yoktur. bunu hissettirmeyen erkek vardır. ya da hissedemeyen ya da hissetmek işine gelmeyen geri zekalı kadınlar vardır. en güvenilecek erkek sabah 8'de3 servise binip işe giden, akşam yine servisle evine dönen eşiyle aynı işyerinde çalışan devlet memuru adamdır ki; o'nunda günde 1 saat öğle yemeği izni vardır. aldatmak illa günler aylar sürecek bir eylem olmamakla beraber, illa cinsel organların birleşmesiyle de olan bir eylem değldir. zira göz iznası diye bir şey var dinimizde. selametle.
aldatacak sevgilisi olmayacak erkektir. Temizdir, saftır. Bu yüzden sevgilisi olmamış, arkadaş olarak görülmüştür. çünkü o bir yüzük takıp, evleneceğiz aşkım diyip kızın duygularıyla oynayan, işini görüp kenara atan insan müsvettelerinden farklıdır. Adamdır. Gelin görün ki kızlar müsvettelere daha çok ilgi duymaktadır.
ALdatmayan erkek var mıdır? sorusu üzerine oluşturulmuş bir sorunsaldır.
Aldatmayan Erkek Vardır. Horonlarına sahip olan, önüne çıkan güzelliklerin yanından başını eğip geçen, sadece kendini bekleyeni özleyen, evinden ve bağlı olduğu insanın dışında arayış ve fantezi peşinde koşmayan erkekler vardır.
Ancak bu erkeklerin kendi arkadaş çevresi tarafından bile sırf anti-sosyal olmakla suçlandığını,türlü türlü yakıştırmalarla ezildiğini düşününce ve aldatmayan erkekleri tespit ettiklerinde onlara sahip olma iç güdüsüyle onları tavlamaya çalışan kadınları da unutmamak gerek.
Öte yandan Aldatmayan erkeğin sevgilisi veya eşi de nasıl olsa ben o erkeğin gözünde bir taneyim vazgeçilmezim havasında olacağı için o erkeği ihmal eder. Duygularını ve taleplerini suistimal eder.
Sırf zevkine - kendini aldatmadığını bile bile- ona beni aldatıyor musun sen diye çin işkenceleri eder.
Aldatmayan erkek vardır ancak o erkeği o hali ile kabullenecek bir toplum yoktur.
Günümüz istatistiklerine göre, en az kadınlar da erkekler kadar partnerlerini aldatmaktayken, bu sorunsal aldatmayan insan var mıdır şeklinde değiştirilmeli.
ben o aldatmayacak erkeği alırım ve aldatmam arkadaş.
babasından iyi bir adap ve şeref öğrenmiş,çevresindeki büyük aşk hikayeleriyle büyümüş bir erkek elbette aldatmaz. Aile de yetiştirilme tarzı ve çevreyle alakalı.Küçük yaşlardan itibaren babası annesini aldatıyorsa, eniştesi teyzesini aldatıyorsa, mutlu bir aile düzeni yoksa o evde, o erkek büyüdüğünde bir canavar olabilir.
abime sormuştum "karını hiç aldattın mı aldatıyor musun?" diye "denk geliyo oluyo öyle şeyler" demişti.
denk gelirse aldatır efendim kaçarı yoktur.
kadının bir erkekle beraber olması için gözüne ve gönlüne hitap etmesi, daha önceki ya da halihazırdaki ilişkisinin ona vermediği veremeyeceği duygular, hazlar ve bilumum şeyler olması gerekir ki, kadın bir erkekle beraber olsun. ancak erkek için gözüne ve çüküne hitap etmesi yeterlidir, fazlasını aramaz, detay düşünmez. o yüzden denk geldi oldu olur.
aldatan kişi insan sayılmadığı için ne erkek ne de kadındır. yani aldatan erkek yoktur. aldatmayan "erkek" vardır. ha söylersin adam gibi "kardeşim böyle böyle ben senden soğudum kusura bakma yeni tur yeni şans " diye. o zaman defolup gidersin, kimse kimseyi zorla tutmaz zaten. yallah.
aldatılma-aldatma kişisel bir hata değildir.
birlikteliklerde(evli-nişanşlı-sevgili-arkadaş) çiftlerin aldatma-aldatılma sorumluluğu eşit olarak iki kişinin ortaya çıkardığı sorundur.
sorumluluk eşitdir.
etki-tepki.
not: kadın ya da erkek, aldatmaya karşı olup şimdiye kadar böyle bir utanç yaşan mamıştır.
elbette var ama denildiği gibi kıymet bilinmez ee boşa dememişler sikeni severler seveni sikerler diye en iyisi sevmicen yoksa götüne kazığı sokup gider o gittiğiyle kalır bizde götümüzdeki kazıkla.
buradaki aldatmanın ne tür bir aldatma olduğuna bağlıdır. fiziksel temas söz konusu ise vardır. yok aklımızdan geçen düşünceler, bazı küçük heyecanlar felan işin içine girerse yoktur demek yerinde bir tespit olur. hiç bir şey olmaz ise (bkz: rüyalanmak)