harika bir yerdi diyemeyeceğimiz dönemdir. çünkü bu dönemden önce de "bakalım asker ne diyecek bu işe" soruları sorulurdu, mafya babaları devletin başındakilerle çalışırdı, aman şunu yapmayalım kriz çıkar denirdi(hiç bir şey yapılmamasına rağmen kriz çıkardı). yani akp öncesi türkiye, aynı akp dönemindeki türkiye gibi iç açıcı bir yer değildi. hiç bir zamanda olmadı, olamadı. şu cennet gibi akdeniz ülkesi bir türlü kendi yolunu tutturamadı.
birilerinin hala akledemediği önceki türkiyedir.
rakam verirsin hesap bilmezler, imefe dersin nerenin ilçesi derler, enflasyon dersin hayvan adımı derler, yapılanları zaten görmezler, şimdi yürek yırtılur...
akp öncesi bir ileri üç geri giden bir türkiye. akp sonrası üç ileri bir geri giden türkiye. doksan ve üstü doğumlular. akp öncesi siz daha bebeydiniz.
hükümete karşı olanların şimdikinden daha iyi olduğunu iddia ettikleri dönemdir.
arkadaş muhalefetini mantıksız dayanıksız yapıyorsun, sonra da seçilemedin mi karşı tarafa saldırıyorsun, dediğim gibi zorla akp'li yaptınız milleti beynini siktiklerimin.
hükümeti eleştir, saldır, yıprat, oy kaybetmesine vesile ol tamam ama, sen kalkıp da bunu yapmak için akp öncesi türkiye'nin daha iyi olduğunu söylersen afedersin ama kimse sikine takmaz seni. sus mesela, ya da konuşacaksan mazlum olarak gelip, zalime dönüşme sürecini anlat, kendine yapılan kötülüklerin aynısını rakiplerine yaptığını anlat, mantıklı ol yani. ama kalkıp da bana akp öncesi türkiye'nin daha iyi olduğunu söyleme.
yaşadığım il olan istanbul sussuzdu. chp anlaşmalı su markalarından damacana sular alıp öyle duş alıyorduk. durumumuz iyi ki fena değildi o zamanlar. uzun kuyruklu çeşmelerden akan bir gıdım musluk suları... chp bunlardan daha niceleriyle beraber cidden halkın partisi olduğunu kanıtlamıştı. şimdi akp geldi, (ulan chp halkın amına koymuş, biz ne yapsak toplarız oyu) mantığıyla metrobüs, yol, 2023 bilmem ne derken şuan diktatör konumunda. akp öncesi türkiye(doksanları diyorum) yolsuzluğun tavan yaptığı türkiye idi. "burası elit insanların yeri" sebebi yüzünden çamlıca tepesini gezemiyordum. kapıda kalmıştım. elinde baston, pahallı kıyafetler giymiş paşalar vardı. gerçi şimdi hep baş örtülü yüzünde makyaj kadınlarımız var ama ve lakin insanlar hiç umurumda değil. akp'yi sevmiyorum. din kullanan partiyi desteklemeye niyetim yok. abd yalakçısı olsa da, yine de türkiye'yi az çok bir yere getiriyor. boğazımızı sıkan vergileri, pis barajdan su içip "bak ben içtim ölmedim siz de içersiniz" lafını söyleyen bakanı olsa da, o zamanı kadar yozlaşmış bir yer değil artık türkiye. şimdi, öncekinden daha özgür gibiyim. sadece yeni kafesim biraz daha büyük.