dün en çok görsel ekleyen yazar 6
dünün kötü entryleri 12
dünün beğenilen entryleri 30
değerli kardeşlerim, nazenin ve nadide bir sosyal platform olan uludağ sözlük'e geldiğimden beri yegane saikım naçizane komple bir yazar olmak idi. şöyle bakıyorum da bugün buna bir adım daha yaklaşmışım. adeta alıyorum, veriyorum, ikiye bir yapıyorum, sıfıra iniyorum.
hep dedim yine diyorum: amacımız uludağ sözlük 1 numara yapana kadar bıkmadan, usanmadan çalışmak. öte yandan istatistiklerin mini etek gibi olduğunu ve eninde sonunda o mini etekli hanımı yardır yardır kütleteceklerini de aklımdan asla çıkarmıyorum.
hepinizin adamsınız, baya baya da insansınız. sizin alayınızın taaaaa evet evet taaaaa en küçük kişilik zerrenize dahi kefilim. lütfen ve derhal sevgiyle kalın!
erkancım iyi güzel yazmışsın uğraşmışsın eyvallah tamam, pepsikolaya da tamam ama sponsorlu linkimi beğenmedim ben hacı. kate upton ın memelerini bekliyordum çıka çıka bu çıktı, özenmemişsin valla kusura bakma. *
edit : kalbimi fethettin ortak. en estetik nickaltına sahip oldum sayende, takipteyim seni. *
bu hafta, yegane gayesi olan nazenin ve nadide bir sosyal platform olan uludağ sözlük'ü türkiye'nin 1 numaralı sosyal alanı yapmak saiki uğruna çalışmalarına hız vermiş ve karşılığını da söz değerli kardeşlerim tarafından görmüş yazardır.
dün en çok görsel ekleyen yazar 7
dünün beğenilen entryleri 9
dün en çok entry giren yazar 16
geçen haftanın en beğenilen entryleri 30
bu istatistiklerdeki tek eksik dünün kötü entrylerine giremeyişimden kaynaklanmaktadır. bunu da başarsaydım komple bir yazar olma yolunda daha şahane bir adım atmış olacaktım. sadede geliyorum.
şu sözlükte okumaktan en keyif aldığım yazar. adamın hiçbir entrysinin konusu yok, tamamı içi boş entryler ve okuyucuya hiçbir şey anlatmıyor fakat o üslup yok mu o üslup... kendini okutmaya yetiyor. böyle insanın içindeki naif adamı ortaya çıkarıyo bu adam. kendisi okuyunca kendimi istanbul beyefendileri gibi hissediyorum.
bu başlık ve daha nicesi... türkiye'nin 1 numaralı sosyal platformu yapacağımıza dair and içip yola çıktığımız uludağ sözlük'te huzur ve sükunet bize emanet! elbette yeri geliyor biz de sinirleniyoruz. ne bileyim 56 yaşına gelmiş olmanın yorgunluğu bağzı günler psikolojimizi bertaraf ediyor. lakin biz hiçbir gün kalp kırmıyoruz, yıkıcı mütalaada bulunmuyoruz.
yapıcı üslubun, tatlı dilin, uzlaşmacı tutumun marka ismi erkan elektar.
değerli kardeşlerim siz de bir omuz verin ve nazenin ve nadide bir sosyal platform olan uludağ sözlük'ü türkiye'nin 1 numarası yapalım.
(#22824252) uludağ'da trollük denen şeyin bazı değerlere hiç de zekice olmayan yöntemlerle saldırmak olmadığını yazdıklarıyla anlatan biri. hiç biyere gitmesin.
istanbul beyefendiliği ve anadolu yiğitliğini aynı bedende toplayabilmiş, sayılı adamlardandır. sözlük neferi olduğu günden bugüne düşünce devrimi yapmaya çalışmaktadır. ancak taraf toplayamamaktadır, bunun nedeni ise ismini açıklamaya çekindiğim bir zattır, bazı büyük oluşumlarda liderlik vasfina sahip bu kişi bulunduğu platformda kendi belirlediği sınırların dışına değerli kardeşimizin çıkmaması için her türlü yolu mübah görmektedir. zira bilmektedir ki bir kıvılcım oluşursa akabinde oluşacak yangını kimse durduramayacaktır.
kendisinin idealleri için canı mevzubahis olsa bile vazgeçmeyeceğine inancım tam olsa da, kendimi zaruri hissederek ve haddim olmayarak, şunları demek istiyorum. unutmasın, tarih bize her fırsatta anlatır, idealleri uğruna birçok insan savaşmış, savaştığı güçlerce ekseriyetle katledilmiştir. ama katledilen sadece bedenleri olmuştur, fikirleri değil. o dönemde olmasa bile, sonraki dönemlerde o insanlar anlaşılmış, fikirleri beyinlerde, gönüllerde taşınmış, taşımaktadır da. unutmasın, koşmakta olduğu bu yolda, ben ve benim gibiler koşamasak bile yürüyerek kendisine her daim destek çıkacağız.
son olarak değerli sözlük yazarlarınımızın artık uyanmasını istirham etmekteyim.
yalnızca bir mesajla bile insana pozitif enerji verebilen doğa üstü güçlere sahip yazar, arkadaş, fıstıkçı şahap, anti pergel kullanıcısı, tarçın sever, yanık sesli ramazan davulcusu.
hee bir de yenilmeye doymayan pehlivan.*
galiba bir parça kıskandım. şuan bana yeni bir şans verseler bir an bile düşünmeden bu nicki alırdım. ha, belki bazılarınız "erkan elektar ses kaydına mı yoğusa bu adamın nickine mi daha çok güldün?" diye sorabilir. tabiki ses kaydına daha çok güldüm. orada "ya bacım, elektarın daha nesini kodliyim?" falan diyordu misal. ha, bu adam bir ses kaydı değil, kanlı canlı bir insan. onu da hesaba katmak lazım.
takılmış olduğum konu madenci yakınının battaniyeyi geri verme olayı değil; asıl olay ,battaniyenin geri verilmiş olmasının haber niteliği taşıyıp taşımadığı.
içimizde böyle insanların olduğunu inkar etmiyorum, hatta medyanın gösterdiğinin daha fazlasıyız. ancak medya böyle haberler yaparak bu tarz insanların soyunun tükenmiş olduğunu, olsa da tek tük çıktığını bilinçaltımıza sokuyor.bunun sonucunda ne mi oluyor ?
1-insanlardan korkan,samimiyetsiz ve kendine güvensiz bireyler yetişiyor.
2-aslında iyilik yapmamanın ve devleti düşünmemenin toplumun tamamına yakını tarafından kabul görmüş olduğunu ve bu insanların ise bazen denk gelebileceğini ima ederek , kötü olan birçok şeyin yapılmasına meşruluk kazandırıyor.
3-senin aslında o insan gibi iyi bir birey olmadığını yüzüne çarparak içten içe utanmanı sağlıyor.