aldırmak

entry5 galeri0
    1.
  1. bir kütlenin vücuttan alınmasını sağlamak.
    1 ...
  2. 2.
  3. 3.
  4. herhangi bir nesnenin bulunduğu ortamdan taşınmasını sağlamak.
    2 ...
  5. 4.
  6. bir insanı zorla bir yerden getirtmek.
    1 ...
  7. 5.
  8. 1. almak işini yaptırmak.
    örn1: gizlediği sevgilisinden hamile kalan kadın, istemediği bebeğini doktora aldırdı.
    örn2: kardeşim hazır manava gitmişken, akşam yemeğinde cacığımız da olsun diye ona 2 kg. salatalık aldırdım.
    2. götürtmek.
    örn: tipsizliği ayyuka çıkartılan çirkin adam, sıkı çalışmasına ve amirlerine sayıda kusur etmemesine karşın uzun uğraşlar sonucunda işinden aldırıldı.
    3. önem vermek, değer vermek. (aldırmamak: olumsuz anlam. itibar etmemek)
    örn: senin hakkında bize çok kötü sözler edildi, ancak biz hiçbirine aldırmadık.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük