ezânî saat, güneşin battığı ânı, yeni günün başlangıcı kabul eder. Güneşin battığı anda saat tam 12’dir ve aynı anda sıfırdan yeni gün başlar. bir sonraki güneş batışına değin geçen süre iki tane 12 saate ayrılır; yani gün, iki kez 12 saatlik çevrim yaptıktan sonra ertesi gün günbatımında sona erer. güneşin batış ânının ya da gurup vaktinin esas alınması “yerel” bir durum ortaya çıkarır; çünkü güneşin batış ânı, aynı boylam (meridyen dairesi) üzerinde olmayan her yerde farklıdır. öte yandan gün süresi, yıl boyunca mevsimden mevsime uzayıp kısalır; güneşin batışı belli bir yer için dahî günden güne değişir. ve bu durum, doğal olarak saatin her gün ayar edilmesi zorunluluğunu doğurur. bu saate “gurûbî saat” veya “alaturka saat” (Türk usûlü saat) de denir.
bu saat tanımında günün başlangıcı değişmekte, ancak gün boyunca 1 saatlik süre aynı kalmaktadır. yılda iki kez (21 Mart ve 21 Eylül’de) gece ve gündüz süreleri birbirine eşit ve 12 saattir. gündüzler yaz aylarında uzamakta, kış aylarında kısalmaktadır. günler mevsime göre uzayıp kısaldığı için alaturka günün, bugün kullanmakta olduğumuz (alafranga) saatle belli bir saat başlangıcı yoktur. ancak belli bir yerde, yılın her günü için, alaturka saati alafranga saate çevirme çizelgeleri düzenlenebilir.
Alaturka saat; "Osmanlı-Türk tarzı saat" anlamına gelen, bir günü 12 saat olarak baz alan ve mevsimlere göre değişiklik gösteren bir saat türüdür. Alaturka saate ezani saat de denilir çünkü alaturka saat, günde beş kere camilerin tepesinden okunan ezan vakitlerine göre ayarlanmıştır. Türkiye'de 1926'da yapılan takvim, saat ve ölçü birimlerinin değiştirilmesi kanunu gereği bir günü 12 saate bölen eski usul alaturka saatin yerini yeni usul bir günü 24 saate bölen alafranga saat almıştır. Alaturka saat, Türklerin islam'ı kabul etmesinden sonra benimsenmiştir. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2406271/+