmaktan korunmuşlar ve korunmaya devam ediyorlardır.
Yine bu korunma güdülerinden dolayı öğretilerini kitaplarla ve kişilerle değil, ozanların deyişleriyle ve nefesleriyle yaymaktadırlar.
Sanılanın aksine kişilerin hiç bir anlamı ve değeri yoktur. Bu sebepten dolayı kendileriyle çelişiyor gibi görünürler, bu da sır içinde sır olmanın gereğidir. Kendilerini avama karşı bu şekilde koruyabildikleri kadar korumaya çalışırlar. avam olmayan arif’lerin bakış açısından her şey yerli yerindedir, olması gerektiği gibidir. Avam ise çelişki ve tezat görür çünkü beşer gözüyle bakar. Zaten böyle olması da aleviliği yaşatmaya çalışanların bakış açısından aleviliğin yaşaması ve yok olmaması için gereklidir. kişilerde ve şekillerde kalanlar zaten aleviliği anlayamazlar.
Türlü türlü dinler gelip geçmekte Alevilik bunların içinde sırlanarak ve bazı kişilerin adı altında gizlenerek gelecek nesillere aktarılmaktadır.
Çok derin ve gizli bir tarikattır. Hiç bir dünyevi olay bu tarikatın çizgisini yerinden dahi oynatamayacaktır.