yazılı ifadesi tam bir düğüm zira hulusi akar ve bir çok komutan anlattıklarını teyit ederse darbeyi planlayan yapı daha da karmaşık hale gelecek hatta akpnin darbe ile alakasız kişileri de olayın içine çektiği şüphesi güçlenecek;
AKıN ÖZTÜRK'ÜN iFADESiNiN TAM METNi
"YÖNETEN BEN DEĞiLiM"
Ben 15/07/2016 günü gerçekleşen Askeri darbeyi planlayıp yöneten bir kimse değilim. Bu askeri darbeyi kimin planlayıp yönettiğini bilmem. istanbul'da olay günü bir arkadaşımın kızının düğünü vardı. Oraya katılmam gerekiyordu. Ben istanbul'a gidemedim. izmir'deki noter işlerim dolayısıyla gidemedim.
Ben izmir’de noter işleri yaptırdığımı ispat edebilirim. izmir'de saat 11:30 civarında noter işlerim bitti. Sonra saat 13:30 sıralarında Ankara'ya askeri uçakla yanımda Kara Kuvvetleri Komutanı ile birlikte geldim. Doğrudan torunlarımı görmek için Akıncı Üssü'ne gittim.
Ben Akıncı Üssündeki Lojmanda akşama kadar vakit geçirdim. Akıncı Üssünde mutat uçak iniş ve kalkışlar oluyordu. Devamlı hareketlilik olduğu için ben önce bir şey fark etmedim. Düğün sahibi Mehmet Şanver'i aradım. Tebrik ettim.
Bir süre sonra o da beni tekrar geri aradı. Uçakların alçak uçuş yaptığını, ne olduğunu sordu. Televizyonda alt yazı geçtiğini söyledi. Bende bu sırada televizyonda gelişmeleri izliyordum. Hava Kuvvetleri Komutanı da bu düğünde idi.
"GENELKURMAY BAŞKANI'NIN YANINA GiTTiM"
Beni aradı ve uçuşların Ankara'da alçak geçiş yaptığını, bu duruma müdahale et dedi. Bende bunun üzerine üs komutanlığına telefon ettim. Görüştüğüm kişi üs komutanı ve misafir olarak orada bulunan Kubilay Selçuk'tu. Genelkurmay Başkanının da üste olduğunu söyledi.
Bende hemen yanına gittim. Ben yaklaşık 5 dakika içerisinde Genelkurmay Başkanı’nın yanına gittim. Benim oraya gittiğimde hava kararmış ancak saatin kaç olduğunu bilemiyorum.
Ben üsse vardım. Bir oda içerisinde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Tümgeneral Kubilay Selçuk ve Tuğgeneral Mehmet Dişli ile birlikte çay içiyordu. Bana 'Bunlar bu işi yaptılar, bunlarla konuş ikna et" dedi. Ben onlarla konuşmaya başladım. Bu sırada istanbul'da tankların üzerine insanlar çıkmıştı. Üste oda içerisinde televizyon açıktı. Bunları görebiliyordum. Kubilay Selçuk ve Mehmet Dişli’ye darbenin başa olamayacağını, demokratik kurumların işlediğini, halkın bu işe tepki gösterdiğini anlatıp ikna etmeye çalıştım.
Kendilerine itiraz ettikçe bağırıp çağırdım. Aynı şekilde Genelkurmay Başkanı da onları ikna etmeye çalıştı. 3-4 kez bunları tekrarladım. Benim onlara emir verme yetkim yoktur. Ancak bir büyük olarak, Hava Kuvvet Komutanı Abidin Ünal'ın isteği üzerine onlara telkinde bulunup ikna etmeye çalıştım.
"TELKiNLERiM SONUÇ VERDi, iKNA OLDULAR"
Bu sırada soyadını bilmediğim Ömer isimli bir Amiral de oraya geldi. Benim telkinlerim sonuç verdi. ikna oldular. Yeni uçak üsten havalanmadı. Havadakilerin görevleri devam etti. üsse dönen uçaklar bir daha gönderilmedi.
Ben bu ikna sürecinin ne kadar bir zaman sürdüğünü bilemiyorum. Sonunda onlar ikna olunca Genelkurmay Başkanı, Başbakanla görüştü. Bana "Sen burada kal, bunları iyice ikna et, dedi. sonra helikoptere binip Başbakanlığa gitti. Sabah erken saatlerdi fakat saatin kaç olduğunu bilmiyorum.
"BANA HAVADAKi UÇAKLARDAN ATEŞ AÇILDI"
Ben üste bir saat kadar kaldım. Her şeyden emin olduktan sonra helikopter ile Başbakanlığa gidecektim. Helikoptere bindim ancak bu sırada havada başka uçak ve helikopterler vardı. Bana havadaki uçaklardan ateş açıldı. Üsse geri döndüm.
Bir süre sonra üsten helikopterle ayrılmak üzere teşebbüste bulundum. Bacağımdan yaralandım. Beni yaralayan mermilerin uçaklardan ateş sonucu mu yoksa yerdeki birliklerden mi açıldığını bilmiyorum.
"GÖZLERi BAĞLIYDI, AÇTIM, EL VE AYAKLARI BAĞLIYDI ÇÖZDÜM"
Ben üsse geri döndüm. Bu sırada Mehmet Dişli ile irtibat halindeydim. O Genelkurmay Başkanı ile birlikte helikoptere binip Başbakanlığa gitmişti. Kendisi ile cep telefonu üzerinden irtibat halindeydim.
Daha sonra Genelkurmay ikinci balkanını üste olduğunu öğrendim. Onun bulunduğu odaya gittim gözleri bağlıydı. Gözlerini açtım. El ve ayakları bağlıydı, çözdüm.
Onunla birlikte helikoptere binip üsten uzaklaşmadık çünkü havada uçaklar dolaşıyordu. Uzun süre üste kaldık.
"YAKLAŞIK 10 GENERAL ÜSTE TUTULUYORDU"
Üste başka bir yerde Hava Kuvvet Komutanı Abidin Ünal ve diğer generallerin bulunduğunu bu sırada öğrendim. Önce Önce Abidin Ünal’ı ziyaret ettim. Yaklaşık 10 kadar general üste tuutluyordu.
Abidin Ünal’ı koruması için başına 2 nöbetçi koydum. Daha sonra Yaşar Güler'e gidip bunları anlattım. Yaşar Güler, özel kuvvetler komutanı ile görüştü. Onun üsse geldiğini söyedi. Yaklaşık 2-3 saat kadar bekledik. Özel Kuvvetlen Komutanının gelmesi gecikti. Çevrede birçok yere bakıp döndüğü için geç kaldı. Ayrıca olay yerine Yaşar Güler askeri savcıları çağırdı. Askeri Savcılar olay yeri tespitine başladı.
Ben üste Fahri Kasırga, Kara Kuvvet Komutanı, Kurmay Başkanı, Emir Subayı ve özel Kalem Müdürünün de orada olduğunu öğrendim. Bu sırada Özel Kuvvetler Komutanı Albay Murat üsse girip Fahri Kasırga ve Kara Kuvvetleri Komutanına kurtardı. Kara Kuvvetleri Komutanını onun çıkarıp çıkarmadığını tam olarak bilemiyorum.
Yaşar Güler'i yanıma alıp önce Hava Kuvvet Komutanı Abidin Ünal'ın bulunduğu yere gittik. Daha sonra da misafirhanede tutulan Hava Generallerini kurtardık. Daha sonra Yaşar Güler ile birlikte arkamızda başka bir araçta Abidin Ünal olduğu halde Hava Kuvvetleri Komutanlığına geldik.
"EMNiYET EKiPLERiNE TESLiM EDiLDiM"
Biz Abidin Ünal ile birlikte karargahta kaldık. Yaşar Güler evine gitti. Benim hakkımda çeşitli iddialar çıktığı için bu iddiaları yalanlamak için bir basın bildirisi hazırladım ve bunu yayınladım.
Daha sonra ben de evime gittim. Beklemeye başladım. Beni gelip alacaklarını düşünüyordum. Gece saat 01:30 sıralarında Merkez Komutanı beni gözaltına aldı. Daha sonra emniyet ekiplerine teslim edildim.
"HULUSi AKAR, ABiDiN ÜNAL, YAŞAR GÜLER TANIKTIR"
Benim bu darbeye iştirak etmediğime dair Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Hava Kuvvet Komutanı Abidin Ünal, Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler ve orada bulunan diğer havacı generaller tanıktır. Dinlenmelerini isterim. Ayrıca paralel yapıya karşı mücadele eden kişilerden biriyim.
Bu konuda da Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel sivil emekli hava pilot yarbay Mehmet yıldırım, emekli astsubay Cahit Demirbüken ve MiT Müsteşarı Hakan Fidan dinlenebilir. Hakan Fidan’a Etimesgut Hava hastanesi başhekimliğinden gelen listeyi elden verdim. Araştırıp sonucunu bildirmesini söyledim. Ben ordu içindeki paralele yapı ile mücadele etmek için elimden gelen gayreti gösterdim.
"PARALEL YAPININ GERÇEKLEŞTiRDiĞiNi DÜŞÜNÜYORUM"
Benim tecrübelerime göre bu askeri darbeye teşebbüsü paralel yapının gerçekleştirdiğini düşünüyorum ancak bu işi TSK içerisinde kimin organize edip gerçekleştirdiğini kestiremiyorum.
Benim bu konuda herhangi bir bilgim yoktur. Beni atama listesinde Genelkurmay 2. Başkanı olarak göstermişler. Ben gerçekte Genelkurmay 2. Başkanından kıdemliyim.
Ben bu yapıya yönelik çok mücadele ettim. Hava Kuvvet Komutanlığım döneminde bu yapıdan olduğu için birçok kişiyi Hava Harp Okullarına almadım.
Hatta izmir Casusluk olayının olmadığını, konunun bir fuhuş konusu olduğu ile ilgili birçok faaliyette bulundum. TSK milletin bir kesitidir. TSK öğrenci seçim aşamaları çok sıkı yapılmaktadır. Buna rağmen yine de sızmalar gerçekleşmektedir.
"PENSiLVANYA'DAKi KiŞiNiN BU iŞ YAPTIRABiLECEK GÜCÜ YOKTUR"
TSK içerisinde ve Hava Kuvvet Komutanlığı içerisinde bu yapıdan kaç kişi olduğunu bilmiyorum.
Askeri darbe girişimi güçsüz bir Türkiye isteyen yabancı misyonların işi olabilir.
Pensilvanya'daki kişinin emir verip bu işi yaptırabilecek gücü yoktur. Bu olayda paralel yapı kullanılmış olabilir. Tümgeneral Kubilay Selçuk ve Tuğgeneral Mehmet Dişli ile bu askeri darbeyi neden yapmaya çalıştıkları konusu ayrıntılı konuşmadım. Ne maksatla bunun yapıldığını bilmem.
Ben Genelkurmay Başkanı’nı gördüğümde kendisinin boynunda yara izleri vardı. Ben şu an yorgunum, ilerde daha ayrıntılı beyanda bulunabilirim dedi.
Ben bu işin içerisinde yer alan generallerle tek satır konuşmadım. Bu da benim iştirak etmediğimi gösterir, dedi.
Ulusal basında sürekli "akın öztürk darbe planını itiraf etti" şeklinde haberi yapılan yaş üyesi.
ifadesini okudum. Ya ben anlama düzeyi yerlerde bir insanım, ya da bu anadolu ajansı hala alenen ama artık daha arsızca aptal yerine koyuyor insanları.
Haberlerin çarpıtılmasına alışkınız da, bu kadar bariz yalan haber de yapılmaz yahu. Adam suçlu veya suçsuz mesele bu değil. Bunun hukuki bir yaptırımı olmalı artık.
şahit tuttuğu komutanlar mahkemede olayı aydınlatır. hakkında anlattığıyla çelişen başka ifadeler ya da deliller olmasa tutuklanmasına karar verilmezdi zaten.
Adam elebaşı olsa neden kendi bacağını yaralatsın, darbe için o kadar plan yapıp neden helikopterlerin ateş açtığî sırada orada bulunsun mesela. açıklamasına dikkat edilirse daha çok mantıklı ayrıntı bulunabiliyor. Bazı detaylar planlanacak gibi değil. ya bu adam kusursuz bir plancı, ya da suçsuz. ki devlete bu kadar hizmet etmiş biri umarım suçsuzdur.
ifadesini bende okudumda ya bu adam ciddi manada suçlu işin içinden yalanlarla çıkmaya çalışıyor yada masum darbeci ibnelerin sırf listesinde diye içerde tutuluyor tamamen hulusi akara bağlı.
Yaşanan bu hadiseler sonrası yeterince utanç duyuyoruz zaten birde bu adamın konusu var.
Diyor ki gündüz izmir de noter de işlerim vardı onları 11:30 da halledip ankara ya döndüm. Akıncı üssünde bir müddet kaldım sonra uçakların havalandigini bir haraketlilik olduğunu gördüm...
Yalnız şu var bu adamı zaten mimlemisler daha önceden. Davutoglu söyledi bugün. Bu sebeple görev süresi dolmadigi halde hkk dan alındığını söyledi.
Şayet dedigi gibi hulusi akar a yardım ettiyse hulusi akar bunu söylemez mi? Adam hala tutuklu.
Belkide darbeciler komutanlarını yem etmek istemedi bu sebeple müzakere ediyor gibi görüntü verdirildi kendisine. Hukusi akar da general sonuçta anlamış olabilir.
Herşeyi boşver darbeci olsun olmasın bu adamların bu şekilde teşhir edilmesi dogru değil. Utanıyorum.
Ne hale gelmiş lan adam. Emniyetteki videolarını da izledim üzüldüm cidden. Hay mk neden her garibanlar gibi duran birini görünce kalbim eriyor. Umarım suçlu değildir. Sadece vur emri verenlerle halka ve polise ateş edenler ağır ceza almalı bence. Gerisini görevden alsalar yeter daha bi zararları dokunmaz zaten kandırılmışlar malum ülkedeki şerefsiz tarafından. Asıl ceza o şerefsize kesilmeli.
aynı zamanda yıllarca türk hava kuvvetleri bünyesinde hizmette bulunmuş, toplam 5800 saatten fazla uçuş yapmış ve envanterde bulunan hemen her hava aracını kullanmış eski pilottur.
darbecilerden olduğu iddia edilmekte. tutuklanmış halini gördüğüm zaman gözlerimin yaşarmasına sebep olmuştur.
darbeciyse, bunca yıl milletimizin ve tsk'nın sırtını sıvazlayıp terfi ettirdiği bu adamın gerçek yüzünün vatan haini olması gözümü yaşartır. ama komploya kurban gidiyorsa, şeref madalyası almış bu türk askerine yapılan zulüm kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyüktür.
silah arkadaşı olan eski genel kurmay başkanı necdet özel, akın öztürk'ün böyle bir girişimde bulunacak birisi olmadığını söylemekte.
velhasıl kafalar bu adam hakkında soru işaretleriyle dolu. Allah yardımcımız olsun ne diyeyim.
herkes savcı, avukat bilmemne olmuş konuşuyor. öyle bakmış da, darbe yapacak gibi durmuş da, darbe yapabilir gibi şeyyapmış da. bu adamın ifadesi gerçekten çok kafa karıştırıcı, ya çok profesyonelce hazırlanmış, önceden yapılmış ya da gerçekten suçsuz.
alın size anayasadan bir madde,
"suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." anayasa md.38/4
sonuç neyi getirecek gerçekten çok merak ediyorum. bu adam suçsuzsa eğer ... sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum. eğer suçluysa gebersin zaten.
Öncelikle En son haberleri ve açıklamasını okudum.Darbeyi reddettiğini söylemiş ve mantıklı olabilecek bir açıklama yapmış.Torunlarımla birlikteydim.Uçakların havalandığını görünce Hulusi Akar'ın yanına gittim demiş. Hulusi Akar'la birlikte darbeye karşı koyduk demiştir.Şimdi bunun doğru olup olmadığını bilmiyoruz.Eğer doğruysa hani hulusi akar rehin alınmıştı?
Yani aklımda bir ton soru var.Zaten oyun olduğunu düşünüyorum.Adam gibi hükümet tarafı cevap vermeli bu iddaaya.Büyük ihtimal üstünü kapatacaklar.
eğer suçluysa o gece meclise yakın evimde sabaha kadar titrerken küfrettiğim, lanet ettiklerimden biridir.
Ancak, gözaltına alındığı o fotoğrafları gördüğümde hemen kapattım sayfayı niçin bilmiyorum içim kaldırmadı, darbe almış yüzünü eline verdikleri kulağını gördüğümde acıdığım için değil, sadece bakışları işledi. Lan dedim keşke suçlu olmasa keşke bize, bu ülkeye bunları yaşatanların başı bu olmasa..
Kendisi ile ilgili haberleri takip ediyorum o zamandır, diliyorum şahit gösterdikleri -genelkurmay başkanı ve mit müsteşarı- bir an önce konuşur.