dün rte ve saz arkadaşları orduya kumpas kuruldu diye yeri göğü inletiyordu! (ne hikmetse yolsuzluk soruşturmasından sonra yaptılar bunu ve gündem değişti!)
bugün aym'nin dünkü balyoz davasında hak ihlali yapıldığı kararı sonrası yeni bi açıklama gelmiş
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: Balyozu yok saymak kendi kendimizi kandırmak ve halkımızın aklıyla alay etmektir. Balyoz Eylem Planı bal gibi darbe teşebbüsüdür. Anayasa Mahkemesi hangi tarafından böyle bir karar verdi bilemem.
konuyla alakasız ama günlerde kıvıran teyzeler geldi aklıma!
ooooohhh yandannn...
kıvııırrrrrr.
dökktürrrrrr!
17 HAZiRAN 2014: CHPnin genel müdürü son zamanlarda çok sık olarak Ortadoğudan bataklık olarak bahsediyor. Bu apaçık cehalettir. Ortadoğuya milyonlarca insanın yaşadığı, vatanlarının olduğu bir bölgeye bataklık demek ırkçılıktır, ayrımcılıktır, faşizmin ortaya çıkmasıdır. Zannedersiniz ki CHPnin genel müdürü Pariste Londrada doğdu. Tuncelide doğacak, orada büyüyecek, sonra Ortadoğuya bataklık diyeceksin. Bu hem ırkçılıktır, hem de aslını özünü inkardır. Dünyanın neresi olursa olsun insafı ve vicdanı olan bir kişi bataklık diye tarif edemez
15 KASIM 2012: Erdoğan'ın 15 Kasım'da Milli tank Altay'ın tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, Suriye için "bataklık" nitelemesi yaptığı ortaya çıktı.
işte Erdoğan'ın o açıklaması:
"Bizim ne komşumuz olan ne bölgemizde olan ne de dünya üzerindeki herhangi bir ülkeye karşı olumsuz bir tutumumuz yok. Kurulan tuzakların farkındayız. Sabırlı tutumumuz pasiflik olarak görülmesin. Elbette birilerin bizi çekmek istediği bataklığa girmeyiz ama gerektiğinde gerekli karşılığı vermekten bir an bile tereddüt etmeyiz' http://www.aktifhaber.com...klik-demisti-1002525h.htm
lice'de hava kuvvetlerine girilip bayrağımız indirildi!
sıcağı sıcağına ne açıklama yaptı rte (11.06.2014): O garnizonun içine girip de bayrağı indireni orada herhalükarda ne ise alacaksın, indireceksin, gereğini yapacaksın, yapmıyorsan, sorumlusun. http://siyaset.milliyet.c...default.htm?ref=OtherNews
sonra benzer açıklamayı devlet bahçeli yaptı (11.06.2014): Şayet devlet yaşayacaksa, bayrak direğine tırmanacak kadar cüretkâr olan bir sefilin, tam alnı çatından devrilmesi de haktır, helaldir, hukuktur, mahşeri vicdanının şaşmaz adaletidir. Bayrak indirilirken seyreden varsa, sessizliğe gömülenler görülüyorsa, korkaklar, namertler işbaşında demektir. http://www.radikal.com.tr...devrilmesi_haktir-1196529
sonra (kibar/yumuşak tayyip) bülent arınç gerçeği itiraf edercesine açıkladı (09.06.2011): Hükümetin iradesine bağlılık olmasaydı cezası o anda verilebilirdi. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26579720.asp
çarkçılık konusunda dünya lideri tekrar konuyu gündeme getirdi!
rte (13.06.2014) Ayrıca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Türk Bayrağı'nı indireni alnının çatalından vuracaksın. Diyelim ki vurdun ne olacak?" çıkışına sert tepki gösteren Başbakan, "diyelim ki vurdun ne olacak" dedi. Bahçeli'nin problemi büyütmek için uğraştığını ama aklı selim bir şekilde çalışacaklarını söyledi. http://www.ensonhaber.com...konusmasi-2014-06-13.html
rte ilk konuşmasında indireceksin derken "direkten indireceksin" demek istemiştir. argo manasyla "öldüreceksin" demek istememiştir.
tabi canım kesin! hep bu gezicilerin abartması işte!
zaten camiye ayakkabı ile girip içki içmişler! 80 tane üzeri çıplak deri maskeli / eldivenli adam da türbanlı bacımıza saldırmış, üzerine işemiş, bebeğini tekmelemişti! he canım he!
--- alıntı ----
israil kurucusu Ben Gurion Türkler bize, herkesin önünde nikah kıydıkları eşleri gibi davranmak yerine, hep bir metrese davranır gibi davrandılar demişti. Kapalı kapılar ardında dost, dışarıda küs görünme halini tanımlamak için kullanmıştı; metres ifadesini!
Gerçekten bu metres hali öyle sürdü ki yıllar sonra, Erdoğanın bir daha da gelmem Davosa sözleri tazeyken bile, Ahmet Davutoğlu, israil Ticaret Bakanı Ben Eliyezer ile bir otel odasında görüşürken yakalandı!
dün gezi parkında rant uğruna gençlerin ölümüne sebep olur!
bugün bu lafları eder!
"vatandaş sokağa çıktığında kendini emin hissetmeli. hissetmiyor.
nefes alacak park olmadıkça milyon dolarlar da verseniz gönül alamazsınız" http://www.radikal.com.tr...isla_yapilsin_der-1196603
propaganda
yabancı düşmanlığı
islami milliyetçilik
mazlum edebiyatı.
şerefsizlik (her türlü onurlu savaşma şeklinden uzak bir zihniyet. adana da zehirli gaz ürettirdiğini ve o gazların suriyede kullanıldığı hep beraber ileride öğreneceğiz.)
hortum. (T.c. tarihindeki en büyük hortumlama)
yalan
bölücülük
adam kayırma
iki yüzlülük
sanırım bütün olumsuz şeyleri yazsak oluyor. nasıl bir partisiniz lan siz?
gezi parkı olayları sırasında değinmiştik. gezi olayları rte nin dediği için sadece 12 ağacın taşınması nedeniyle başlamamıştı!
gezi parkı rte'nin bulduğu her "kupon araziye" avm ve rezidans yapma ve rant üretme sevdasına tepkiydi! halkın karşı çıkmasına karşı "ben dedim olacak" şeklindeki buyurgan anlayışa başkaldırıydı. "topçu kışlası yapacağız" kılıfına sarılı, milli değerleri kullanarak insanları aldatıp para kazanmaktı amaç. tabi ki kazanılan paradan bir kısmının "havuza" aktarımıydı!
gel zaman git zaman ak propaganda ekibi bu açgözlülüğü, para uğruna insanların nefes alabileceği mikro alanların bile talan edilmesini unutturdu. olayı 12 ağaca ve komploya indirgedi!
neyse biz unutmadık unutmayacağız. aldanmadık aldanmayacağız!
geçen sene bu zamanlar olanların özeti mehmet y. yılmaz'dan.
--- alıntı ----
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında geçen yıl bu tarihte başlayan Gezi protestolarına da değindi ve şöyle konuştu:
istanbulda Gezi Parkında başlayan eylemler. Neymiş? Ağaçlar sökülüyormuş. 12 tane ağaç başka yere nakledilecek ve bu istismar edilerek dalga dalga bunu ülke geneline yayıyorlar. Düğmeye basılıyor, legal illegal örgütler huzuru bozacak bir noktaya bu işi ulaştırıyorlar. O kadar hazırlıklı bir saldırı yapılıyor ki, aynı anda huzur, istikrar ve ekonomi hedef alınıyor.
Birkaç gündür Başbakanın gerçekleri çarpıtarak, yeni bir gerçeklik yaratması ve bunun üzerinden siyaset yürütmesi üzerine yazıyordum, ki dün de bu sözleri söyledi.
isterseniz, geçmişe dönelim ve 28 Mayıs 2013 tarihindeki Gezi direnişine kadar nelerin olduğunu, Başbakanın bizzat kendi ağzından dinleyelim.
5 Şubat 2013 tarihinde, Koruma Kurulunun Taksim ile ilgili projeyi reddetmesi üzerine şunu söylemişti:
Topçu Kışlasını yapacağız. Üst Kurul reddetmiş. Biz de reddi reddedeceğiz. Kışlanın bir bölümü müze olabilir, ortası yeşil alan. Diğer bölümünde istiklal Caddesinin devamı niteliğinde alışveriş merkezi. Üstü rezidans ve otel. Yap-işlet-devret modelini düşünüyoruz.
29 Nisan 2013 tarihinde söyledikleri de şunlar:
Taksim Gezi Alanı dedik hemen karşı çıktılar. Kışlayı yeniden yapacağız dedik başta ana muhalefet partisi karşı çıktılar. Ben de reddinize ret dedim ve sonra retlerine ret kararı çıktı. Yahu çanak çömleği koruyorsun da oradaki tarihi kışlayı neden korumuyorsun. Denizin kenarında üç beş çanak çömlek, üç beş çatal bıçak bulunmuş onu koruyorsun da bu tarihi binayı neden korumuyorsun. O zaman ne dedik, olacak dedik, şimdi oluyor. Bu tabii kışla olmayacak. AVM, belki rezidans olarak hizmet görecek.
Gezi protestolarının zirveye çıktığı tarihte, 1 Haziran 2013 günü de şöyle konuşmuştu:
Ağaç istiyorsanız gelin ağaç verelim. Bahçelerinize dikilecek ağaç dikmek istiyorsanız onu da verelim. ille de Topçu Kışlası buraya olmayacak diyorsanız kusura bakmayın olacak.
6 Haziran 2013 tarihinde de şöyle konuşmuştu:
Biz ne alttan alan, ne de aldatan olacağız ilkesi üzerinden siyaset yapıyoruz. Burada Topçu Kışlası var mı, yok mu? Orada gerçekten mimarisiyle muhteşem bir eseri tekrar yapıyoruz.
Gezi protestoları, Başbakanın söylediği gibi 12 ağacın başka yere taşınmak istenmesi nedeniyle değil, Gezi Parkına rezidans ve alışveriş merkezi olarak kullanılmak üzere Topçu Kışlasının replikasının yapılmak istenmesi nedeniyle çıktı.
neyse özetle dün "dik durup"(!) "avm ve rezidans yapacağız" diye atarlanan sözde kabadayıların, halkın tepkisi karşısında zaten oraya avm ve rezidans olmazdı alan çok dar şeklinde çark etmesi en güzel örneklerden biridir!
Bizim ülkemizde 100 bin kadar vatandaşımız olmayan Ermeninin bizde yaşamasına çalışmasına müsaade ediyorsak, bu da bizim bir yaklaşım tarzımızdır. Ne denli barışa yönelik bir yaklaşım tarzı içerisinde olduğumuzu göstermesi bakımından önemlidir ama bunun karşılığını da bizim görmemiz lazım. Eğer biz bunun karşılığını göremezsek herhalde biz de başımızın çaresine bakacağız."
"1915 olaylarına ilişkin farklı görüş ve düşüncelerin serbestçe ifade edilmesi; çoğulcu bir bakış açısının, demokrasi kültürünün ve çağdaşlığın gereğidir."
rte dün (25.04.2013): "Ülkem adına iftiharla ifade etmeliyim ki şu anda özgürlükleri daraltan, siyasete sınır çizen, birey karşısında devleti koruyan bir Anayasa Mahkemesi değil, özgürlükleri, demokrasiyi, milli egemenliği güçlü şekilde muhafaza eden bir Anayasa Mahkemesi var" dedi. Türkiye'nin Asya Anayasa Mahkemeleri Birliğinin dönem başkanlığını yürütmesinden gurur duyduğunu söyledi. http://yenisafak.com.tr/p...endirdi-25.04.2013-515129
rte bugün (05.04.2014): AYM kararına uymak zorundayız ama saygı duymuyorum!
AYMnin direkt kendilerine başvurmak suretiyle böyle bir karar almasını ben doğrusu milli bulmuyorum. Bunun yanında ABDli şirketin savunması yapılırken, bizim milli ahlaki her türlü değerlerimiz bir kenara konuluyor. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26150410.asp
dün pek bi demokrattı rte (05.04.2012): Yargının siyasallaşmasının karşısında ilk duracak olan, hiç kimsenin kuşkusu olmasın biz oluruz. Yargının siyasallaşmasına müsamaha göstermeyecek, göz yummayacak olan ilk önce biz oluruz. http://www.gazetecileronl...lic39a-ince-ince-mesajlar
bugün: yolsuzluk davaları sonucunda hakimlerin savcıların soruşturmayı yürüten polisin hallaç pamuğu gibi atıldığını, atamaların akp'ye yakın kişilerce yapıldığına, akp'li olduğunu açıklayan hakimlere siyasi dava verildiği (bkz: ak yargı/#23496559) döneme geçtik!
aym 2006 da akp'nin kapatılmaması yönünde karar verdiğinde (ki o karar 5'e karşı 6 oyla idi. ve haşim kılıç kapatılmaması yönünde oy kullanmış idi. ayrıca raportörü de kapatılmama tercihini belli edecek şekilde atamıştı!)
akp için haşim kılıç "demokrasi neferi" idi! "özgürlük savaşçısı" idi!
ne zamanki twitter'ın kapatılması yönündeki yasağı kaldırdı kararları "gayri milli" oldu!
"cübbeni çıkar öyle siyaset yap" oldu!
o da yetmedi!
zamanında hukukçu olmadığı ekonomist olduğu halde anaysa mahkemesine başkan yapılan kişinin (anayasa mahkemesi üyeliği için özal'ın emeklerini unutmamak gerek! evinde tv anteni var mı diye baktırmış rahmetli! )
ne zaman ki cumhurbaşkanlığı adaylığı konuşulur oldu o zaman ibda-c ile çekilmiş görüntüleri piyasaya sürüldü!
hem de "Makam sevgisi Kılıç'ın fikirden uzaklaşmasına ve makamları nefs meselesi yapmasına sebep olmuş ki, hükümetin doğru icraatlarının önünü kesmekte bir beis görmüyor" notu eşliğinde! http://haber.gazetevatan....ri-acildi/628162/1/gundem
işte akp böyle bir çıkar birliğidir! birlikte iken pislikleri örter. işe yaradığın sürece büyütür. geliştirir.
artık vaktin geçtiği anda önce itibarsızlaştırır. sonra bi kenara atar!
Şimdi bakın uluslararası komplolar bu işin içinde. Çok ilginç. Bu Twitterlar falan var ya şimdi mahkeme kararı çıktı, Twitter falan hepsinin kökünü kazıyacağız. Efendim işte uluslararası camia şöyle der, böyle der, hiç beni ilgilendirmiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gücünü görecekler. http://www.cnnturk.com/ha...psinin-kokunu-kaziyacagiz
sonrasında aym karar verdi!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin Twitter'a erişim yasağını hak ihlali olarak niteleyen ve açılmasını hükme bağlayan kararını değerlendirdi. Erdoğan, "Anayasa Mahkemesi'nin kararına uymak zorundayız ama saygı duymak zorunda değiliz, saygı da duymuyorum. Twitter ile ilgili Anayasa Mahkemesi'ne başvurmalarını ben doğrusu milli bulmuyorum. Amerikalı bir şirketin böyle bir savunusu yapılırken bizim milli değerlerimiz bir kenara konuldu" dedi. http://www.cnnturk.com/ha...kararina-saygi-duymuyorum
o kadar efelenme boşa mı gitti şimdi!
tü yaaa yazıkkk kıyamaaammmmm!
Başbakan Yardımcısı Emrullah işler (21.03.2014 twitter'ın kapatılmasına yorumu):
--- alıntı ----
"Şeriatın kestiği parmak acımaz diye bir sözümüz var. Dolayısıyla, mahkeme kararlarına herkesin uyması gerekir. Hukuka, herkesin uyması gerekir. ...
Bir de şu var hani mahkeme kararları yazılı basında nasıl uygulanıyor ise görsel basında medya da uygulanıyor ise sanal âlemde de uygulanması gerekir. Kimsenin üstünlüğü, ayrıcalığı olmaması gerekir.
sonra olaya devam edelim.
bakalım hukuk karşısında kimsenin üstünlüğü yok mu?
Yeni Başbakanlık Binası için tarihi SiT statüsünün değiştirilmesi kararını iptal eden Ankara 11. idare Mahkemesi'nin kararına rağmen Söğütözü'ndeki Atatürk Orman Çiftliği sınırları içinde bulunan inşaatın tüm hızıyla devam etmesi konusu rte'ye sorulmuş gelen cevap: güçleri yetiyorsa yıksınlar. Başbakanlık binasının yapımı ile ilgili bir sıkıntı söz konusu değil! http://sozcu.com.tr/2014/...ftliginde-skandal-466078/
hatta konuşmanın devamı "yaparım da otururum da" şeklinde ama gazete haberi vermediği için ayrıca belirttim.
peki 2014 mart yerel seçimi öncesi akp'nin bayraklı - istiklal marşlı reklamının yasaklanmasına rte'nin yorumu ne dersiniz!
rte: Biz de onu yasaklarız, yasağa yasak getiririz! http://www.internethaber....da-yasaklariz-651840h.htm
akp entellektüeli mehmet barlas dün: Mehmet Barlas da konuşma yaptılar. Barlas, Fethullah Gülen ve Turgut Özal için Ben bugüne kadar bir şahsı ve bir devlet adamını tanıyamamışım. Bunlar benim hayat tavrımı değiştirdi! http://www.odatv.com/n.ph...bakanlar-vardi-1803141200
artık bir klasik haline gelen gündemi değiştirmek için ortaya saçma bir iddia atma olayınızı bu millet yemiyor!
sonrasında böyle çark etmek zorunda kalıyorsunuz!
- uludere skandalından sonra kürtaj tartışmaları
- şehit haberleri yoğunlaştığında "karacaahmet cemevi bir ucubedir" açıklamasının,
- dış politikadaki başarısızlıkların muhteşem yüzyıl polemikleri ile kapatılmasının,
- bütçe görüşmelerinin "vajinaya" bağlanmasının,
- reyhanlı patlaması sonrası alkol yasağının gelmesi,
- 12 milyon işçinin kıdem tazminatı kaldırıldığında, Devlet Nişanı'ndan T.C ve Atatürk silueti çıkarıldığında, Marmaray'da ortaya çıkan elektrik kesintileri ve Marmaray'ın henüz tam anlamıyla bitmemiş bir proje olduğu ortaya çıktığında gündem "kız erkek öğrenci aynı evde kalamaz" zırvası ile değiştirildi
vveeee son bomba
- yolsuzluk ve rüşvet skandalları patladığında ise youtube u facebook u kapatacağız!
rte (dün): ben bu davanın savcısıyım!
rte (bugün 08.03.2014): bu davalarda katakulli olduğu çok açık! kısacası paralel yapı bu davalarda görevini icra etti! http://wap.ntvmsnbc.com/Haber/Goster/25503139
2002'den beri 3 dönem de 3 dönem diye inliyorlardı!
3 dönemin sonuna gelindiğinde rte açıklaması: Kendi adıma öneride bulunmam söz konusu olamaz. Ancak arkadaşlar isterse kongreye giderim http://haber.gazetevatan....onem-daha/615232/1/gundem
tıpkı hayırsever (!) işadamına "ben ihalede tam rekabet ortamı oluşmadı diyemem ama sen şikayet edersen düşünürüz" demesi gibi! hep aynı taktik! rize kurnazı seni!
uuu beybi ince ince kıvırmaya başlanmış!
hayırdır noldu ilkeli siyaset?
dış politikadaki "ilkeli" duruşumuzu ukrayna konusunda da gösterdik!
mısır'a gelince üüüüüühüüüüü
ukrayna'ya gelince aauuuvvvv!
---- alıntı -----
MISIR'da "seçilmiş" Cumhurbaşkanı Mursi, halk hareketleri sonucunda görevini yapamaz hale gelip en sonunda görevden alınınca Türkiye sert tepki gösterdi. "Seçilmiş cumhurbaşkanına yapılanları tanımıyoruz" dedi ve Mısır'ın yönetimiyle ilişkilerini kesti. Ukrayna'da seçilmiş Cumhurbaşkanı Yanukoviç, halk hareketleri sonucunda iş yapamaz hale gelip meydanlarda onlarca kişi can verince ülkesini terk edip Rusya'ya sığınmak zorunda kaldı. Türkiye, hemen Dışişleri Bakanı'nı gönderip yeni yönetimle doğrudan temasa geçen ilk ülke oldu. ilkeli dış politika diye ben buna derim. Siz neye dersiniz bilemem.
Üç yıl önce "Hiçbir özgürlük kısıtlaması olmamalı. isteyen herkes internette özgürce dolaşabilmeli" dedi...
Bugün internete kısıtlama getiren yasayı veto etti.