alevileri severim, babaannem de aleviymiş, allah rahmet eylesin göremedim kendisini. alevilere karşı toplumumuzda bir önyargı oluşmuştur. aslında aleviler duygusal insanlardır. ben alevi kızları çok severim. çıktığım kızların yüzde doksanı alevidir ve kendileri kişilik sahibidir. güzelde olurlar, kara kara saçları vardır. oldum olası esmerleri sevmişimdir. kızlarına dikkat edin pek açıkta giyinmezler. zaten erzincan'lı olmam sebebiyle nerde bir konu açılsa ve konuşsak, kadını erkeği bana sarılırlar. sırtında saz ile birini görürseniz alevi olması muhtemeldir.
türkülere tek sahip çıkan kardeşlerimizdir. yeni nesil alevi gençlerin hepsi tahsillidir. devlet dairelerinde bu insanları görürsünüz. işlerimi hep kolaylaştırmışlardır. ben onları, onlarda beni tanırlar. bir görüşte tanırım kendilerini.
Bilinenin aksine, Türklüklerine korumaya çalışmış Müslüman Türklerdir. Türkler islam'a girdiklerinde, Aleviler, sünni Müslüman Türkler gibi Şamanizmi bütünüyle terk etmemiş, islam ve Şamanizm'i mezcetmişlerdir. Pervaz, dernek dedikleri töremlerinde kadınlar ve erkekler aynı yerde olduklarından, içki içtiklerinden ve raks ettikleriden, sünnilerce hor görülmüşlerdir. Türkçeyi de korumuş olan Aleviler, sünni Türklerin tersine, Arapça ve Farsçaya pek itibar etmemişlerdir. Sünnilere kara ağızlı derler; sürekli onları karaladıkları için.ibadetlerini gizli yaptıklarından ve gerçekte Alevilik'in öenmli hususlarından biri olan 'sır vermemek' ilkesini koruduklarından, sünniler onlara birçok ahlakdışı eylemi yakıştırmıştır. Mum söndü diye tevatür edilen olan, Acem sınırındaki Rafızilerde vardır. Türk boylarından Çepni, Bayat, Beydili, Sarıkeçili gibi boylar tümüyle Alevidir. Genellikle Orta Anadolu'da yaşayan Aleviler Ankara'ya, Ege'dekiler Narlıdere'ye bağlıdır ki Egedekilere tahtacı denir. Bugün örneğin Çepni gelin giysisi tümüyle bir Şaman kıyafetidir. Kentlerde yaşayan Alevilere Bektaşi, köylerde ve kırsal alanlarda yaşayanlara Kızılbaş denir. Kaz Dağları'nda yaşayan Alevi yörükler için:
hala ülkemizde saçma bir ayrımın olmasından muzdarib kimseleridir.70 lerde, 80 lerde, 90 larda ve şimdi 2000li yılların başında, alevi-sunni, kurt-turk gibi saçma, gereksiz ayrımlar var.insanlarımızı böyle farklı farklı gruplara, etnik kökenlere, dine, dile ayırmaya devam edersek sonumuz cok yakındır.
bunlardan bazıları cebrail'in yanlışlıkla ali yerine muhammed'e vahiyler getirdiğine inanır. az değildir buna inanan. din işte; insanın başına gelen en kötü şey.
70 li dönemlerde aleviyim diye dolaşmak bir nevi intihar metodu sayılırmış.bazı kesimlerin aydın olmalarıyla tanınan alevilere kesinlikle tahammülleri yokmuş.
80 li yıllarda da köylerde bu ayrım sürüyormuş.sünni bir köye atanan alevi memur taşlanırmış.
90 lı yıllarda..92 yılında Sivas ta içinde hepsi alevi olan pek çok aydının ünlünün masum gençlerin bulunduğu Madımak Oteli yakılmış yobazlar tarafından.sağ kurtlan çok az olmuş.
2000 li yıllarda müze olması geeken madımak oteli artık bir kebap restoranıymış.
2000 li yıllarda alevi babalar sünni gelin\damat,sünni babalar alevi gelin\damat almazmış.
2000 li yıllarda bilim ve teknolojinin bu kadar geliştiği yıllarda,insanlığın bu kadar modernleştiği bir çağda malesef Türkiye nin gerçeği buymuş.
Türkü türke böylesine düşman edenler utansın ne diyeyim.
Alevilik diye bahsedilen şey kızılbaşlık ise kızılbaşlığı anlamak için olayın en derinlerine en başlarına inmek gerekir. Şöyleki...
Türkler'in müslüman olması din ve tarih kitaplarında Talas savaşında Türklerle arapların çinlilere karşı birleşmesinden sonra türklerin bu yeni gördükleri inanç sistemini inceledikten sonra kendi inanç ve tanrı sistemlerine uygun ve benzer olduğu için din, hidayet aşkıyla şeklinde anlatılır. Gerçekler ise birbirinden çok farklıdır. Türkler müslümanlıkla tanıştıktan 200 yıl kadar sonra yaklaşık 50 savaş yaparak, yüz binlerce insanı katledilerek zorla müslüman yapılmıştır. Hatta Türkler'in müslüman olma gibi bir durumu ARAPlara göre olamaz. Bilindiği üzere göçebe ve bedevi arap ekonomisi Gazve adı verilen talan ve yağma düzenine bağlı idi. Bu talan ve yağmanın önünü alamayan hz peygamber en azından yönünü değiştirmek için "gazâ" ismi ile gayri müslimlere karşı yapılmasını düşündü. Buna göre gaza da elde edilen ganimetin yarısı yönetim tarafından tutulurken yarısı savaşçılar arasında pay edilecekti. Gaza nın kutsallaştırılması ile de müslüman olmayan bedevilerin müslümanlaşması kolaylaştı.
Bu dönemle ilgili en büyük yanlışlardan birisi de Türkleri tek millet ve büyük bir devletmiş gibi hayal etmektir. Çünkü Türkler bu zamanlarda çin baskısından, kıtlıktan ve nüfus büyümesinden dolayı, boy boy ve kabile kabile göçmeye başlamışlardı. Bu göç konar göçerlik şeklinde değil tek bir seferde uzun yollar katetmek şekline idi. Dolayısı ile Türkler dağınık ve düzensiz bir durumdaydı. Araplar ise gazalarının yönünü bu sefer Türklere çevirerek onlarla savaşmaya başlamışlardır. Tarih sayfasında unutturulmaya çalışılan bu zinciri anlatmaya kalksam kitaplar sürecektir. O yüzden alta kitapları ve kaynaklarını veriyorum...
Siz (müslümanlar), küçük gözlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan (TÜRK) toplumla öldürüşmedikçe kıyamet kapmayacaktır."
(Buhari, e's-Sahin, Kitabu'l-Cihad/96; Müslim, e's-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62 Hadis No: 2912; Ebu Davud, Sünen, Hadis No: 2251; ibn Mace, Hadis No: 4096-4099.)
Buhari, müslim ve ebu davud sahih hadis taşıyıcılarıdır.
"Kıtalut-Türk" Hadislerinden.
"Türklere karşı kıtal, kesinlikle olacak..."
(Buhari, e's-Sahih, Kitabu'l-Cihad/96) -
"Şu da kıyamet alametlerinden. Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız öldürüşmeniz kıyamet alametlerindendir. Biz (müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmaz."
Bu savaşlar o kadar kanlı olmuştur ki arapların bugün 40 km'ye denk gelen bir yola metrede bir karşılıklı darağacı dikerek müslüman olmayan türkleri astığı belgelerle sabittir. (Kaynak kitaplarda bulunabilir)
Karahanlıların şahının müslümanlığı seçmesinden sonra türkler yavaş yavaş müslümanlığa geçmeye başlamışlardır. Ancak bu geçiş yaşanan olaylardan dolayı tepkiyle, o zamanın halifeleri olan emevilere düşman olan Alevi inancının örnek alınarak olmaya başlamıştır. Türklerde başlık ve börük rengi olarak kırmızı tarihte en çok görülen renktir. Bunun sebebi kutsal göğün rengi olan maviye bakan başlığın üst kısmındaki renginde kutsal olması gerekliliğidir. Bunlar da siyah ve kırmızı olabilirdi. bu ilgi devletlerin isimlerini etkileyecek kadar büyüktür. Karakalpaklılar, Akkalpaklılar gibi. Uzun uzadıya veremediğim bu yazının kaynağı ise..
tarihte, marks'ın din için söylediği gibi, "ızdıraba karşı protesto" aracını buldular, iran şahının anadoluya yolladığı dai'lerin, halife'lerin peşlerine düştüler...
üzerlerine biraz daha gidilirse, toplumdan biraz daha dışlanırsa, türkiyedeki kürt sorunu(yazar burada pkk'dan bahsediyor) gibi alevi sorunu da çıkcaktır 20 30 yıla.
ülkemizde pek hoşnutiyet taşımayan, dışlanan kesim. ben severim, eski sevgilim aleviydi. bu konuda herhangi bir sıkıntım da olmadı kendisiyle. ammavelakin benden hemen sonra yeni birini bulduğunu gördüğümde kendisinden tiksindim. fakat bunun alevilikle pek ilgisi olduğunu düşünmüyorum, tamamıyla şahsın kendi öküzlüğüdür.
(bkz: allah belanı versin)
memleketimdeki her insana yaptığım gibi inanışlarına saygı duyaraktan , anlam veremediğim mantığını anlayamadığım bir mezheptir..
(eğer bu konuda ciddi ve doğru şekilde beni bilgilendirebilecek bir arkadaş varsa özel mesaj yoluyla iletişsin benle)
Türkiye'de Sünnilik'ten sonra en fazla mensubu olan ikinci inanç sistemidir ve Alevi deyimi, Ali taraftarı" ve ya "Ali yandaşı" anlamında kullanılmaktadır. Alevi deyimi "Ali kelimesine arapça nispet eki olan i getirilmesiyle oluşturulur. Sonu ünlü ile bittiği için Alevî biçimini alır.
günümüzde belli bir kalıba sokularak softalaştırılmaya çalışılan kişilerdir.solcu olarak bilinip genelde kendileri için hiçbir şey yapmayan *chp'ye oy verdikleri acı verici bir gerçekliktir.*
--spoiler--
aleviler: şahsi kanaatimce afrika yerlilerinden hiçbir farkları yoktur. ikisi de müzikle ibadet yapmaktadır. afrikadaki yerlileri aşağılayan insanların alevileri yerlere göklere sığdıramaması da tuhaftır ya neyse. biri davul çalar biri bağlama. ne anladım ben bu işten.
--spoiler--
şimdi bu iddia üzerine şu söylenebilir malum inanış hakkında; o yaptıkları danslar, çaldıkları davul yerli kabilelerinin ritüelleri değil bizzat islamın ritüelleridir. bu iddia, ya islam bilgisi yok denecek kadar az ya sunnilik dışında bir mezhebin ibadet şekillerini hiç görmemiş ya da çehri zikrini veya cem'i hiç duymamış birine aittir.
çehri zikrinden şöyle kısaca bahsedelim; peygamber efendimiz tarafından hz.ali'ye yapması emredilen zikirdir. sesli, müzik eşliğinde ve hareketli yapılan bir zikirdir.
(bkz: çehri)
cemden de kısaca bahsedelim; Alevilerce "HAK-MUHAMMED-ALi DiVANI" olarak adlandırılır. Alevilerin ibadetlerinin temeli bu cem törenlerine dayanır.
(bkz: cem)
Defalarca dile getirildi. Biz islamın tam ortasındayız diyeni de denk geldi , Ali müslüman değil mümindi diyeni de. Alevilik her inançtan sentezler taşır diyeni de oldu , Aleviyim ama müslüman değilim diyeni de. Eğer bu kadar farklı inaçlara sahip Alevi görmedim duymadım diyorsanız , ya biraz daha fazla okuyun ya da daha çok Alevi ile tanışın. Bir sünni olarak islam ın bu kadar yozlaşmasından rahatsızlık duymaktayım.
üzerlerine geçirilen "aydın ve demokrat insanlardır" kalıbının çekiciliği ile onca baskıya, sistematik katliamlara ve kıyımlara uğramalarına rağmen "rejimle barışık" bir görüntü içerisindedirler.
araştırmacı yazar cafer solgun, önsözünü dersimli alevîlerden ferhat tunç'un yazdığı alevilerin kemalizm'le imtihanı adlı kitabında bu ikircikli durumu mümkün mertebe tarafsız bir şekilde "içeriden" resmeder. alevîlerin rejim tarafından "çantada keklik" olarak görülmek dışındaki görünmezliğini, cemevlerinde ali'nin yanına yerleştirilen mustafa kemal resimleri gibi birçok ironik noktayı sergiler.
aydin insanlardir. turkiyede demokrasinin ve cumhuriyetin teminatidir bu kisiler. bu kesimden kolay kolay oy cikmaz cunku ampuluyle ulkemizi karartan parti veya muadillerine. o nedenle nufuslarinin daha da artmasini diledigimdir.
öyle dışardan atıp tutmayla, gözlemlere dayalı fikir yürütülecilecek bir şey değildir en başta
böyle bir şey yapılırsa aynen hıristiyanların bütün müslümanları aynı kefeye koyması gibi bir mantık hatasına düşülebilir.
aleviliği anlayabilmeniz için bir alevi arkadaşınız olması yararlı olabilir ki, siz nası bulcam diye merak etmeyin eğer adam gibi adamsanız o sizi bulur.
not:üstteki sözden başka anlamlar çıkarıp beyninizin %10'luk kısmına yüklenmeyin.
Sünni bi aileden gelen biri olarak çeşitli söylentilerden ötürü önyargılı yetişmiş olsam da, zaman içinde aralarından bir çok dost edindiğim ve istisnasız hepsinin dürüst, sözünün eri insanlar olduğunu gördüğüm mezhepsel cemiyet, kültürel miras.
Gençlerinden çoğunun kültürel olarak alevi olmakla beraber dinsel açıdan çok da muhafazakar olmadıklarını hatta kiminin cemevine dahi hayatlarında iki üç kez gittiklerini de gözlemlerimize katalım. Elbette tanıdıklardan yola çıkarak yapılmış çürük bir genelleme de olabilir.