neyse muammer güler rte nin kızlı erkekli öğrenci evi saçmalamasını "Olaya terörle mücadele boyutuyla öncelikle baktık" şeklinde yumuşatmaya çalışması gibi bu olaya yaklaşmamış.
çıkmış delikanlı gibi 'Valinin cevabı şık olmadı' demiş! http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25090160.asp
rte: "Kız ve erkek öğrenciler aynı evde kalıyor, denetleyeceğiz" diyerek tartışmanın fitilini yaktı.
bilimum akp kurmayları (başta bülent arınç) lafı kıvırmaya çalıştı.
rte (05.11.2013): "Karakteri itibariyle farklı bir siyasetçiyim. Bir yerde konuştuğumu inkar etmem. Ne yapıyorsak inanarak yaparız. Omurgasız şekilde hesap içinde olmam. Başbakanlık görevini bu millet bize verdi. Biz muhafazakar demokrat partiyiz." dedi ve "Kız ve erkeklerin yurtlarda birlikte kalmasına müsaade etmeyeceklerini" belirtti. http://www.radikal.com.tr...ci_yine_yalanladi-1159118 http://sozcu.com.tr/2013/...konusuyor-canli-7-401090/
rte: partisinin grup toplantısında öğrenci evleri hakkında "Buralarda nelerin olduğu belli değil. Karma karışık her şey olabiliyor. Anneler babalar feryat ediyor. Bu adımlar atılacaktır. Bunlara da kusura bakmasınlar muhafazakar demokrat olarak müdâhil olmak zorundayız. Bu yaşam tarzına müdahale değildir" diye konuşmuş; yurt dışına çıkarken de bir soruyu "aynı daireyi kız ve erkeklerin birlikte paylaşma durumları var. Bu konuda pek çok şikayet aldık. MuhafazakAr demokrat bir iktidar olarak bu konunun çalışmasını yapacağız" diye cevaplandırmıştı. Kendisine valilerin bu konuda hangi yetkiye dayanacakları sorulduğundaysa "Bu düzenlemeden sonra gerekli yetkiyi alırlar" demişti.
(kızlı-erkekli evlerde kalıyorlar çıkışından sonra bülent arınç bile tepkisini dile getirdikten sonra)
rte: ülke dönüşünde (iskandinav ülkelerini ziyareti sonrası), "Konuyu fuhşa, zinaya, evlere paldır küldür girmeye kadar getirdiler... Ailelerin şikayetleri üzerine bir açıklama yaptık, konuyu nerelere getirdiler!" demiş.
bugün rte: Denizli ilinde şahit olduk. Yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Vali Bey'e bunun talimatını verdik. Bunun bir şekilde denetimi yapılacak. http://www.zaman.com.tr/p...urpriz-hamle_2161542.html
- avrupa birliği bakanı ve başmüzakereci egemen bağış: "türkiye'nin askeri gücü suriye'yi birkaç saat içerisinde bitirebilecek noktada ama bizim suriye halkıyla bir sorunumuz yok." (05.10.2012) http://www.haberturk.com/...t-icinde-yerle-bir-ederiz
Diyarbakırlı bir vatandaşımız, "Andımız"ın okullarda okutulmaması için Milli Eğitim Bakanlığı'na dava açıyor.Bunun üzerine Bakanlık, mahkemede savunma yapıyor.
Şöyle diyor savunmada:"Öğrenci andı ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik köken temelinde hiçbir ayrım gözetmemektedir".
- 2009'da "Andımız"ın etnik ayrımcılık yapmadığını düşünen hükümetimiz, neden 2013'te aynı "Andımız"ın etnik ayrımcı olduğunu düşünmeye başladı.
- 2009'da çocukların her sabah militarist bir şekilde bağırtılarak yemin etmesinde bir sakınca görmeyen hükümetimiz, neden 2013'te "Böyle şey olmaz" dedi.
---- alıntı -----
RTE, "100 bin kişiyi öldüren insanın (esed) davranışlarını nasıl övgüyle karşılayacağız"
40 bin kişinin katiline (apo) "SAYIN" dediğiniz gibi...
---- alıntı ----- http://www.ilk-kursun.com/haber/158862
bülent arınç 30.09.2013:
Füze savunma sistemi ihalesini Çinli firmanın almasına ABD'nin tepkisi hatırlatılarak, bu konudaki değerlendirmesi sorulan Arınç, şu karşılığı verdi: "Bazı konuları birbiriyle karıştırmamak doğru olur. Türkiye uzun menzilli savunma sistemleri konusunda birkaç yıldır hazırlığı yapılan bir ihale açmıştır. ihaleye pek çok ülkenin savunma sanayii ile ilgili firmaları katılmıştır. Bunun sonucunda Çinli bir firmanın teklifi uygun görülmüştür. Bunun iki sebebi vardır. Mevcut tekliflerde Türkiye için karlı ya da uygun teklifi vermiş olmasıdır. ikincisi, bazı üretimlerin Türkiye'de de yapılabileceği konusunda varılan uzlaşmadır. Biz Türkiye'nin çıkarlarından başka bir şey düşünmeyiz. Başka bir ülke bu konuda 'Benim onlarla ihtilafım var, ben onları karar listeye almıştım. Siz nasıl olur da onlara ihale verirsiniz' demesi mümkün değil. Kaldı ki, ABD yetkilileri bu konuda saygılı bir ifade kullanmışlardır. O şekilde yorum yapılabilecek, Türkiye'yi suçlayan bir ifade söz konusu değildir. Biz Türkiye'nin iki konudaki çıkarlarını dikkate aldığımızda bu ihaleyi vermekte tereddüt etmedik. Ancak prosedür tamamlanmamıştır. Bu prosedürün tamamlanmasını müteakip de üretime başlanabilecektir. Şüphesiz NATO ülkesiyiz. Başta ABD olmak üzere NATO ülkeleri ile iyi ilişkiler içerisindeyiz. Ama Türkiye'nin savunmasını ilgilendiren bir konuda biz bize yakışan, bizim için çok önemli olan kararları başkasına bakmadan alabilecek durumdayız. http://www.sabah.com.tr/G...ksik-elestirilerine-cevap
vay be ilk kez omurgalı bir duruş sergileniyor diyordum ki davutoğlu'ndan açıklama geldi.
ahmet davutoğlu 03.10.2013:
Bakan Davutoğlu, Türkiye'nin uzun menzilli hava savunma sistemi ihalesiniyle ilgili soruya; "Ortadoğu'daki son krizler bağlamında hava savunması alanında bazı eksikliklerimizin bulunduğu görüldü. Patriotların getirilmesiyle kısa vadede tedbirleri aldık. Ancak acilen kalıcı olarak hava savunma sisteminin güçlendirilmesi için çalışmalara başladık. Bu konuda maliyet, Türkiye'de üretim ve teknoloji transferi bizim için önemli kriterler. Verilen teklifler arasında bu kriterler ışığında bir sıralama söz konusu. Sıralamanın başında Çinli şirket var, ancak bu nihai bir tercih değil. Bu sisteme ilişkin kararımız ne olursa olsun NATO'yla çelişkili bir savunma yapısına girmemiz hiçbir şekilde sözkonusu değil" diye konuştu. http://www.yurtgazetesi.c...-adim-sinyali-h42648.html
şahsi kanaatim yerli savunma sanayinin güçlendirilmesi. bu amacı en iyi karşılayan çin'li şirket. ayrıca en karlı teklif de onlardanmış. bence akıl yolundan şaşmamalı. amerikan şakşakçılığı bırakılmalı.
an itibarıyla atv de başbakan ile gündem özel programında rte yukarıda saydığım nedenlerle çin'e yakın olduklarını ifade ediyor.
umuyorum ki nato ülkelerine ve rusya ya mesaj vermiyordur. ve hakikaten yerli üretime izin veren bir projeye gireriz.
rte (17.08.2013): (Pakette anadilde eğitimin önü açılıyor mu sorusuna) Hayır yok. Özel okullarda da yok. O konu bizim için şu anda ele alınacak durum değil. Yapılan benzetmeler de doğru benzetmeler değil. Ne, neyi getirir götürür kimse düşünmüyor. Biz, ülkemizi bölecek konular üzerinde Ak Parti olarak adım atamayız. Zamanlama bir çok konuda çok önemli. Zamanlamayı iyi yapmazsanız güzelim ülkemize yazık edersiniz. Biz zaten okullarda anadili öğrenme imkanı sağladık. Ama anadil ile eğitimin önünü açarsanız resmi dili zedelersiniz.
icraatta
rte(sözde demokratikleşme paketi 30.09.2013): özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açıyoruz. Özel kurs imkanını getirmiştik. Daha sonra ise üniversitelerde açılmasını sağlamıştır. Okullarda seçmeli ders olarak öğretilmesinin önünü açmıştık. Şimdi de özel okullarda mümkün hale getiriyoruz. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24817460.asp
----
konuyla alakasız ama
benden tüm sevenlere gelsin.
teoman'dan rüzgar gülü!
----
edit: oooo burhan kuzu (TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı akp milletvekili) atar yapmış: Anadilde eğitim ülkeyi böler, bir tek Kürdün anası yok ki. 18 tane etnik grup anasını alıp gelirse ne yapacağız? Ben de anamı getirdim ben de dilimi istiyorum derse ne yapacağız? Bunları iyi düşünmek gerek. Sonra diyorlar ki, biz bölünmek istemiyoruz böyle bir niyet yok. Yahu yok da, sonu oraya gider. Niyetimiz buysa bunu oturup Kürdü, Lazı, Çerkezi hep beraber konuşalım. Burada doğması muhtemel sorunları dile getirmem en büyük hakkım. http://t24.com.tr/haber/a...urdun-anasi-yok-ki/241098
sözde
rte 27.09.2013: Bizim sorunlarımızı dışarıdan gelen birileri değil, bizzat biz, kendimiz hep birlikte çözebiliriz ve zaten bunu yapıyoruz. Eğer dışarıdan birileri gelirse şunu iyi bilelim, inanın sadece karıştırmak için gelir. Sadece nifak için gelir ki bunu zaten yaşadık, gördük ve görüyoruz. Buna izin vermemeliyiz.
uygulamada
pkk ile yapılan oslo görüşmelerinde koordinatör ülke (yani ABD temsilcisi) bulunmaktadır ve onun "Sizi buraya biz topladık. Abdullah Öcalan'ın talepleri Meclis'te görüşülecektir" dayatmasına ses çıkarılmaz.
dillerinde tek laf var, "ne o, darbe olmuyo artık? ışıl ışıl gözlerle darbe bekleyen kemalist" filan diye papağan gibi ötmekten başka bi boka yaramıyolar. ülkemizde gerizekalı nüfusun deşifre olması açısından akepe iktidarına ihtiyacımız olduğu aşikarmış.
adullah gül: 2007 yılı Kasım ayında Çankaya Köşkü'nde israil Devlet Başkanı Şimon Peres onuruna verdiği yemekte yaptığı konuşmada, "israil'in güvenliği ve tanınmış sınırlar içinde yaşama hakkına sahip olması, Türkiye'nin Orta Doğu politikasının değişmez önceliklerindendir" demişti.
(neden suriye nin güvenliğine de aynı saygıyı göstermiyoruz acaba? )
sonra kameralar önünde van minüt (04.02.2009).
sonra ben van minütü moderatöre dedim. (ama nedense bu gündemde yer bulmadı. israil fatihi rte diyerek jöleli jöleli yalakalık yapmak varken kim gerçekleri söyleyip kendini tehlikeye atar?)
rte (01.06.2013): Gazeteci çıkmış, 370 bin ağaç kesilecek diyor. Sen bu sonuca nereden vardın? Nereden biliyorsun? istersen tam rakam ver! 370 bin 456 ağaç kesilecek de. Sen gidip ağaçları mı saydın!
gelelim günün haberine
----- alıntı -------
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar'ın soru önergesine Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun verdiği yanıt, 3'üncü köprü ve havaalanı için yaklaşık 2.7 milyon adet ağaç kesileceğini ortaya koydu.
CHP'li Acar'ın önergesini yanıtlayan Bakan Veysel Eroğlu, Kuzey Marmara Otoyolu ve 3. Köprü yapımı maksadıyla 2 bin 542 ha.'lık alanda izin verildiğini, bu alan içinde 706,92 ha. ormanlık alanda çalışma yapılacağını, toplam 381 bin 96 adet ağaç kesileceğini bildirdi.
Bakan Eroğlu, Üçüncü Havaalanı yapımı maksadıyla 6 bin 173 ha'lık alanda ön izin verilmiş olup yapım aşamasında 2 milyon 330 bin 12 adet ağaç kesileceğini söyledi.
Ahmet Davutoğlu 26.08.2013: suriye ye operasyon olursa biz de yer alırız.
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) Suriye için alacağı yaptırım kararlarını bekleyeceğini, böyle bir karar çıkmazsa, bu ülkeye askeri operasyon seçeneğini de değerlendiren koalisyonun içinde yer alacağını söyledi. http://www.haberturk.com/...suriyeye-askeri-operasyon
Ahmet Davutoğlu 10.09.2013: Suriye'deki çabalanan 'savaşsız çözüm' önerisine tepki gösterdi. Davutoğlu, bu çözüm önerisinin ölümleri daha da arttıracağını ileri sürdü. http://www.yurtgazetesi.c...vas-istiyoruz-h41570.html
Ahmet Davutoğlu 14.09.2013 (abd rusya anlaştıktan biz avucumuzu yaladıktan sonra): Muhalefet ve Beşar Esad'ı kınayamayanlar 'savaş istiyorlar' diyor. Biz savaş istemiyoruz . Şu anda bir savaş var. Şu anda rejim hava kuvvetleri Suriye'nin çeşitli bölgelerini bombalıyor. Biz bu basın toplantısını yaparken birçok çocuk yetim kalıyor. Kimse hedef saptırmasın. Herkesin öncelikle vazifesi bu vahşeti durdurmaktır. Bizim yaptığımız 'savaşa dur' çağrısıdır.
rte (12.09.2013): Neticesi ölüm olan bir silah kullanımında kimyasal silah kullanıldığı zaman suç, kimyasal silahların dışında silahların kullanıldığı zaman suç değil mi? Böyle bir anlayış olabilir mi? insan öldürülüyor, ama efendim kimyasal silah ile öldürüldüğü için bunu suç kabul ediyor. Ee, sniper öldürürse, tankla topla öldürülürse veya helikopterlerle bombalanarak öldürülürse veya uçaklarla bombalanarak öldürülürse o bunlar arasına girmez. insaf be! O bombalarla öldürülenler paramparça oluyor. http://www.zaman.com.tr/g...ri-suc-degil_2134386.html
aylar sonra edit:
10.12.2013 günün haberi
--- alıntı ----
Amerikalı gazeteci Seymour Hersh'e göre, ABD, Suriye'de el-Kaide bağlantılı el-Nusra Cephesi'nin sarin gazı üretme kapasitesinin olduğunu biliyordu. Ama bu istihbarat, daha sonra askıya alınan, Suriye'ye sınırlı müdahale kararı sürecinde kamuoyuyla paylaşılmadı. ABD, Esad rejimini sorumlu tutmayı tercih etti. London Review of Books'ta yayımlanan makaleye göre, ABD istihbaratı Guta saldırısından aylar önce bir dizi gizli rapor hazırladı. O raporlarda, el-Nusra Cephesi'nin sarin gazı üretme kapasitesine sahip olduğuna dair kanıtlara yer veriliyordu.
bu yalana aracı olanlar zaten daha sonra çark etmişti.
hatırlayalım:
(bkz: akp çarkları/#21286144)
aylar sonrasının haberi
--- alıntı ----
Bir de şu Şam çevresinde atılan "kimyasal silah olayı" var. Çoğu çocuk, 1500'e yakın insanın kurban olduğu... Ertuğrul Özkök, Amerika'nın en önemli üniversite kurumlarından MIT'nin (Massachusetts Institute of Technology) raporunu haberleştirdi geçen gün.
Öğreniyoruz ki kimyasal silah Esad hükümet kuvvetlerince atılmamış. Zaten bunu o sıralarda, Birleşmiş Milletler görevlileri de söylemişti! Raporla kesinleşmiş bir durum var şimdi
MiT ise o sıralarda "çok gizli" raporla, Esad'ın attırdığını iddia etmişti...
Bu rapor da tıpkı TIR'lar gibi MiT'in ve hükümetin kucağında kaldı. Atsalar atamazlar, satsalar satamazlar.
dün:
rte: Erdoğan, Türkiye'nin son 6.5 yıllık Ak Parti iktidarında her alanda geliştiğini ve büyüdüğünü, bölgesinde ve dünyada güçlü ve sözü dinlenen, itibarlı bir ülke konumuna geldiğini kaydetti. http://yenisafak.com.tr/p...e-degil-25.05.2009-188094
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, partinin Gaziantep il Kongresi'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin sözü dinlenen ve hatırı sayılan bir ülke haline geldiğini söyledi. 07.05.2012 http://yenisafak.com.tr/y...geldi-7.5.2012%200-381960
Milletvekili Ali Ercoşkun: Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde dünyanın her köşesinde Türkiye ve Türk milleti artık sözü dinlenen ve itibar gören bir ülke haline geldi. http://www.akpartibolu.co...k-partide-bayram-coskusu/
son durum: rte g-20 zirvesinde suriye'ye müdahele konusunda obama ve putin den randevu koparabilmek için milli mücadele vermektedir. randevu almak için çırpınanın sözü dinlenen bir ülke lideri olduğuna kim inanır?
daha önce de değinmiştim şekil olarak halkın gözü boyanan ama içerik olarak fıs olan rte nin abd ziyareti ile ilgili yazıya daha önce değinmiştim.
(bkz: israil kadar olamayan bölgesel güç/#19789810)
rte (10.10.1996): Aşkı reddetmiyorum, ama maalesef hiç olamadım.
rte (03.09.2013): Biz bir aşık olduk pir aşık olduk.
---- alıntı ----
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendi hayatının anlatıldığı Usta'nın Hikayesi adlı belgeselde Emine Erdoğan'la ilk göz göze geldiği anı anlattı. "Biz birbirimize bir aşık olduk pir aşık olduk" dedi.
dün rte: Bizi, Türkiye'yi Suriye'deki kanlı bataklığın içine çekmek için yapılan her provokasyon karşısında soğukkanlı olmak zorundayız. Türkiye'nin sabrı, soğukkanlılığı adeta test ediliyor. Aklı selim dışına çıkarak bizi çekmek istedikleri tuzağa düşmeyeceğiz. 12.05.2013 http://www.ntvmsnbc.com/id/25441896/
bugün: Türkiye'nin ABD'nin Suriye'de bir uçuşa yasak bölge ilan etmesi ya da askerlerini bu ülkeye göndermesini destekleyip desteklemeyeceği sorusuna "En başından beri... biz 'evet' derdik" yanıtını verdi. 29.08.2013 http://haber.sol.org.tr/d...-kan-istiyor-haberi-72739
demek ki neymiş abd işaret ettiği an ne soğuk kanlılık kalıyormuş, ne de aklı selim. bataklığı filan da gözümüz görmüyor!
daha da vahimi bundan aylar önceki kıvırmaları. daha önce paylaşmıştım. (bkz: akp çarkları/#19787307) hatırlayalım.