kadına gerekli ilgi, sevgi ve saygıyı göstermezsen, kadınında kafasında en ufak bir düşünce varsa bu konuda, er veya geç olacak olaydır. aynı şey erkek içinde geçerli... böyle durumlarla karşılaşmamak için iletişim çok önemli, eşinizle herşeyi konuşun. isteklerinizi, arzularınızı, sorunlarınızı vb... kısacası herşeyi
hiç bir zaman mutlu olmayacak/olamayacak olan kadındır. olmasındır da zaten. hem aldatıp hem de beyaz atlı prensi beklemek nedir arkadaş. azalarak tükenmelidir bu arkadaşlar.
Aldatan erkekle evlenmesi gerektiğini düşündüğüm, aldatılası kadındır.
(O Beni aldattı diye aldattım) Diyenleri de mevcuttur.
Not: Buda ilk cümlemdeki düşüncemin doğrulanmış halidir.
hangi amaçla yapıyorsa yapsın ahlaklı bir davranış değildir.
aynı durum erkek için de geçerli.
aldatılmak insana en fazla koyan şeylerden birisidir. ha kadın yapmış ha erkek.
illa fiziksel olması da gerekmiyor ayrıca. aldatmanın her türü kötü.
benim bir türlü anlam veremediğim tiplerdir. bir erkek neyine yetmiyor yok yani bu ayakkabı değil ki bana bir tane yetmez diyesin. eğer artık sevmiyorsan veya başka bir neden varsa ayrıl ondan sonra git başkasıyla ne yapıyorsan yap. merak ediyorum insan nasıl oluyor da aynı zamanda farklı kişilerle birlikte olabiliyor. lütfen yapmayın etmeyin ruhunuzu beş paralık etmeyin bari.
çok şey yazılabilir bu kadın için. karaktersizlikle birlikte aldatmanın cinsiyeti olmaz. erkek olsun kadın olsun aldatma yoluna gitmişse eğer yanında ki sözde sevdiği insana ihanet etmiştir, onu kandırmıştır. böyle durumlarda özellikle aldatılan taraf olunca psikolojik desteğe kadar yolu olabiliyor. severken aldatılmak mesela.
öldükten sonra beynini incelemek istediğim kadındır. bir kadın neden aldatır, neden aldatmak ister, karşısındakinde ne bulur da aldatır anlamakta güçlük çekiyorum. "erkek aldatırsa normal de kadınınki değil" gibi bir saçmalığa girmeyeceğim ama kadınınki gerçekten çok daha acayip. erkek birçok sebeple aldatabiliyor. sevgilisi vermiyordur, aldatır. başkası kaş göz yapar, aldatır. kaçamak yapmak ister, aldatır. abazandır, aldatır. kadına bu sıfatlar yakışmıyor ama, yakıştıramıyorum. "sik peşinde koşuyorlar" gibi bir kabalığa da girmeyeceğim ama 24 yıllık ömrümde gördüğüm bütün aldatan kadınlar malesef sik peşinde koşuyor, evet.
ne istediğini bilmeyen insandır.** erkek ya da kadın aldatan kişi için aynı yorum yapılmalıdır.
aldattığı kişi tarafından sevilmeyi de, güvenini de, fedakarlığı da hak etmiyordur.
aldatılıyor olması muhtemeldir ayrıca. hep söylerim her şey karşılıklıdır.
edit: aslında feminist damarlarıma yenilip oh olsun o aldatmasa da aldatılacaktı demek geçiyor içimden.
ama insanı bakmalıyız.*
erkeğin ilgisizliği,sevgisizliği,kıskançlığı, memnun edemeyişi vs. ne olursa olsun ihanet için sebep değildir. bunu yapan erkek veya kadın karaktersizlikkavramının ete kemiğe bürünmüş halidir.
ilişkide ayrılmak diye bir kavram varken ihanet etmek kadar ucuzluk ve adilik olamaz.
hemcinslerimin yüz karasıdır. gerçekten nefret edilmesi gereken, insan yerine konmaması gereken bir kadındır.
böyle hemcinslerim olduğunu gördükçe insan kendi cinsinden nefret ediyor, dostluk, kardeşlik söylemlerini bir kenara bırakarak. kadın dediğin asla ve asla biricik, kendisini adaması gereken eşini aldatmaz. ona kul, köle köpek olur. başkalarına asla bakmaz ve de ilgilenmez. kendisine biçilenle hayatını idame ettirir. bu tür olayları yapan kadınlara haklı, ağır cezalar verilmelidir ki, başkalarına da ibret olsun ve hiç bir kadın eşini aldatmaya yeltenemesin.
şöyle açıklayayım;
bir zamanlar karşı dairede çocuğu olmayan kırklarına yaklaşmış bir çift oturuyordu. kadın çok neşeli ve konuşkan olmasına karşın adam çok soğuktu ve sert bakışları vardı. derken bir akşam karşı daireden bağırmalar çağırmalar yükselmeye, kulaklığımda çalan justin yakışıklıses e rağmen gürültüler kulağımın içine değin gelmeye başladı. ilk tepki ev arkadaşım Şakir den geldi. "lan nolüyür" şeklinde bir tepkiydi bu evet. sonra adamcağızın "beni bunla mı aldattın beni bunla mı aldattııan" diye bağırışlarını duyduk daha sonra da dayak sesleri geldi. kapıyı açıp olaya müdahale etmek istedik. bir anda kafamızdan aşşaya konfetiler dökülmeye başladı. Şakir le aynı anda "lan nolüyür" dedik. sonra bir baktık ki yerler jillet gibi herhalde kapıcı yeni silmiş buraları dedik. neyse sonra karşı komşunun kapısı açıldı. adam hala beni bunla mı diye hönkürüyordu. acaba adam bunları yatakta basmış mı diye düşündük. bir de ne görelim. içerde kadın ve bir it var. hayretten küçük dilimizi yuttuk. yani aldatcaksanız da üsturuplu aldatın efendim. işte hayat hep böyle süprizler yapar. kader olur kısmet olur. ayrıca kapının önü jillet gibiydi demiştim ya işte hep bu aldattıran it yalamış. insanlar çok garip hayvanlar da öyle ve yere batsın lahmacun.